SOLUNUM SİSTEMİ VE SUNİ SOLUNUM

Solunum Sistemi, üst solunum yolu (ağız, burun, boğaz ) ve alt solunum yolundan ( larenks, trakea, bronşlar, akciğerler ) oluşmaktadır. Diyafragma, göğüs kafesi kasları ve yardımcı solunum kasları, solunumun  düzenli olmasını sağlarlar

  1. Solumun Sistemi

  2. Suni Solunum

  3. Yabancı Cisim Tıkanmaları

  4. Suda Boğulma


SOLUNUM SİSTEMİ

Vücudu oluşturan tüm hücreler yaşamlarını sürdürmek için bir dizi kimyasal işlemler yaparlar, bu işlemlere  METABOLİZMA  denilmektedir. Metabolik işlemler esnasında her hücre oksijen ve glikoz  kullanır;  karbondioksit ile diğer atık maddeleri üretir:

                 ( Glikoz ) C6H1206 +  6 O2  ®  6 CO2 +  6 H2O +  Enerji  

Görüldüğü gibi kimyasal işlemlerin olabilmesi için oksijene gereksinim vardır. Ayrıca hayati organlara ( kalp, beyin gibi ) birkaç dakika oksijen gitmediği takdirde hücrelerde hasar oluşmaktadır. 

Soluduğumuz  hava normalde  % 21 oksijen, % 78 azot, % 1 oranında diğer gazları içermektedir. Biz soluduğumuz havada bulunan  % 21 oranındaki oksijenin sadece     % 5-6 sını  kullanırız.

Oksijen yokluğunda görülebilecek sorunlar:

                                        0 -1.dakikada kardiyak hassasiyet ( aritmi vb.)

                                        1 -4.      “       beyinde hasara eğilim

                                        4 -6.      “       beyin hasarı başlar

                                        6 -10.    “       beyin hasarı artar 

                                            10 +  “       geri dönüşsüz beyin hasarı  

Oksijenin atmosferden alınıp hücrelere iletilmesi iki sistemin iyi çalışmasına bağlıdır;   1- solunum sistemi, 2- dolaşım sistemi dolaşım)

Solunum yolu, solunum, dolaşım veya kalp fonksiyonlarında oluşabilecek herhangi bir bozukluk beyin hasarı veya ölümle sonuçlanabilir.

SOLUNUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Normalde solunum kendiliğinden, sessiz, ağrısız, kolaylıkla gerçekleşir. Solunum sayısı  değişmekle  beraber genellikle erişkinde 15-20 kez/dk, çocukta  20-30 kez/dk, bebekte 30-40 kez/dk arasındadır, normal solunum yüzeysel veya derin değildir.

Solunum BAK-DİNLE-HİSSET yöntemiyle saptanır. Bak, göğüs kafesi kalkıyor iniyor mu ? Dinle, soluk sesi duyuluyor mu ? Hisset, soluk yanağa geliyor mu ?  Bu soruların yanıtları olumsuzsa ya da ağza  burna ayna veya cam tutulduğunda buharlaşma olmuyorsa solunum yok demektir. Solunum durduğunda dokular oksijenlenemeyeceği için dudaklar ve tırnaklar  siyanotiktir (morarmıştır). 

SOLUNUM İLE İLGİLİ SORUNLAR VE OLASI NEDENLERİ:

Solunum hızlı ve yüzeysel ise, nedeni : egzersiz, koşma, ateşli hastalıklar, şok, zehirlenme vb. olabilir.

Solunum  derin, zorlanarak, kesik kesik ise,nedeni : solunum yolu kısmen tıkalı ya da akciğer sorunu olabilir.                                                     

Kişi konuşamıyor, öksüremiyor ve refleks olarak iki eliyle boğazını tutuyorsa , nedeni:soluk yolu  yabancı cisimle tıkanmıştır.  Bir süre sonrada bilinç kaybı gelişir.

Başa Dön

SUNİ SOLUNUM

Bir kazazedenin yanına varıldığında ilk önce ABC kontrol edilerek sürekliliği sağlanmalıdır*   

A ( Airway ) : Soluk yolunun açıklığının saptanması ve sürekliliğinin sağlanmasıdır.

B ( Breathing ): Solunumun varlığının saptanması ve sürekliliğinin sağlanmasıdır.

C(Circulation):Dolaşımın (nabzın varlığının) saptanması ve sürekliliğinin sağlanmasıdır.

A ( Airway ), soluk yolunun açıklığının saptanması ve sürdürülmesi:

Bilinçsiz ya da yerde yatan bir kişiye rastlandığında, öncelikle kişi omuzlarından hafifçe sarsılarak “iyi misiniz ? “ sorusu sorulmalıdır. Yanıt alınamıyorsa, hemen baş-çene yöntemiyle baş geriye yatırılır.

