TEMEL VE İLERİ

SOLUK YOLU AÇMA VE SOLUTMA YÖNTEMLERİ

  • SOLUK YOLUNUN ANATOMİSİ VE FİZYOLOJİSİ
  • SOLUK YOLUNUN/SOLUNUMUN ENGELLERİ
  • MUAYENEDE NELERE ODAKLANMALIDIR ?
  • TYD KAPSAMINDA SOLUK YOLU AÇMA VE SOLUTMA YÖNTEMLERİ
  • OKSİJEN VERME ARAÇLARI
  • TYD KAPSAMINDA SOLUTMA YÖNTEMLERİ
  • ÇOCUKLARDA NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR ?
  • İYD KAPSAMINDA SOLUK YOLU AÇMA VE SOLUTMA YÖNTEMLERİ
  • ETT
  • ÇOCUKLARDA ETT
  • İYD KAPSAMINDA DİĞER SOLUK YOLU AÇMA YÖNTEMLERİ

  •  

    GİRİŞ

    AMAÇ, hastayı olabildiğince fazla solutarak, oksijenin kana karışmasını sağlamak ve karbondioksiti (C02) vücuttan uzaklaştırmaktır.

     

    Soluk yoluna acil müdahale ne demektir?

    Kişinin soluk alıp vermesini engelleyen bir sorun varsa ya da solunumu yetersizse bir süre sonra kişi hayatını kaybedebilir. Var olan sorunu ortadan kaldırmak ya da yetersizliği destekle yeterli hale getirmek “soluk yoluna acil müdahaledir”.

    Hastane öncesi acil bakımın en önemli işlemlerinden birisi, soluk yolunun açık olmasını ve sürekli açık kalmasını sağlamaktır. Şuuru açık olan hastaların pek çoğunda soluk yolunun tıkanması söz konusu değildir; çünkü çeşitli bilinçli – bilinçsiz (refleks) çabalarla soluk yolu açık tutulur. AABT bu gibi hastalara oksijen desteği sağlar, durumlarındaki herhangi bir değişime karşı sürekli izlerler.

    Bilinci kapalı hastalarda, oral airway veya nazal airway denilen, soluk yolunun kapanmasını önleyen araçlar hastanın ağzına ya da burnuna yerleştirilebilir. Ayrıca soluk yolunda salgı(sekresyon, tükürük, balgam), kanama gibi soluk yolunu tıkayan durumlarda aspirasyon (vakumlu aletle dışarıçekme işlemi) yapılır. Bilinci kapanan kişilerde soluk yolunun kapatan en önemli etkenin dil olduğu çeşitli defalarca vurgulanmıştır, işte bu gibi durumlarda başın duruşunu değiştirerek geriye yatırmak (pozisyon vermek) suretiyle soluk yolu açılmış olur. Bu yöntemlerin tümü temel yaşam desteği (TYD) dediğimiz uygulamaların bir parçasıdır.

    TYD uygulamalarının yetersiz kaldığı durumlarda hastanın soluk alıp vermesini (solunumunu) sağlamak üzere daha ileri yöntemler kullanılır. İleri yaşam desteği (İYD) uygulamalarının bir parçası olan bu uygulamalara ileri soluk yolu açma yöntemleri denilmektedir.

    Solunum/solutma neden bu kadar önemlidir ?

    Çünkü oksijensiz kalan beyin çok çabuk ölür; diğer dokularda onu takip eder.

    Kalbin devamlı perfüzyona ihtiyacı vardır, yoksa iyi çalışamaz. Beyin ve medulla spinalis (merkezi sinir sistemi) 4-6 dakikadan fazla kansız kalmaya tahammül edemez. Böbreklerde perfüzyon bozukluğu 45 dakikadan fazla sürerse kalıcı hasar gelişir.iskelet kaslarına 2 saatten fazla kan gitmezse kalıcı hasar gelişir. Gastrointestinal sistem az miktarda perfüzyon ile saatlerce dayanabilir. Elbetteki, perfüzyon (oksijen) olmadan dayanılabilecek bu süreler normal vücut ısısı (37°C)  için geçerlidir, daha düşük ısılarda dayanma süreleri de uzar, örnek: soğuk suda boğulan kişinin yarım saat sonrasında bile tekrar yaşatılması gibi.

    Görüldüğü gibi, vücudun herhangi bir bölgesi yeterli perfüzyon(kanlanma ve oksijenlenme) olmadan varlığını uzun süre sürdüremez. Oksijensiz kalmaya en dayanıksız organlar sırasıyla kalp, merkezi sinir sistemi, akciğerler ve böbreklerdir, bunlarda oluşan hasarlar kalıcı olmaktadır.

    Başa Dön   

    Acil tıp hizmeti verenler çoğu kez,

    TEMEL SOLUK YOLU AÇMA BECERİLERİNİ ve SOLUTMA BECERİLERİNİ

    GÖZ ARDI ETMEKTEDİRler

    SOLUK YOLUNUN ANATOMİSİ VE FİZYOLOJİSİ

    SOLUK YOLUNUN ANATOMİSİ

    Bu konular, Acil Bakım menüsündeki "solunum sisteminin anatomisi ve fizyolojisi"nde anlatılan konularla benzer olduğundan değişik bilgi ve resimler için o sayfayı da okumanızda yarar var.

    Ø Üst soluk yolunun anatomisi

    Ø Alt soluk yolunun anatomisi

    Ø Akciğerin hacımları

    Ø Çocuklarda soluk yolunun erişkinlerden  farkı 

     

    ÜST SOLUK YOLUNUN ANATOMİSİ

     

    Üst soluk yolunun görevi: havayı ısıtmak, süzmek ve nemlendirmektir

    èBurun boşlukları ve boğaz (nazofarinks)

    Ø  Yüz kemiklerinin birleşmesiyle oluşmuştur

    Ø  Burun tabanı kulağa doğru yayılır göze değil

    Ø  Mukoz membranla kaplıdır, silyalar(ince tüyler) vardır

    Ø  Dokular damardan zengin ve hassastır

    Ø  Bademcikler (Adenoidler)

    Ø  Lenf dokusudur – bakterileri süzer

    Ø  Genellikle iltihaplanırlar  

     

    èAğız Boşluğu ve Boğaz

    Ø  Dişler

    Ø  Dil

    Ø  Çenede kemiğindeki(mandibula) hyoid kemiğe bağlıdır

    Ø  En sık karşılaşılan, soluk yolunun tıkanma nedenidir; özellikle bilinç kaybında

    Ø  Damak

    Ø  Ağzın tavanını oluşturur

    Ø  Orofarenksle nazofarenksi ayırır

    Ø  Ön tarafta “sert damak”, arkada “yumuşak damak

    èAğız Boşluğu ve Orofarenks

    Ø  Bademcikler (Tonsiller): Lenf dokusudur, bakterileri süzer. Sıklıkla iltihaplanırlar

    Ø  Epiglot: Yaprak şeklinde fibrotik yapıdır.Yutkunma esnasında soluk yolunu kapatarak yiyecek ve içeceklerin yemek borusuna  gitmesini sağlar

