• BOĞULMA
  • DALMA KAZALARI
  • AZOT NARKOZU
  • HAVA EMBOLİSİ
  • VURGUN
  • SU İLE İLGİLİ ACİL BAKIM GEREKTİREN SORUNLAR

    TANIMLAR

    Boğulmak (drowning): Suya daldıktan sonra nefessiz kalma nedeniyle ölmektir

    Boğulmak üzere olmak (boğula yazma, near drowning): Suya daldıktan sonra nefessiz kalındığında boğulmamak (yaşamak) için harcanan çabadır

    BOĞULMA NASIL OLUŞUR ?

    BOĞULMA ÇEŞİTLERİ

    KURU AKCİĞER: TATLI SU

    Ozmotik basınçta sıvı, yoğunluğu düşük ortamdan yoğunluğun fazla olduğu ortama geçer

    YAŞ AKCİĞER : TUZLU SU

    BİRİSİ BOĞULMAK ÜZERE ÇIRPINIYORSA

    İp, can yeleği, can simidi varsa kişiye onu AT

    Tutunması için dal, kürek vb bir şey UZAT

    Sandal ya da motorla kişinin yanına ulaş

    Başka hiç bir seçenek yoksa, iyi yüzme biliyorsanız ve mümkünse can yeleği giyerek kişiye doğru yüzün

    Daima, kişiye arkasından ve koltuk altlarından tutarak yanaşın ki, size sarılıp, sizi suya doğru çekmesin !!!

    Başa Dön

    BOĞULMAK ÜZERE OLAN KİŞİLERDE ACİL BAKIM

    Olası boyun yaralanmasına karşı önlem alın:

  • Dalma kazasında,

  • Yüzme havuzu kazasında,

  • Olayın öyküsü bilinmiyorsa, mutlaka boyunluk takın

  • Boğulmak üzereyken kurtarılan kişileri mutlaka hastaneye götürün; hatta iyi görünseler bile.

    OLASI BOYUN YARALANMASINDA ACİL BAKIM

    DİKKAT: Bu uygulamalar, derin olmayan havuzlarda kolaylıkla yapılabilirken; derin havuz veya denizde çok iyi yüzme bilmeden, suda kurtarma becerilerine sahip olmadan yapılamaz. Bu gibi durumlarda kazazedenin mümkün olduğunca kısa zamanda sudan çıkarılıp, sonra acil bakım verilmesi önerilmektedir. Ve, çok iyi yüzme bilseniz bile, mutlaka can kurtaran yeleği giyiniz.

    Vücut ısısından daha soğuk (21° C altındaki) sularda oluşacak hipotermi metabolizmayı yavaşlatacağından hayati organları bir süre oksijensizliğe karşı koruyacaktır. İşte bu nedenle, kazazede kendine gelene ya da hastanede doktor tarafından ölü olarak kabul edilene kadar, temel ve ileri yaşam desteğini sürdürün. Soğuk suda boğulmuş bazı kazazedeler, inatçı CPR(TYD,İYD) çabaları sayesinde, hiçbir hasar kalmadan hayata dönmüşlerdir

    Dalma Refleksi(Mammalian Diving Reflex): Çok soğuk suya atlayan ya da dalan kişilerde, vagus sinirleri ile ilgili olarak görülen bir reflekstir. Aniden oluşan kardiyak arrest veya bradikardi nedeniyle metabolizma yavaşlar ve kazazede uzun süre su altında kalsa bile ciddi bir temel ve ileri yaşam desteği ile geri döndürülebilir.