Başa pozisyon verme nedeni : Bilinci kapanan kişilerde kaslar gevşer; kökü alt çeneye bağlı bir kas olan dil, geriye kayarak soluk yolunu tıkayabilir. Baş geriye yatırıldığında çene yukarı kalkar, bu esnada ona bağlı olan dil de yükselir ve soluk yolu açılır.

BAŞ-ÇENE POZİSYONU: Baş, bir el ile alından desteklenirken diğer elin parmakları ile de çeneden desteklenerek, nazikçe, iyice geriye doğru yatırılır. Böylece soluk yolunun açılması sağlanır . Bu pozisyon, kazazedenin boyun omurlarında zedelenme olasılığı olsun ya da olmasın uygulanabilir.

B ( Breathing ), solunumun varlığının saptanması ve sürdürülmesi:

Soluk yolunun açıklığı sağlandıktan sonra,  bak-dinle-hisset ile 10 saniye(yi geçmeyecek şekilde) solunum değerlendirilir. Kişinin solunumu yoksa, hemen suni solunuma başlanılmalıdır. Önce, her biri bir saniye sürecek şekilde, iki kurtarıcı soluk verilir. Her soluk verildiğinde göğüs kafesinin yükselişi; soluğun ardından ise, soluk veren başını kaldırır, solunumun geri çıkışını/göğüs kafesinin inişini izler. Verilecek soluk miktarı, göğüs kafesini yükseltecek kadar olmalıdır. Çok fazla ve güçlü soluk vermenin yararlı olmadığı tespit edilmiştir. O nedenle, bir saniye sürecek şekilde aldığınız nefesi (balon üfler gibi) verin. 

C (Circulation),dolaşımın (nabzın varlığının) saptanması ve sürdürülmesi: *

Nabza bakılmadan hemen göğse bası ve suni solunum şeklinde TYD uygulanır (2005 kurallarından önce nabza bakılırken sağlık personeli dışındaki kişilerin bakması artık önerilmiyor).

* Bu konu ayrıntılı olarak dolaşım konusunda anlatılacaktır.   

KOMA YATIŞI / POZİSYONU: Soluk yolu açık, solunumu ve dolaşımı olan kişide, kusma veya kanama ( ya da olasılığı) varsa baş yana çevrilir. Boyun omurlarında zedelenme varsa, kişi yan çevrilir. Böylece dilin geriye kayması, kusmuk ya da kanamanın soluk yolunu tıkaması önlenmiş ve soluk yolunun sürekliliği sağlanmış olur.                                                              

Suni solunum, solunumu olmayan kişinin yapay olarak solutulmasıdır. Kişinin başına pozisyon verildikten sonra ( baş-çene), alından elin baş ve işaret parmaklarıyla burun kanatları sıkıştırılır, diğer elin üç parmağı çeneyi desteklerken; nefes alınır, hastanın ağzı iyice kavranır ve nefes üflenir(balon şişirir gibi). Elinizin altında varsa soluturken koruyucu kullanmanızda yarar var, son yıllarda anahtarlık şeklinde satılmaktadır..

Suni solunum üç yoldan gerçekleştirilebilir: 1-Ağızdan ağza, 2-Ağızdan burna, 3-Ağızdan ağza ve burna.

Ağızdan ağza suni solunum,genellikle en çok tercih edilen yoldur. Kişinin ağzı iyice kavranmalıdır ve burun delikleri iyice kapatılmalıdır ki etkili olsun.

Ağızdan burna suni solunum,kişinin ağzı sıkıca kapatılmalıdır. Önerildiği durumlar:

Hastanın ağzını açmak mümkün değilse,

-  Yüzdeki ciddi yaralanma nedeniyle ağızdan soluk verilemiyorsa,

-  Hastanın dişleri yoksa ve bu nedenle soluk verirken ağız kavranarak kapatılamıyorsa ve verilen hava dışarı kaçıyorsa,

-  Sizin tercihinizse. 

Ağızdan ağza ve burna suni solunum, ağız - burun mesafesinin kısa olması nedeniyle bebeklerde uygulanır.

Başa Dön

YABANCI CİSİM TIKANMALARI

Yabancı cisim tıkanmaları, genellikle birşey yerken veya içerken gülme ya da ani hareket etme sonucu ortaya çıkabileceği gibi, çocukların oyun oynarken cisimleri ağız ve burunlarına sokmaları sonucunda da görülebilmektedir.  

** Tıkanma nedeniyle kişi öksürüyorsa hiçbir girişim yapılmadan gözlenir. Ta ki aşağıdaki belirtiler görülene kadar :

 ** Kişi konuşamıyor, öksüremiyor, iki eli ile boğazını kavramış ve  panik halinde ise, siyanotik görünümün yanı sıra aşırı zorlanarak nefes almaya çalışıyorsa, hemen müdahale edilmesi gerekir. Eğer kısa sürede müdahale edilmezse bilinç kaybı ve ölüm meydana gelebilir.