    Ø  Vallecula: Dil ile epiglottis arasında, yer alan “Cep” şeklindeki girintidir  

    èSinüsler

    Ø  Kafa kemikleri tarafından oluşturulmuş boşluklardır

    Ø  Östaki borusundan gelen sıvılar ve gözyaşı için kanal görevi görürler

    Ø  Bakteriler için kapan görevi gördüğünden genellikle iltihaplıdır 

     èGırtlak (Larenks)

    Ø  Hyoid kemiğe yapışıktır

    · At nalı biçiminde kemiktir

    · Soluk borusunu (trakeayı) destekler

    Ø  Tiroid Kıkırdak

    · En büyük laringeal kıkırdaktır, kalkan şeklindedir

    · Ön tarafta kıkırdak, arkada ise düz kastan oluşmuştur

    · Bir diğer adı da “Adem  Elması” dır

    · Hemen ardında glottik açıklık yer alır  

    Ø  Gırtlak (Larenks, Glottik açıklık)

    · Erişkinlerde soluk yolunun en dar yeridir

    · Genişliği kasların kasılmasına(tonüsüne) bağlıdır

    · Ses telleri burada yer alır

    Ø  Aritenoid kıkırdak : Ses tellerinin arkada yapıştığı kısımdır

    Ø  Krikoid halka: İlk trakeal halkadır, tümüyle kıkırdaktan oluşmuştur

    · Buraya basıldığında özefagus kapanır (Sellick manevrası)

    · Krikotiroid membran : Krikoid ve tiroid kıkırdakları arasındaki zardır

    · Ameliyat ve iğne ile soluk yolu açma bölgesidir  

     èGırtlak ve soluk borusu(larenks ve trakea) : Birleşik yapılardır

    · Tiroid bezi : Krikoid kıkırdağın altında yer alır, trakea boyunca her iki tarafa yerleşmişlerdir

    · Şahdamarları (Karotid arterler) : Trakeanın yan taraflarında yerleşmişlerdir 

    · Jugular venler (toplardamarlar) : Trakeanın yan taraflarında yerleşmişlerdir  

     Başa Dön  

     

    Çocuklardaki soluk yolunun erişkinlerden farkI

    Ø  Ağız içine göre dilleri daha büyüktür

    Ø  Epiglot daha gevşektir

    Ø  Dişler ve dişetleri hassastır

    Ø  Gırtlak çok daha geniştir

    Ø  Krikoid kıkırdağın gelişimini tamamlamamış olması nedeniyle gırtlak huni şeklindedir

    Ø  Sekiz yaşına kadar, krikoid halka en dar kısmı oluşturmaktadır

     

    ALT SOLUK YOLUNUN ANATOMİSİ

     

    § Alt soluk yollarının görevi: kan yoluyla O2 ve CO2 değişimini yapmaktır

    Alt soluk yolu: Glottik açıklık denilen gırtlaktan, O2 ve CO2 değişiminin gerçekleştiği hava keseciği – kılcal damar zarına kadar olan kısmı kapsar(alveolar – kapiller membran) 

    § Soluk Borusu(Trakea)

    Ø  Karina denilen kısmından bölünerek iki dala ayrılır (Bifurcates)

    Ø  Sağ ve sol ana bronşları oluşturur

    Ø  Sağ ana bronş sola nazaran daha kısa ve düzdür

    Ø  İç kısmında beta-2 reseptörleri vardır ve mukus hücreleriyle kaplıdır,

    § Bronş: Ana bronş ikinci ve üçüncü dallardan sonra bronşiyollere dallanır

    Bronşiyoller: Küçük düz kaslardan oluşan borucuklardır, çeperlerinde kıkırdak yoktur. Dallanan bronşiyoller, hava kesesi (alveolar sacs) ile sonlanan alveoler borucuklara bölünür

    § Alveol(Hava kesecikleri)

    Ø  “Balon – benzeri” salkımlardan oluşmuştur

    Ø  O2 ve CO2 değişiminin gerçekleştiği yerdir

    Ø  Surfaktan ile kaplanmıştır, surfaktan yüzey gerilimini azaltır Þ genişlemeyi kolaylaştırır. Surfaktan azaldığında  Þ atelektazi gelişir (alveolün sönmesidir)

    § Akciğerler

    Ø  Sağ akciğer = 3 lob (parça); Sol akciğer = 2 lobtur

    Ø  Parankimal dokudan oluşmuştur

    Ø  Plevra(akciğeri saran zar)

    ·  Visseral (akciğeri saran yaprak)

    ·  Pariyetal (kaburgalara yapışık yaprak

    ·  Plevral boşluk (zarın iki yaprağı arasındaki negatif basınçlı boşluk)

    § Parankim: özek doku, değişik görevler yapan hücrelerin oluşturduğu doku  

     

    Bronşiyollerin tıkanma nedenleri

    Ø  Düz kasların kasılması (bronkospazm)

    Ø  Mukus tıkaçlarının oluşması

    Ø  Yangılı ödem oluşması

    Ø  Yabancı cisim ile tıkanması 

     

    AKCİĞER HACIMLARI  / KAPASİTELERİ

    Normalde erişkin bir erkeğin toplam akciğer kapasitesi F 6 litredir

    Ø Tidal Volum (VT) : Tek bir solunumda solukla alınan ve verilen havanın hacmıdır, genellikle 5 – 7 cc/kg (ortalama 500 cc)

    Ø Ölü boşluk havası (VD): Gaz (O2 ve CO2 ) değişiminin olmadığı bronş, bronşiyol gibi kısımlardaki havadır

    · Ölü boşluk havası (VD): Anatomik ölü boşluk (~150cc), Trakea, Bronşlar, Fizyolojik ölü boşluk, Yer değiştirme

    · Patolojik ölü boşluk: Hastalık ya da tıkanma nedeniyle oluşur, örnek: KOAH

    Ø Alveolar hava (alveolar volum) [VA]: Gaz değişimi için hava keseciğine gelen hava, ortalama 350 cc

    Ø Dakika hacmi [Vmin](dakika solunumu): Bir dakikada soluk borusundan giren ve çıkan hava miktarıdır;                                                                Tidal volum  X  RR

    Ø Alveolar Dakika hacmi: Bir dakikada alveole giren ve çıkan hava miktarıdır; 

    o  (tidal volum – ölü boşluk hacmı) X RR

    Ø İşlevsel yedek kapasite (Functional Reserve Capacity, FRC): Olabildiğince derin soluk aldıktan sonra, olabildiğince güçlü solukla dışarı verilen havanın miktarıdır

    Ø Soluk alma yedek hacmi (Inspiratory Reserve Volume, IRV): Tidal voluma ilave olarak, soluk alındığında, dışarıdan akciğere giren hava miktarıdır

    Ø Soluk verme yedek hacmi (Expiratory Reserve Volume, ERV): Gevşeme sonrası (pasif solunum) solukla dışarı çıkan hava miktarıdır

    Başa Dön  

     

    SOLUNUM

    Havanın,  akciğere giriş ve çıkışıdır

    § Solunumu denetleme mekanizmaları :

    Ø  Medulla’daki solunum merkezi

    Ø  Pons’taki yetersiz havalanma ve tümüyle havasız kalma merkezleri (Apneustic, pneumotaxic centers)

    §  Soluk Alma (Inspirasyon)