    Başa Dön

     

    DALMA KAZALARI

    TÜP (SCUBA; Self Contained Underwater Breathing Apparatus)

    SCUBA, su altında solunum yapmayı sağlayan, basınçlı havayla doldurulmuş bir tüptür. Basınç altındaki hava, bir regülatör (hava akışını ayarlayan mekanizma) aracılığıyla belirli basınçla kişiye ulaştırılır. Böylece dalgıcın akciğerleri normalde olduğu gibi genişler; alveollere, sinüslere ve orta kulağa hava akışı sağlanmış olur. Ayrıca, çözünmüş gazların da (özellikle de nitrojen/azot) vücut sıvılarına karışması sağlanır. Dalgıç yüzeye çıkarken çok kontrollü olmalıdır. Çok hızlı yüzeye çıkarsa aşağıdaki sorunlar görülebilir: Akciğer, sinüs ve orta kulaklardaki hava birdenbire genleşir. Kanda ve dokularda azot kabarcıkları oluşur. Sinüslerde ve orta kulaktaki genleşen havanın basıncı, yüzeye birdenbire çıkıldığı için dengelenemediğinden şiddetli ağrıya yol açar. Yine orta kulaktaki dengelenemeyen basıncın etkisiyle timpanik zar yırtılır, dengesizlik ortaya çıkar

    Başa Dön

     

    AZOT NARKOZU

    Kişinin genel görünümü nedeniyle adına “Derinlik Neşesi/sarhoşluğu” da denilmektedir. Nedeni:

    Havanın yaklaşık beşte dördü azottur. Deniz seviyesindeki basınçta azot, vücutta herhangi bir soruna neden olmazken; yüksek basınçta basıncın şiddetine göre çeşitli narkotik (uyuşturucu) etkilere sebep olmaktadır. Örnek:

    • Dalgıç 40 metre derinliğe indiğinde hafif narkoz belirtileri görülür; kişi neşelidir ve çevresine ilgisini kaybetmiştir.

    • 50-60 metrede uyuşukluk başlar

    • 60-80 metrede gücü ve becerisi azalır

    • 80 metreden daha derinlikte (8.5 atmosfer basıncında) uzun süre kalırsa iş yapamaz hale gelir

    Azot narkozunda, alkol zehirlenmesine benzer belirti ve bulgular görülür. Yüzeye çıkıldığında sorun da ortadan kalkar

    AZOT: Önceden de bahsedildiği gibi, soluduğumuz havada ortalama % 79 oranında nitrojen(azot), % 21 oranında oksijen vardır. Solunum sırasında bu gazlar akciğerler aracılığıyla kana karışırlar. Oksijen, metabolizmada kullanılırken, azot metabolizma tarafından hiç kullanılmadan yine akciğerler vasıtasıyla dışarı atılır. Havanın içindeki azot yüksek oranda olduğundan doğal olarak vücuda da yüksek oranda girer. Dalışta, ortam basıncının artması nedeniyle, soluduğumuz havanın basıncı da artacaktır. Dolayısıyla havanın bileşenlerinin de kısmi basınçları artacaktır, yani vücut dokularına da daha fazla azot girecektir. Yüzeye çıkışta azalan dış basınç ile dokulardaki azot da yavaş yavaş atılmaya başlar. Süresi uzun tutulan bir dalışta, çok miktarda azotun dokular tarafından emileceği bir gerçektir. Oysa hızla yüzeye çıkıldığında aniden düşen basınç azotun normal atılım süresini zorlayacak ve azot sıvı hale geçerek, kabarcıklar oluşacaktır. Bu kabarcıkların oluşumu ile ortaya çıkan soruna Dekompresyon(vurgun) Hastalığı denilmektedir.

     AZOTUN ATILMASI:  Azot, kana ve vücut dokularına belirli bir süre içerisinde girdiğine göre, dışarı atılması da içinde aynı şekilde belirli bir süre gerekir. Bir dalışta, vücut hastalık oluşturmayacak kadar azot emmişse, sorunsuzca yüzeye çıkabilir ve bu arada vücut azot atma işlemini sürdürür. Hemen ardından yapılacak bir dalışta, kanda ve dokularda bir miktar artık azot var demektir. Araştırmalar, 6 metreden az derinliklerde yapılan dalışlarda vurgun olasılığının olmadığını göstermiştir. Yine yapılan birçok araştırmalar sonucunda, her derinlik için güvenli bir zaman sınırı ( Sıfır - Deko süresi ) bulunmuştur. Bu süreler aşıldığında dalgıç vurgun olasılığı ile karşı karşıya kalacaktır. Dalışlar, bu Sıfır-Deko süresi içerisinde tutulursa, vurgun olasılığı kuramsal olarak ortadan kalkar.