Yabancı cismi çıkarmak üzere uygulanan yönteme Heimlich ( Subdiyafragmatik -, batından  itme ) manevrası denilmektedir.  

ERİŞKİNDE VE ÇOCUKLARDA YABANCI CİSİM TIKANMALARINDA MÜDAHALE AŞAMALARI

Bu aşamalar, bir yaşın üstündeki çocuklardan itibaren her yaş grubuna uygulanabilir:

1. Eğer kişide hafif soluk yolu tıkanması bulguları varsa,

Ø Öksürmeye devam etmesi için kişi teşvik edilir, başka bir şey yapılmaz.

2. Eğer kişide şiddetli soluk yolu tıkanması bulguları varsa ve kişinin bilinci açıksa;

Ø Sırtına beş kez aşağıda anlatıldığı şekilde vurun

F    Tıkanan kişinin, hafifçe sırtına doğru olacak şekilde yanında durun

F    Bir elinizle kişinin göğsünden desteklerken, kişinin mümkün olduğunca öne doğru eğilmesini  söyleyin ki, tıkanmaya neden olan yabancı cisim bu şekilde soluk yolundan aşağı gitmek yerine ağza doğru hareket etsin

F    Diğer elinizi topuk kısmıyla, kürek kemiklerinin arasından 5 kez sert şekilde vurun

Ø Yabancı cisim tıkanması, bu 5 darbenin her birinin etkisiyle açılmış mı, kontrol edin. Sert vuruşların amacı beş sayıdan ziyade tıkanmayı açmaktır

Ø Eğer sırttan vurulan beş darbe ile yabancı cismi çıkarma çabaları başarılı olamamışsa, aşağıda belirtildiği şekilde, beş kere “karından itme” uygulayın:

F    Tıkanan kişinin arkasına geçerek, kollarınız (kişinin) üst karın bölgesine(ÇN:göbek çukurunun yukarısına) gelecek şekilde kişiyi sarmalayın

F    Kişinin öne doğru eğilmesini sağlayın

F    Yumruk haline getirdiğiniz bir elinizi, göbek çukuru ile ksifoid çıkıntı arasındaki boşluğun ortasına yerleştirin

F    Diğer elinizle, önceki koyduğunuz elinizi kenetleyerek; içe ve yukarı doğru sert darbeler uygulayın

F    Beş kere tekrarlayın

Ø Tıkanma halen açılmadıysa, beş kez sırttan vurma ve beş kez karından itme şeklinde devam edin

3. Tıkanan kişinin herhangi bir anda bilinci kapanırsa:

Ø       Bilinci kapanan kişiyi destekleyerek yere yatırın

Ø       Hemen 112 yi arayın

Ø       TYD ne başlayın (bölüm 5b deki erişkin TYD basamaklarına göre)

 

Yabancı Cisim Tıkanması ile Oluşan Hafif Soluk Yolu Tıkanmaları

Öksürme, yüksek ve sürekli bir basınç oluşturarak yabancı cismi dışarı atmaya çalışır. Öksüren kişilere uygulanacak sırttan vurma, karından itme ve göğüs basısı; ciddi sorunlara yol açabilecek olasılıklardır ve hatta soluk yolu tıkanmasının daha kötüleşmesine neden olabilirler. O nedenle bu uygulamalar şiddetli soluk yolu tıkanmalarına saklanmalıdır. Hafif tıkanmalarda kişi göz önünde tutulmalı tıkanıklık geçene ya da şiddetli soluk yolu tıkanması oluşana kadar.    

Yabancı Cisim Tıkanması ile Oluşan Şiddetli Soluk Yolu Tıkanmaları

Tıkanma sonucu boğulmalarla ilgili klinik veriler, çoğunlukla, geriye dönük ve fıkra/kısa hikayeler niteliğindedir. Bilinci açık erişkinlerle, 1 yaşın üstündeki çocuklarda oluşan tam YCT ile ilgili vaka kayıtları, sırttan vurmanın, karından itmenin ve göğse bastırmanın ne kadar etkili olduğunu göstermektedir. Aşağı yukarı olguların % 50 sinde, tek yöntem kullanılarak soluk yolu açılamamıştır. Oysa, sırttan vurma, karından itme ve göğüsten itme uygulamaları birlikte kullanıldığında daha başarılı olunmuştur. Anestezistlerin gönüllü olarak gerçekleştirdikleri iki (prospektif) araştırma ile kadavralar üzerinde yapılan araştırmalarda; yapılan kıyaslamada göğüsten itmede karından itmeye göre soluk yolunda daha yüksek basınç oluştuğu saptanmıştır.