    Beyindeki solunum merkezinin (medulla) uyarılmasıyla oluşur. Beyinden gelen uyarılar frenik sinirler(phrenic nerve) aracılığıyla diyafragma, spinal kord/interkostal sinirlere ve interkostal kaslara ulaştırılır. Diyafram kasılır ve düzleşir. İnterkostal(kaburgalar arasındaki) kaslar kasılır; kaburgalar yukarı ve dışa doğru kalkar. Akciğerlerdeki hava boşlukları genişler. Akciğer içindeki basınç azalır ve basınç farkı oluşur (intrapulmonik pressure, pressure gradient). Oluşan basınç farkı nedeniyle, hava soluk yollarına dolar, alveoller basınç eşitlenene kadar şişerler

    § Soluk verme (Ekspirasyon)

    Dolan hava nedeniyle, akciğerlerdeki gerilen algılayıcılar (reseptörler), vagus sinir yoluyla solunum merkezine soluk alma işleminin baskılanması için uyarı gönderirler (Hering-Breuer refleksi). Akciğerlerin doğal esnekliği sayesinde diyafram ve göğüs duvarı çekilerek dinlenme haline geçilir. Akciğerlerin hava boşlukları küçülür. Akciğer içindeki basınç artar, oluşan basınç farkı nedeniyle içerdeki hava basınç eşitlenene kadar dışarı çıkar.

    § Solunumun sürekliliğini (Respiratory Drive) sağlayan etkenler

    Ø  Medulladaki kimyasal algılayıcılar (Chemoreceptors); PaCO2 é veya pH ê ile solunum merkezinin uyarılması

    Ø  Solunumun sinirsel (neuroregulatory) düzenlenmesini sağlayan PaCO2 dir

    § Oksijen yetersizliği ile solunumun sürdürülmesini (Hipoksik Drive) sağlayan etkenler

    Ø  Aorta yayında yer alan karotid cisimciği denilen kimyasal algılayıcılar

    Ø  PaO2 ê ile solunum merkezinin uyarılması

    Ø  Yardımcı destek sağlayan düzenlemeler

    § Solunumu uyaran veya engelleyen diğer etkenler

    Ø  Vücut ısısı: kişinin ateşi yükseldiğinde solunum hızlanır, vücut ısısı düştüğünde(hipotermi) solunum azalır

    Ø  İlaçlar/uyuşturucular: etkileri doğrultusunda solunumu hızlandırır veya yavaşlatırlar

    Ø  Ağrı: genellikle solunumu hızlandırır, nadiren de yavaşlatabilir

    Ø  Duygusal durumlar: solunumu hızlandırır

    Ø  Asidoz: solunumu hızlandırır

    Ø  Uyku: solunumu yavaşlatır

     

    GAZLARIN VÜCUTTAKİ BASINÇLARI 

    § Toplam basınç (Total Pressure): Havadaki(atmosferdeki) bütün gazların birlikte oluşturduğu basınçtır. Deniz seviyesinde bu basınç 760 mm Hg (atmosfer basıncıdır)

    § Kısmi basınç (Partial Pressure): Karışımdaki gazlardan her birinin basıncıdır

    § Atmosferdeki basınçları: Azot(Nitrogen) 597.0 mmHg (%78.62); Oksijen 159.0 mmHg  (%20.84); Karbon Dioksit 0.3 mmHg (%0.04); Su 3.7 mmHg  (%0.5)

    § Alveoldeki basınçları: Azot 569.0 mmHg (%74.9); Oksijen 104.0 mmHg  (%13.7); CO2 40.0 mmHg (%5.2); Su 47.0 mmHg (%6.2) 

    § Solunum, canlı ile çevresi arasında gerçekleşen gazların değişimi olayıdır

    Ø  Dış solunum: Akciğerlerle kan dolaşımı arasındaki değişimdir

    Ø  İç solunum: Kan hücreleri ile dokular arasındaki değişimdir  

     

    O2 VE CO2 NASIL TAŞINMAKTADIR ?

    § Diffüzyon

    Ø Gazların farklı yoğunluklara doğru hareket etmesi

    Ø Suda çözünmüş olan gazlar, hava keseciklerinin çeperi(alveoler membran) sayesinde bulundukları yüksek yoğunluktaki ortamdan düşük yoğunluktaki ortama doğru geçiş yaparlar

    § FiO2

    Ø Solunan havada bulunan oksijen yüzdesidir (%), desimal olarak da ifade edilir  

    Ø Odanın havasında bu oran, FiO2 = 0.21 dir

    § Kandaki oksijen miktarı: Çözünmüş olan O2, kılcal damar çeperlerinden içeri girer ve alyuvarlardaki hemoglobine(Hgb) bağlanırlar

    § Oksijenin taşınma işlemi: (»%97) oranında  hemoglobine bağlanarak gerçekleşir ya da plazmada çözünmüş halde dolaşırlar

    § Doymuş O2 (Saturasyonu) : Hemoglobinin oksijene doymuşluğunun % olarak ifadesi (genellikle % 96 )

    § Doymuş Oksijeni etkileyen unsurlar :

    Ø  Yetersiz Hgb (kansızlık/anemi, kanamalar/hemoraji)

    Ø  Alveollerde yetersiz oksijen bulunması

    Ø  Akciğer çeperlerinde (pulmonary membrane) gerçekleşen diffüzyonun, pnömoni, pulmoner ödem, KOAH gibi sorunlar nedeniyle  yetersiz olması

    Ø  Ventilasyon/Perfüzyon (V/Q) dengesinin bozulması

    Ø  Alveollerde oluşan yapısal bozukluk ya da alveol sağlam iken yetersiz kan akımı sonucu gelişir  

    § Kandaki Karbondioksit miktarı

    Ø  Hücresel (iç) solunum sonucu oluşan yan üründür: 

    glukoz (C6H12O6) + oksijen (6 O2) à Enerji + su (6 H2O) + 6 CO2

    Ø  Kanda bikarbonat iyonu halinde taşınır (HCO3- )

    Ø  % 20 – 30 oranında hemoglobine bağlanarak taşınır

    Ø  Basınç farklılığı sayesinde CO2 kandan alveole diffüze olmaktadır 

    Ø  Kandaki CO2 miktarının artmasına “hiperkarbi” denilir

    Oksijen ve karbondioksitin basınç farklılıkları ile kanda nasıl taşındıklarını şema halinde görmek için tıklayın

    Oksijen ve karbondioksitin vücuttaki miktarını ölçmenin yolları:

    Ø  Pulse Oksimetre, parmaktaki nabızdan oksijen yüzdesinin ölçülmesidir

    Ø  En yüksek üfleme testi(Peak Expiratory Flow Testing)

    Ø  Akciğer işlevi testi(Pulmonary Function Testing)

    Ø  End – Tidal CO2 izlemi

    Ø  Kandaki değerler(laboratuar testleri): Arteriyel kandaki, Venöz kandaki miktarları 

     

    HİPOKSEMİNİN NEDENLERİ

    Ø  Hipoksemi kandaki oksijen miktarının çok yetersiz seviyelerde olması demektir

    Ø  Atmosferdeki oksijenin kısmi basıncının yetersiz olması

    Ø  Kanda yeterli hemoglobininin olmaması

    Ø  Hemoglobine başka gazların(örnek:CO) bağlanmış olması nedeniyle oksijenin bağlanamaması