    Bir dalışta, yüzeye çıkış esnasında görülen basınçtaki azalma hızı, çıkış hızı ile doğru orantılıdır. Dolayısıyla, çıkış hızı vurgun olasılığını doğrudan etkiler.

    Başa Dön

     

    HAVA EMBOLİSİ

    Suya dalan kişi, nefesini tutarak ve aniden yüzeye çıkarsa görülür. O nedenle tüple dalan kişi derinde soluduğu havayı yukarı çıkarken dışarı vermelidir. İniş sırasında akciğerler basınç nedeniyle büzüşür (rezidüel hacme kadar). Denizin derinliğindeki basıncın etkisiyle, alveollerde sıkışmış halde bulunan hava, yüzeye birden bire çıkıldığında, basıncın da birden bire azalmasıyla genleşir. Birden bire genleşen bu hava, akciğer dokusunda yırtılmalara neden olur. Örnek: dalgıç 30 metre derinlikte 6 litre hava soluduğunda, basınç yüzeydekinden 4 misli fazla olduğundan bu yüzeye göre 24 litre olacaktır. Hava, yırtılan akciğer dokusundan diğer dokulara ve dolaşıma geçer, bu duruma hava embolisi denir ve hayati tehlike oluşturur.

    Tüpsüz dalış yapılıyorsa: dalgıç yüzeyde akciğerlerini tümüyle doldurup dalar ve çıkışta nefesini tutarsa akciğer embolisi oluşmaz.

    Aklınızda bulunsun, 1 metre kadar sığ derinliklerden çıkışlarda da oluşabilmektedir. Kısacası:

    Hava embolisi yüzme havuzlarında da oluşabilir !

    Yırtılan akciğer dokusundan çıkan hava;  

    • Plevra boşluğuna geçtiğinde, Pnömotoraksa

    • Mediastinuma geçtiğinde, Pnömomediastinuma

    • Kan dolaşımına karıştığında, damar içinde kabarcıklar oluşturarak Hava Embolisine

    • Pulmoner dolaşımdan aracılığıyla beyne ulaşarak herhangi bir damarı tıkadığında beyin embolisine, neden olur, bunlara bağlı belirti ve bulgular ortaya çıkar

    HAVA EMBOLİSİ: Kan dolaşımına karışan hava, tıkaç rolü oynayarak, vücudun belli bölümüne kan ve oksijen akışını engelleyen bir durumdur

    BELİRTİ VE BULGULAR

    • Belirti ve bulgular yüzeye çıkar çıkmaz hemen görülür

    • Kollarda ve bacaklarda aniden ortaya çıkan halsizlik ve duyu kaybı

    • Hemipleji (vücudun yarısının felç olması)

    • Emboli oluşan taraftaki gözbebeğinde genişleme (dilate pupil)

    • Nöbet geçirme, koma

    ACİL BAKIM

    • Yüksek yoğunlukta (geridönüşsüz balonlu maske ile % 90-100 oranında) oksijen başlanır

    • Gereksinmesi varsa; solunum sayısı ya da derinliği yeterli değilse, kazazedeyi solutun

    • Kişiyi sol tarafının üzerine ve başı 300 aşağıda kalacak şekilde yatırın

    • Damar yolu açarak SF veya RL başlayın

    • Bilinç durumunu sık aralıklarla izleyin ve kaydedin

    • Mümkünse, basınç odası olan bir merkeze nakledin

    Başa Dön

     

    VURGUN

    (dekompresyon hastalığı, basınçlı hava hastalığı, Caisson hastalığı, dalgıç paralizisi, disbarizm)

    Genellikle dalgıç, çok derine inmişse veya çok uzun süre su altında kalmışsa görülür. Yine hızla yüzeye çıkma ile ilgili olmasına rağmen buradaki oluşumda etken azottur.

    Dalarken ve dipte solunan azot, basınç altında olduğundan kanda çözünür. Hızla yüzeye çıkarken azalan basınç nedeniyle kanda çözünmüş haldeki azot küçük kabarcıklara dönüşür ve damarları tıkar. Ve emboli benzeri belirti ve bulgular görülür.