Göğüsten itme ile göğse bası aynı gibi olsalar da; YCT nedeniyle bilincinin kapandığı bilinen ya da YCT nedeniyle kapandığından şüphelenilen kişilere, TYD başlanmasının gereği kurtarıcılara öğretilmelidir. TYD esnasında, soluk yolunu açarken, yabancı cismin çıkma olasılığı nedeniyle her seferinde, kişinin ağız içi, zaman kaybına fırsat vermeden kontrol edilmelidir.

Tıkanma şüphesi olmayan bilinç kapanmalarında ve kalp durmalarında TYD uygulanırken, ağız içini alışkanlı haline getirip kontrol etmek gereksizdir.

Heimlich manevrasını kişi kendi kendine de uygulayabilir; bir sandalyenin arkalığına göbeğin üstündeki boşluktan abanarak yabancı cisim çıkarılabilir.

İleri dönem hamilelerde heimlich manevrası  göğüs kemiğinin alt yarısına ( kalp masajı yapılan kısma ) uygulanır.

  ** Bebeklerde(1 yaşın altında),  karaciğeri yaralayabileceği için, heimlich manevrası önerilmemektedir.

Bebeklerde yabancı cismi çıkarmak üzere, bebeği önkolunuza yüzüstü yatırıp elinizle çenesinden kavrayın; kolunuzu üstbacağa dayayın bebeğin başı aşağı doğru olacak şekilde (yerçekimini sağlamak üzere, bakınız:şekil) tutup, kürek kemiklerinin ortasından diğer elinizin topuk kısmıyla 5 kere sert ve hızlı darbeler vurun. Sonra Vurduğunuz el ile bebeğin başını kavrayıp kolunuzu bebeğin sırtına dayayıp (sandviç gibi görünecek) bebek o kol üzerene sırt üstü yatırılır ve göğüs basısında olduğu gibi 5 kere bası yapılır. Yabancı cisim çıkana, bilinci kaybolana, yardım gelene kadar 5 sırt 5 göğüs basısı olarak devam edilir. 

 TIKLAYIN : Erişkinlerde YCT algoritması; Çocuklarda YCT algoritması

Başa Dön

SUDA BOĞULMA

Boğulma, suya batma nedeniyle nefessiz kalma sonucunda  meydana gelen ölüm olarak tanımlanmaktadır. Kişinin, suda paniğe kapılması sonucunda boğulma olayı meydana gelir. Kişi paniğe kapılınca, soluk yoluna az miktarda da olsa tatlı (ya da tuzlu) su kaçması durumunda boğazdaki larenks kasları kasılır. Vücut akciğerlere daha fazla su girmemesi için refleks olarak bu yolla korunur, ancak bu kasılma nedeniyle akciğerlere hava girişi de engellendiğinden kişi havasız kalır ve bilinci kapanır. Bir süre sonra kaslar gevşer ve kişi sudan kurtarılamadıysa akciğerlere su girişi gerçekleşebilir.

Boğulmak üzere olan bir kişi görüldüğünde suda kurtarma konusunda eğitim alınmamışsa kurtarma esnasında sorun yaşanabilir, paniğe kapılmış kişi kurtarıcıyı suya çekerek onun da boğulmasına neden olabilir. O nedenle, suda paniğe kapılmış kişiye önce ip, simit gibi nesneler atılabilir, dal veya kürek gibi nesneler uzatılarak tutunması sağlanabilir veya kayık, su motoru gibi araçlarla ulaşılmaya çalışılır. Paniğe kapılmış kişiye daima sırttan yaklaşılmalıdır. Eğer eğitim almamışsanız ve yalnızsanız; boğulmak üzere olan bir kişi gördüysseniz, önerilen: kişi bilincini kaybedene kadar bekleyin ve ondan sonra sudan kurtarın.

İlkyardım yapmak için kişi mutlaka en kısa zamanda sudan çıkarılmalıdır. Ondan sonraki yapılacak işlemler:

ABC değerlendirilmesi ve ABC nin devamlılığının sağlanmasıdır (baş pozisyonu verilmesi, solunumu yoksa: TYD başlanması >suni solunum, göğse bas). Kişinin üstünün örtülmesi, şoka girmemesi açısından çok önemlidir. İlkyardımcı tek başınaysa, sudan kurtardığı kişiye, önce 2 dakika TYD ( 30 göğüs basısı ve 2 solutma şeklinde; 5 döngü) yaptıktan sonra hemen 112 yi aramalıdır.                                                     

Şayet boğulma, bir dalma kazası sonucu gelişmişse,  boyun omurlarının korunması unutulmamalıdır.  En kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna götürülmelidir.

Bu anlatılanlar ilkyardımcılar içindir; cankurtaranlar  bu konuda daha ayrıntılı eğitim aldıklarından soluk vermeye suda bile başlayabilirler.

Başa Dön


Geri Dön