    Ø  Pulmoner membranda geçiş sorunu olması

    Ø  Gaz değişimi için yeterli geniş yüzey olmaması

    Ø  Mekanik çabanın yetersiz olması

    Başa Dön

    SOLUK YOLUNUN/SOLUNUMUN ENGELLERİ

    SOLUK YOLUNU TIKAYAN NEDENLER

    F Dil

    F Yabancı cisim 

    F Anaflaksi/angiyödem

    F Üst soluk yolu yanıkları

    F Maksillafasyal/laringeal/trakeobronşiyal yaralanmalar

    F Epiglottit

    F Krup

    F Dil

    Ø  En sık rastlanan tıkanma nedenidir, özellikle bilinç kaybı gelişen kişilerde görülür

    Ø  Kısmi tıkanmada hırıltılı solunum oluşur

    Ø  Başa doğru pozisyon verilerek (baş geriye yatırılarak ya da kişi yan yatırılıp baş ağzı yere doğru gelecek şekilde) sorun giderilir

    F Yabancı cisim

    Soluk yoluna kaçan cisim, soluk yolunu kısmi ya da tam olarak tıkayabilir.

    Bulguları: Öksürme, öğürme, stridor, dispne

    Aspirasyon (soluk yoluna mide içeriğinin ya da ağızdaki sıvıların girmesi);

    Ölüm olasılığını artıran bir sorundur. Soluk yolunu tıkar, asit içeriği nedeniyle bronş dokusunu tahriş eder, solutma çabalarını engeller.

    Hemen müdahale gerektirir

    F Larenks spazmı

    Genellikle, çok sert intübasyon yaparken ya da ekstübe ettikten hemen sonra aniden ortaya çıkabilmektedir

    F Larenks ödemi

    Sebepleri: Anjiyödem, anaflaksi, üst soluk yolu yanıkları,epiglottit, krup, yaralanmalardır

     

    Tıkanmaya neden olan hastalıklar

    Ø  Astım

    Ø  Amfizem

    Ø  Kronik bronşit

     

    Gaz değişiminin gerçekleştiği yüzeylerdeki sorunlar

    § Akciğer (Pulmoner) ödemine yol açan nedenler

    Ø  Sol kalp yetmezliği

    Ø  Soluk yolu zehirlenmeleri

    Ø  Su ile boğulma tehlikesi 

    Ø  Pnömoni

    Ø  Kan pıhtısı

    Ø  Amniyotik sıvı

    Ø  Yağ embolisi

    § Göğüs kafesinin körük gibi işleyişinin bozulması ve nedenleri

    Ø  Göğüs yaralanmaları: Kaburga kırıkları, yelken göğüs, pnömotoraks, hemotoraks, emici göğüs yaralanması, diyafram fıtığı

    Ø  Omurilik (Spinal kord) yaralanmaları

    Ø  Ölümcül şişmanlık(morbid obesity; Pickwickian Syndrome)

    Ø  Nörolojik/nöromusküler hastalıklar: Poliomyelitis(çocuk felci), Myasthenia gravis, Muscular dystrophy, Gullian-Barre syndrome

    § Solunumu yöneten sistemlerde oluşan sorunlar ve nedenleri

    Ø  Kafa yaralanması

    Ø  Serebrovasküler (beyin dolaşımı) kazaları

    Ø  Solunumu baskılayan ilaçlarla zehirlenme: Narkotikler, Sedatif-Hipnotikler (sakinleştirici ve uyutucu), Etanol

     

    SOLUK YOLUNU TIKAYAN NEDENLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

    Solunum yetmezliği/zorluğu (Respiratory Distress/Dyspnea) hayati tehlike oluşturabilir

    Hemen sapta ve müdahale et. Önceliklerin sıralanması

    F Soluk yolu (Airway)

    F Solunum (Breathing)

    F Dolaşım (Circulation)

    F Kişinin sorunları(Disability)

    Soluk yolunu değerlendirmek için

    F Hastanın konuşmasına /soluk alış-verişine dikkat et

    F Sesli/hırıltılı solunum tıkanmış soluk yolunun işareti olabilir. Tıkanmaların tümünde solunum hırıltılı/sesli olmak zorunda değildir 

    Sorunlu sesler:   

    F Horultulu(snoring) ses: dil ile tıkanmanın belirtisi olabilir                      

    F Ötme (Stridor) sesi: üst soluk yolunda daralma olduğunun işareti olabilir

     

    Solunumu değerlendirmek için (10 SANİYE)

    BAK

    Ø  Göğüs kafesi simetrik alçalıp yükseliyor mu

    Ø  Solunumun zorlanarak gerçekleştiğini gösteren bulgular var mı

    Ø  Cilt ve mukozanın rengi nasıl

    DİNLE

    Ø  Ağız ve burundan çıkan sesi

    Ø  Akciğer seslerini

    HİSSET

    Ø  Ağız ve burundan hava çıkışını

    Ø  Taşipne, bradipne 

    Ø  Solunum zorluğu/yetersizliği bulguları: 

    Ø  Burun kanatlarının solunuma katılması 

    Ø  Trakeal çekilme

    Ø  Karın kaslarında çekilme

    Ø  Yardımcı solunum kaslarının solunuma katılması

    Ø  Tripod (üç ayak) pozisyonu

    Ø  Siyanoz var mı?

    Başa Dön  

     

    SOLUNUMU TEHDİT EDEBİLECEK DURUMLAR

    Ø  Solunum yetmezliğinin sizi yanıltmasına fırsat vermeyin !!!

    Ø  Taşikardi F Erişkinlerde hipoksinin ilk belirtisidir

    Ø  Bradikardi F Yenidoğan ve çocuklarda hipoksinin ilk belirtisi iken; erişkinlerde hipoksinin çok arttığının göstergesidir

    Ø  Hastanın Yetersiz Kalması (Disability)

    Ø  Hasta huzursuz, endişeli, kavga etmek için fırsat kolluyor F aksi ispatlanana kadar hasta hipoksidedir

    Ø  Hasta uyukluyor, uyuşuk(çevresine ilgisiz, letarjik) Faksi ispatlanana kadar hastada hiperkarbi gelişmiştir

    Ø  Eğer hastanın durumunun (hipoksisinin) düzeltilmesi için mücadele verilmezse hasta iyileşemez

    MUAYENEDE NELERE ODAKLANMALIDIR ?

    BOYUN

    Ø  Trakea orta hatta mı ?

    Ø  Jugular venlerde şişkinlik var mı ?

    Ø  Subkutan amfizem(cilt altında hava kabarcıklarının bulunması) ?

    Ø  Yardımcı solunum kasları solunuma katılıyor mu ?

    ANORMAL SOLUNUM ÇEŞİTLERİ 

    F Cheyne-Stokes solunum varsa F yaygın beyin kabuğu (serebral korteks) yaralanması

    Ø  Kussmaul F Asidoz geliştiğini gösterdir

    Ø  Biot’s FKafa içi basıncının artmış olduğunu gösterir; ya da pons,  medulla yaralanması belirtisidir

    Ø  Merkezi nörolojik Hiperventilasyon F Kafa içi basıncının artmış olduğunu gösterir; ya da orta beyin yaralanmasını injury

    Ø  Agoni F beyin oksijensiz kalmıştır 

    GÖĞÜS

    Ø  Fıçı göğüs gözleniyor mu ?