    DİKKAT: vurgun, aynı zamanda basıncı ayarlanmamış uçaklarda ani yükselme esnasında da gelişebilir. İşleyiş aynıdır: vücut üzerindeki dış basıncın aniden kalkmasıyla azot kabarcıklarının oluşmasıdır…

    BELİRTİ VE BULGULAR

    • Emboliye göre belirti ve bulgular daha geç (birkaç saat sonra)ortaya çıkar

    • Şiddetli eklem ağrıları (şayet eklemler etkilenmişse)

    • Merkezi sinir sistemi bulguları(şayet beyin etkilenmişse)

    • Boğulma bulguları(şayet akciğerlerde kan akımını engellerse)

    • Yine şiddetli karın ağrısı da görülebilir

    ACİL BAKIM

    • Emboli ile aynıdır.

    • Yüksek yoğunlukta (geridönüşsüz balonlu maske ile % 90-100 oranında) oksijen başlanır

    • Gereksinmesi varsa; solunum sayısı ya da derinliği yeterli değilse, kazazedeyi solutun

    • Damar yolu açarak; SF, RL veya %0.9 NaCl içinde % 5 Dekstroz içeren sıvılardan birini başlayın

    • Basınç odası olan bir merkeze nakledin

    VURGUNUN ÖNLENMESİ

    • Uzun ve derin dalıştan sonra dalgıç belirli derinliklerde, belirli süre beklediği takdirde basınç dengeleneceği için vurgun (dekompresyon hastalığı) oluşmayabilir

    • Bunun için hazırlanmış derinlik ve süre tablolarına uyulması önemlidir

     

    Bilgi için: Dalgıç yüzeye yavaşça çıkarılırsa, erimiş nitrojen dekompresyon hastalığını önlemeye yetecek bir hızla akciğerlerden atılır. Amerika Birleşik Devletleri Deniz  Kuvvetleri güvenli dekompresyon için özel bir çizelge hazırlamıştır. Bu çizelgeye göre 57 metre derinlikte 60 dakika kalmış olan bir dalgıç için dekompresyon programı aşağıdaki gibidir:

    15 metre derinlikte 10 dakika

    12 metre derinlikte 17 dakika

      9 metre derinlikte 19 dakika

      6 metre derinlikte 50 dakika

      3 metre derinlikte 84 dakika

    Böylece, sadece bir saatlik bir çalışma için derinde kalan dalgıcın toplam dekompresyon süresi yaklaşık üç saattir.

     

    BASINÇ ODASI

    İçinde bir kişinin yatacağı kadar yer olan ve kişiye yüksek basınçlı ortam sağlayan odadır

    Recompresyon: Havayı veya nitrojen (azot) gazını solunuma geri kazandırmaktır; ya da diğer deyişle “ Vücudu yüksek basınçlı ortama alıp, oluşmuş gaz kabarcıklarının çözünmesini sağlamaktır”. Bu yolla akciğerlerin iç ve dış basıncı eşitlenir. Daha sonra kontrollü şartlar altında yavaş dekompresyon yapılır.

    Dekompresyon hastalığına bağlı hasar genellikle düzeltilebilir. Ama beyin, omurilik gibi özel organlara bağlı damarlarda tıkanıklık olmuşsa kalıcı beyin hasarı veya parapleji gelişebilir.

    Başa Dön Geri Dön

    KAYNAKLAR

    1. Http://www.templejc.edu/dept/ems/Pages/PowerPoint.html

    2. http://www.kadikoysualtimerkezi.com/scuba/dekotable1.html

    3. Amerikan Ortopedik Cerrahlar Akademisi; Hasta ve Yaralıların Acil bakımı ve Nakledilmesi 4.Baskı; Nassetti,1991

    4. Bledsoe, B.E., Porter, R.S., Shade, B.R., Brady Paramedic Emergency Care, 2 nd Ed.,Prentice Hall,U.S.A.,1994

    5. Guyton ve Hall, Tıbbi Fizyoloji, 9. Ed., Nobel Tıp Kitabevleri, 1996