    Ø  Göğüste şekil bozukluğu, renk değişimi, asimetri görülüyor mu ?

    Ø  Yelken göğüs, zıt hareketler var mı ?

    Ø  Akciğer sesleri nasıl ?

    Ø  Üçüncü kalp sesi duyuluyor mu ?

    Ø  Subkutan amfizem(cilt altında hava kabarcıkları) var mı ?

    Ø  Titreşimler var mı ? 

    KOL VE BACAKLAR

    Ø  Ödem var mı ?

    Ø  Tırnakların rengi nasıl ?

    Ø  Çomak parmak var mı?

     

    Aletle solutUlUyorsa

    F Direnç oluşuyor mu?

    F Değişken genişleme (Changing compliance)

    Kompliyans: herhangi bir yapının basınç karşısında genişleyebilme, bir diğer anlamda “distansiyon” haline geçebilme yeteneğidir. Örneğin kolaylıkla şişebilen bir balon çok kompliyanttır.

    YANILTAN NABIZLAR (PULSUS PARADOKSUS)

    F Nabzın niteliğinde değişiklik oluyor mu ?

    F KOAH, astım, perikard tamponadı var mı?  

    HASTALIĞIN ÖYKÜSÜ

    F Hastalık birden bire mi yoksa yavaş yavaş artarak mı ortaya çıktı ?

    F Hastalığın daha kötüye götüren ya da düzelmesini sağlayan herhangi bir şey var mı ?

    F Ne zaman başladı ?

    F Öksürüyor mu ? Etkin mi (balgam çıkarmasına yardımcı oluyor mu)?

    F Ağrı var mı ? Nasıl bir ağrı ?

    F Ateşi var mı ?  

    HASTANIN GEÇMİŞ ÖYKÜSÜ

    F Hipertansiyon, AMI, diyabet

    F Kronik öksürük, sigara, tekrarlayan soğuk algınlıkları

    F Alerjileri, akut veya mevsimsel solunum sıkıntıları

    F Bacaklarda yaralanma, ameliyat, bacağın uzun süre hareketsiz kalması ?  

    HASTALIK NEDENİYLE, GEÇMİŞTE  YAPILMIŞ MÜDAHALELER

    F Daha önce benzeri sorun yaşadı mı ? Bu nedenle yoğun bakımda kaldı mı ?

    F Kullandığı ilaçlar nelerdir ? İlaçları hangi sıklıkta alıyor?

    F Daha önce entübe edilmiş mi ?

     Başa Dön

     

    TYD KAPSAMINDA SOLUK YOLU AÇMA VE SOLUTMA YÖNTEMLERİ

     

    § OKSİJEN VERİLMESİ

    Ø  FiO2 değeri yükseldikçe verilen oksijen miktarı da artar

    Ø  Amaç hemoglobinin doymuşluk oranını artırmaktır  

    § OKSİJEN MALZEMELERİ

    Ø  Oksijen kaynağı : Basınç altında gaz halinde tüplerde

    · Küçük, taşınabilir tüp 

    · Büyük, ambulansta bulunan sabit tüp

    Ø  Oksijen basıncını düzenleyiciler (Regülatörler)

    · Yüksek basınç: Oksijen tüpünden diğer oksijen tüpüne boşaltırken  kullanılır

    · Alçak basınç: Oksijen tüpünden hastaya verirken kullanılır

    Ø  Nemlendirici  

    Başa Dön  

    HASTAYA OKSİJEN VERME ARAÇLARI

    Ø  Nazal kanül

    Ø  Basit yüz maskesi

    Ø  Kısmi geri dönüşlü maske

    Ø  Geri dönüşsüz maske

    Ø  Venturi maske

    Ø  Küçük hacımlı nebulizatör  

     

    Ø  NAZAL KANÜL

    ·  Verilebilecek en fazla oksijen miktarı % 40 olup dakikada 6 litredir

    ·  Kullanılması önerilen durumlar

    ·  Az miktarda oksijen(düşük FiOdeğerinde) verilmesi gerektiğinde

    ·  Uzun süreli oksijen tedavilerinde

    ·  Kullanılması sakıncalı durumlar

    ·  Solunum olmadığında (Apne)

    ·  Hasta ağızdan solunum yapıyorsa

    ·  Yüksek FiO2 gereken durumlarda 

     

    Ø  VENTURİ MASKE

    Özel oksijen yoğunluğunu ayarlayabilen başlıkları olan maskedir bu başlıklarla % 24, % 28, % 35, % 40 oranında oksijen verilebilir. Özellikle KOAH’ lılarda kullanılır 

     

    Ø  BASİT YÜZ MASKESİ

    Verilebilecek en fazla oksijen miktarı % 40 – 60 olup dakikada 10 litredir. Bu maske ile hastaya verilen 10 litrenin üzerindeki oksijenin, hastaya ulaşmayacağından yararı olmayacaktır

    Kullanılması önerilen durumlar:

    ·         Orta yoğunlukta oksijen verilmesi gerektiğinde

    Kullanılması sakıncalı durumlar:

    ·         Solunum olmadığında (Apne)

    ·         Yüksek yoğunlukta oksijen verilmesi gerektiğinde 

     

    Ø  GERİ DÖNÜŞSÜZ MASKE

    Verilebilecek en fazla oksijen miktarı % 80-95 olup dakikada 15 litredir.

    Kullanılması önerilen durumlar:

    ·         Yüksek yoğunlukta oksijen verilmesi gerektiğinde

    Kullanılması sakıncalı durumlar:

    ·   Solunum olmadığında (Apne)

    ·   Solunum çabası yetersizse 

     

    Ø  KISMEN GERİ DÖNÜŞLÜ MASKE

    Verilebilecek en fazla oksijen miktarı % 40-60 tır.

    Kullanılması önerilen durumlar:

    ·   Orta yoğunlukta oksijen verilmesi gerektiğinde

    Kullanılması sakıncalı durumlar:

    ·  Solunum olmadığında (Apne)

    ·  Yüksek yoğunlukta oksijen verilmesi gerektiğinde

     

    SOLUK YOLUNU AÇMA YÖNTEMLERİ

    Ø  Başı geriye eğme/çeneyi yükseltme(Head-tilt/Chin-lift)

    Ø  Çeneyi itme (Jaw thrust)

    Ø  Sellick’s manevrası

     

    Ø  DİĞER YÖNTEMLER

    · Tüplü trakeostomi

    · Stomalı trakeostomi

     

    SOLUK YOLU AÇMA ARAÇLARI

    Ø  Orofaringeal airway

    Ø  Nazofaringeal airway

    Başa Dön

     

    TEMEL YAŞAM DESTEĞİ KAPSAMINDA SOLUTMA YÖNTEMLERİ

    Ø  Ağızdan ağza

    Ø  Ağızdan burna

    Ø  Ağızdan maskeye

    Ø  Tek kişi, balonlu maske ile solutma

    Ø  İki kişi, balonlu maske ile solutma

    Ø  Üç kişi, balonlu maske ile solutma

    Ø  Akım ayarlı, oksijenle çalışan solutucu

    Ø  Taşıma solutucusu (transport ventilatörü) 

     

    TEK KİŞİ, BALONLU MASKE (BAG VALVE MASK) İLE SOLUTMA

    Ø  Hakim olmak zordur

    Ø  Maskenin yerleşimi genellikle yetersizdir (hava dışarı sızar)

    Ø  Tidal volüm hastaya göre yetersiz kalabilir

    Ø  Hava kaçması nedeniyle, mide şişkinliğine neden olabilir

    Ø  Sadece göğüs kafesinin yükseldiği izlenerek  solutulmalıdır

    İKİ KİŞİ, BALONLU MASKE İLE SOLUTMA

    Ø  En etkili yöntemdir

    Ø  Boyun omurları yaralanmalarında en kullanışlı yöntemdir

    Ø  Yüze tam yerleştirmek ve hava kaçırmasını önlemek, tidal volümü sağlamak daha kolaydır  

    ÜÇ KİŞİ, BALONLU MASKE İLE SOLUTMA

    Ø  Çok az kullanılır

    Ø  Maskenin yüze tam oturtulamadığı durumlarda kullanılır  

     

    AKIM AYARLI, OKSİJENLE ÇALIŞAN SOLUTUCU

    Ø  Kalp kapağı 30 cm H2O basıncında açılır

    Ø  Fazla hacım/Yüksek yoğunluk sağlar

    Ø  Akciğer genişlemesi (kompliyansı) zayıf olan ya da tidal volümü yetersiz olan çocuklarda kullanılması önerilmemektedir

    Ø  Hastanın nefes aldığında oksijen hastaya gider

    Ø  Barotravmaya neden olabilir 

     

    HASTAYI TAŞIRKEN KULLANILAN OTOMATİK SOLUTUCULAR (1, 2, 3, 4 )

    Ø  Gerçek solutucular gibi değildir 

    Ø  Genellikle sadece hacım ve solunum hızı denetimi vardır

    Ø  Tıkalı veya direnç oluşmuş soluk yolunda,kullanışsızdır

    Ø  Acil bakım verenlere serbestlik sağlar

    Ø  Soluk yolunda direnç oluştuğunda veya akciğer genişlemesinde sorun oluştuğunda tepki veremez

     

    ÇOCUKLARDA DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

    Ø  Hava kaçırmaması için uygulanan güç soluk yolunu tıkayabilir

    Ø  En iyi kullanım çene kaldırma yöntemi ile birlikte olur

    Ø  Balonlu maske ölçüsü: yenidoğan ve bebekte neonate, infant F 250 ml +

    Ø  Çocuklarda erişkin tipi balonlu maske kullanılabilir

    Ø  Yeterli hacım için göğüs hareketini(yükselmesini) izleyin

    Başa Dön

     

    STOMALI HASTALARDA

    F Stomayı gör

    F Cep maskesi kullan

    F Balonlu maske ile: Stomayı hava kaçmayacak şekilde kapat, Eğer hava kaçağı varsa, ağız ve burnu kapat

     

    SOLUK YOLU TIKANIKLARINI AÇMA YÖNTEMLERİ

    Ø  Başa pozisyon vermek

    Ø  Dikkatlice ağız içini sıyırmak

    Ø  Aspirasyon işlemi

    Ø  Oral airway/nazal airway takmak

    Ø  Heimlich manevrası

    Ø  Göğüsten bastırma

    Ø  Bebeklerde göğüsten bastırma/sırttan vurma

    Ø  Laringoskopi 

     

    ASPİRASYON İŞLEMİ (ASPİRE ETMEK)

    Ø  Elle ya da akü/elektrik ile çalışan aletlerdir

    Ø  Aspirasyon tüpleri(hortumları, kateterleri) : Esnemez, bükülmez; yumuşaktır  

     

    MİDE ŞİŞKİNLİĞİ(GERGİNLİĞİ, GASTRİC DİSTENTİON)

    Hasta entübe edilmeden solutulduğunda oluşabilir

    Sakıncaları:

    Ø  Diyaframa baskı yapar

    Ø  Balonlu maske ile solutulduğunda direnç oluşturur

    Ø  Kusmaya, aspirasyona (soluk yoluna kusmuğun kaçması) neden olur

    Ø  Balonlu maske ile solutma süresini artırır

    Başa Dön  

     

    İLERİ YAŞAM DESTEĞİ KAPSAMINDA SOLUK YOLUNU AÇMA VE  SOLUTMA YÖNTEMLERİ

    GASTRİK (MİDE İLE İLGİLİ) TÜPLER 

    F  Nazogastrik tüp

    Ø  Özefagus hastalıklarında veya yüz yaralanmalarında dikkatli olunmalıdır

    Ø  Bilinçli hastalara uygulanır ancak rahatsızlık vericidir

    Ø  Hasta konuşabilir

    Ø  Balonlu maske kullanıldığında yüze oturmayı engelleyeceğinden dışarı hava kaçmasına neden olur 

    Ø  Nazogastrik Tüpün Hastaya Takılması

    Ø  Hastaya uygun boyutu seçin (French)

    Ø  Uzunluğunu ölçün (burundan kulak memesine oradan da ksifoid çıkıntıya kadar)

    Ø  Tüpün ucuna suda çözünen kayganlaştırıcıdan sürün

    Ø  Aseptik (mikropların bulaşmasını önleyici) yöntemlerle çalışın

    Ø  Mümkünse hastayı dik oturtun

    Ø  Burun deliğinden sokun ve çeneye doğru ilerletin

    Ø  Ölçülen uzunluk kadar yavaş yavaş ilerletin bu esnada hastaya yutkunmasını söyleyin

    Ø  Doğru yerleştiğinin değerlendirilmesi

    Ø  Hava verip steteskopla dinlenilebilir

    Ø  Enjektöre mide sıvısı çekilebilir

    Ø  Çıkmaması için sabitle

    Ø  Düşük vakumlu aspiratöre bağlanabilir (80 – 100 mm Hg) 

    F  Orogastrik tüp

    Ø  Genellikle bilinci kapalı hastalarda uygulanır

    Ø  Daha büyük tüp kullanılabilmektedir

    Ø  Yüz yaralanmalarında güvenlidir

    Ø  Orogastrik Tüpün Hastaya Takılması

    Ø  Hastaya uygun boyutu seçin (French)

    Ø  Uzunluğunu ölçün (dudak kenarından kulak memesine oradan da ksifoid çıkıntıya kadar)

    Ø  Tüpün ucuna suda çözünen kayganlaştırıcıdan sürün

    Ø  Aseptik (mikropların bulaşmasını önleyici) yöntemlerle çalışın

    Ø  Hasta bilinci kapalı olduğundan sırt üstü yatmaktadır 

    Ø  Tüpü ağzına sokun sürekli ama dikkatlice ilerletin

    Ø  Doğru yerleştiğinin değerlendirilmesi

    Ø  Hava verip steteskopla dinlenilebilir

    Ø  Enjektöre mide sıvısı çekilebilir

    Ø  Çıkmaması için sabitle  

    Başa Dön  

     

    ENDOTRAKEAL TÜP (ETT)

    Endotrakeal tüp, özel yapım hortum olup, hastanın solutulması amacıyla soluk borusuna yerleştirilir. Bu tüpün yerleştirme işlemine de Endotrakeal Entübasyon denilmektedir.

    Ø  EET nin ölçüleri iç çapına (inside diameter [ID]) göre “mm” olarak belirlenmiştir

    Ø  Balonlu ve balonsuz olarak iki çeşittir

    Kullanılma Nedenleri  

    Ø  Soluk yolunun sürekli açık kalmasını sağlar

    Ø  Birkaç ilacın bu yolla verilmesini sağlar (LANE)

    Ø  Solutmayı ve oksijenlendirmeyi kolaylaştırır

    Ø  Alt soluk yolunun aspirasyonuna olanak sağlar

    Uygulanması Önerilen Koşullar

    Ø  Var olan ya da oluşan solunum yetmezliğinde

    Ø  Solunum durmasında (Apne)

    Ø  Hastanın solunumunu sürdürebilme olanağı kalmadığında

    ÖNERİLMEYEN entübasyon uygulamaları

    F Ben entübe edebiliyorum o halde entübasyon yapmamda sakınca yok

    F Çünkü hastanın bilinci kapalı (unresponsive)

    F Entübasyon yapmadan hastaneye götüremem

     

    ETT nedeniyle oluşabilecek sorunlar

    Ø  Yumuşak doku yaralanması veya kanaması 

    Ø  Dişlerin zarar görmesi

    Ø  Larinks ödemi ve/veya laringospazm

    Ø  Ses tellerinin zarar görmesi

    Ø  Barotravma, soluk yoluna mide içeriğinin kaçması

    Ø  Hipoksi

    Ø  Yemek borusuna girmesi

    Ø  Ana bronşlardan birine girmesi 

     

    ETT yi Soluk Borusuna Yerleştirme Yöntemleri

    Ø  Laringoskopla, ağızdan soluk borusuna yerleştirme (Orotracheal Intubation)

    Ø  Körleme, burundan soluk yoluna yerleştirme (Blind Nasotracheal Intubation)

    Ø  Parmakla yerleştirme (Digital Intubation)

    Ø  Retrograde Intubation

    Ø  Transillumination

    Başa Dön  

     

    ETT yi LARİNGOSKOP YARDIMIYLA AĞIZDAN SOLUK BORUSUNA YERLEŞTİRME

     

    F  ENDOTRAKEAL ENTÜBASYON (OROTRACHEAL INTUBATİON)

    Temel yaşam desteği uygulamalarının yetersiz kaldığı durumlarda, İleri soluk yolu yöntemleri kullanılmaktadır. Endotrakeal entübasyon, endotrakeal tüpün (ETT) hastanın ağız veya burnundan sokularak, ses telleri arasından ve larenksden geçirilerek trakeaya yerleştirilmesidir.

    ABTT, tüpün aralarından geçeceği ses tellerini görebilmek için laringoskop kullanır. Tüp yerleştirildikten sonra, tüpün sonuna yakın bölümündeki balon, 5 – 10 cc havayla şişirilir; şişirilen balon soluk yolunu kapatacağından farenksteki katı ve sıvıların akciğerlere kaçmasını önlerken verilen havanın da akciğerlere doğrudan girip çıkmasını sağlar. ETT ile soluk yolu tamamen kontrol altında tutulabilir ve gerekirse uzun süre yerinde bırakılabilir.

    Endotrakeal tüpün pek çok boyu vardır ve hastaya uygun boyun seçilmesi önemlidir. Pek çok erişkin erkekte 7,5-8 mm çaplı tüpler uygundur. Çocuklarda uygun tüp boyunu seçmek için, hastanın küçük parmağının tırnak ortasına düşen bölümünün çapı ile tüpün iç çapının aynı olması, kabaca bir fikir verir. Uygun tüp boyu seçildikten sonra bir şırıngayla balonu şişirip havanın kaçağı olup olmadığı kontrol etmelidir. Balonu denedikten sonra içindeki 10 cc hava enjektöre geri çekilir ve entübasyon tüpü yerleştirilip şişirilene kadar tüpe bağlı bırakılır (zaman kazanmak açısından).

    Artık çok sık kullanılmasa da bazı yumuşak ETT ler yerleştirilirken kıvrılmasın diye içine plastik kaplı kılavuz tel konulmaktadır. Kılavuz tel tüpe ek bir sertlik sağlar. Kılavuzun ucu hafif bir kavis sağlamak üzere biraz bükülmelidir. Kılavuz tel, tüpün ucundan daha uzun olmamalıdır; tüpün içinde kalmalıdır dışarıdan görülmemelidir, aksi halde soluk yolu dokusunu delebilir veya zedeleyebilir.

    Hastanın ses tellerini doğrudan görebilmek için laringoskop kullanılır. Laringoskopun ağız kısmının ucuna yakın bir yerdeki ampul, entübasyon için gerekli olan ışığı sağlar. Laringoskopun ağız kısmı ile sapı arasında dik açı oluşturulup, kilitlenince ışığı yanar. Ağız kısmı yerine tam yerleşmediğinde, ampul yandığında veya sap kısmındaki piller bittiğinde laringoskopun ışığının yanmayacağı bilgisini aklınızın bir köşesinde hep tutun! O halde, hastayı entübe etmeden önce ışığın yandığından emin olunmalıdır.

     

    ETT nin   YERLEŞTİRİLMESİ

    Araçlar hazırlandıktan sonra hastaya gereken pozisyon verilmelidir. Entübasyonu kolaylaştırmak için soluk yolunun üç bileşeninin (ağız, farenks ve trakea) düz bir hat oluşturulması sağlanır. Başa boyundan ekstansiyon yaptırılarak ağızla farenks bir hat üzerine getirilir. Tam veya parça protez dişler çıkartılmalıdır. Kusmuk, kan pıhtıları veya üst solunum yolunu tıkayabilecek bütün maddeler aspire edilmelidir.

    Entübasyondan önce hasta iyice solutulur; balonlu maske ile %100 oksijenle. Daha sonra sol elle laringoskop sapı kavranır. Laringoskopun ağız kısmı, hastanın ağzının içine sağ tarafa yerleştirilir, sonra dili sola iterken ortaya doğru yerleştirilir. Sonraki pozisyon laringoskop ağzının düz veya kavisli olmasına göre değişir. Kavislinin ucu dil kökünden vallekulaya -dil köküyle epiglot arasındaki bölgeye- ulaşana kadar ilerletilir. Düz olansa epiglotu tutup öne doğru iterek biraz daha ileriye yerleştirilebilir . Laringoskop, ses tellerinin görülmesine yetecek kadar, sapının uzun eksenine paralel olarak, kaldırılır. Her iki tipte de laringoskopun ağız kısmı, üst dişler kaldıraç gibi kullanılacak şekilde dayanmamalıdır, çünkü bu manevra ile dişler kırılabilir ve ses tellerinin görünmesi engellenir. Hastanın ses telleri doğrudan görüldüğünde ETT  sağ elle tutularak hastanın ağzının sağ tarafından içeriye sokulur. Ses telleri ve tüpün ucu daima görünür olmalıdır.

    ETT, laringoskopun ağız kısmının, ortasından daha aşağı itilmemelidir, aksi halde ucu görmeyebilir. ETT'nin ucunun ses tellerinin arasından geçtiği görülmelidir. Aynı zamanda sönük haldeki balonun ses tellerini geçişi de izlenmelidir. Daha sonra ETT, balonun üst ucundan 2,5 cm ileri itilmelidir. Kılavuzlu tüp ses telleri arasından trakeaya yerleştirildikten sonra içindeki kılavuz geri çekilmelidir.

    ETT doğrudan trakeaya yerleştirildikten sonra, hava kaçağını engelleyecek şekilde (10 cc hava ile) balon şişirilir. Bu sefer enjektör çıkartılmalıdır, aksi halde verilen hava balondan enjektöre geri gelebilir. Tüpün doğru yerleşip yerleşmediğini anlamak üzere, hasta tüpten solutulurken her iki akciğer steteskopla dinlenerek kontrol edilir. Solunum sesleri sağ ve sol akciğerde çok iyi duyulmalıdır. Eğer her iki akciğerden solunum sesleri iyi duyulamıyorsa balon boşaltılmalı ve ETT yaklaşık 2,5 cm geriye çekilip balon tekrar şişirilmeli ve doğru yerleşene kadar solunum sesleri her iki akciğerden tekrar tekrar dinlenerek kontrol edilmelidir.

    ETT, tespit etmeden bırakmamalıdır. Tüpü hastanın ağzına tutturmak için yapışkan bandaj veya 75 cm uzunluğunda sargı bezi kullanılabilir, sargı bezi önce tüpün çevresine ve daha sonra hastanın başının çevresine sarılarak bağlanır. ETT yerleştirildikten sonra, hastanın tüpü ısırmaması için dişleri arasına diş basacağı veya orofarengeal airway.

    Endotrakeal tüpün yerleştirilmesi hızlı ve doğru biçimde yapılmalıdır ve bu işlem en fazla 30 saniye içinde tamamlanmalıdır.

    ETT gerektiği gibi yerleştirilememişse geri çekilmeli ve ikinci bir entübasyondan önce yaklaşık bir dakika pozitif basınçlı ventilasyon uygulanmalıdır.

    Endotrakeal entübasyon sırasında en sık yapılan hata tüpü çok uzağa, sağ ana bronşa yerleştirilmesidir. Doğru tüp yerleşimi, göğsün iki tarafından da iyi duyulabilen solunum sesleriyle kanıtlanır. Eğer solunum sesleri sadece sağ tarafta duyuluyorsa balon söndürülüp tüp 2,5 cm kadar yukarı çekilmeli, balon tekrar şişirilip, akciğer sesleri yeniden kontrol edilmelidir.

    Bir diğer sık rastlanan hataysa, entübasyon esnasında ses telleri yeterince görülmeden tüpün ileri doğru zorlanmasıyla ortaya çıkar. Bu durumda özefagusa(yemek borusuna) girilebilir. Bütün hastalarda, ses telleri görülmeli ve tüpün ucununun bunların arasından geçişi izlemelidir. Bir diğer kişi, krikoid kıkırdağa basarak ses tellerinin daha kolay görülmesini sağlayabilir, buna Sellick Manevrası adı verilir. Bu manevra ses tellerini görünür hale getirirken hastanın öğürmesine ve kusmasına yol açabilir. Krikoid kıkırdağa sıkı baskı uygulandığı sürece özofagus kapanır, yiyeceklerin hava yoluna kaçması da önlenmiş olur. Bu nedenle, krikoid kıkırdağa baskı yapıldığında ETT gerektiği gibi yerleştirilip balonu şişirilinceye kadar basmaya devam edilmelidir. 

    Travmalı bilinçsiz hastanın entübe edilmesi gerekiyorsa ikinci bir AABT çömelip bacaklarını iki yana açarak hastayı kavrar, başını da nötral pozisyonda tutar. Üçüncü bir yardımcı da daha önce tarif edildiği gibi Sellick manevrasını uygulayarak ses tellerini görünür hale getirebilir bu şekilde entübasyon daha rahat uygulanamış olur.

    Bebek entübasyonu için tıklayın.

     

    ENDOTRAKEAL ENTÜBASYONUN KOMPLİKASYONLARI (SORUNLARI)

    F Daha önce değinildiği gibi ETT nin çok ileriye itilmesi en sık görülen komplikasyondur. Bu tüpün sağ ana bronşa girmesine ve sadece sağ akciğerin havalanmasına neden olur. Doğru yerleştirildiği halde dikkatsizlik sonucu kayabilir, o nedenle balon şişirilene ya da tüp uygun şekilde bantlanana kadar bırakılmamalıdır.

    F İkinci komplikasyon ses telleri görülmeden tüpün yerleştirilmeye çalışılmasıyla ortaya çıkar. Genellikle ETT özofagusa girer. Bu durumda mide hızla şişerken akciğerler hiç havalanmaz. Bundan dolayı ETT nin ses tellerinden geçişi izlenmelidir.

    F Üçüncü bir komplikasyon, boyun omurlarının zedelenmesidir. Boyun omurları yaralanması olasılığında, hastanın boynu normal pozisyonda iken ve hareket ettirmeden entübe edilmelidir.

    F Dördüncü komplikasyon, tüpü yerleştirme sırasında fazla zaman harcanmasıyla ortaya çıkar. 30 saniyeden daha uzun sürerse işleme son verilmeli, tekrar denemeden önce en az 60 saniye süreyle hasta % 100 oksijenle solutulmalıdır. Eğer iki kez entübasyon denenmiş fakat tüp yerleştirilememişse, alternatif solutma yöntemleri denenmelidir.

    F Son olarak laringoskop ve ETT'ün ucu yaralanmaya yol açabilir. Eğer laringoskopun ağız kısmı kaldıraç olarak kullanılırsa dişler kırılabilir. Eğer ATT tüpü görmeden, körlemesine öne iterse farenksi yaralayabilir.

    Yukarıda en ince ayrıntılarına kadar anlatılan endotrakeal entübasyonu bir de maddeler halinde okumakta ve başka ipuçlarını yakalamakta yarar olur diye düşündüm ve aşağıdaki bilgileri aktarıyorum:

     

    ENDOTRAKEAL ENTÜBASYON (İYD) İÇİN GEREKLİ MALZEMELER

    Ø  Işıklı laringoskop sapı ve ağızları (bleytleri)

    Ø  Yol gösterici/kılavuz (Stylet)

    Ø  Enjektör

    Ø  Magills pens

    Ø  Suda çözünen kayganlaştırıcı

    Ø  Aspiratör

    Ø  Balonlu maske (BVM) 

     

    HASTAYA GÖRE ETT SEÇİMİ

    Erişkinlerde balonlu olanlar tercih edilir. Erişkin ETT ölçüleri

    F Erkek - 8.0, 8.5

    F Kadın - 7.0, 7.5, 8.0

    Ø  Bleyt(laringoskop ağzı): Mac - 3 veya 4 ya da Miller - 3

    Ø  Tüpün uzunluğu: Genellikle dişten itibaren 20 – 22 cm 

    Başa Dön

     

    ÇOCUKLARDA ETT

     

    ERİŞKİN İLE ÇOCUK ARASINDAKİ FARKLAR

    Ø  8 yaşın altında balonsuz tüpler ve Miller bleyti tercih edilir

    Ø  Tüp ölçüleri

    · Prematür: 2.0, 2.5

    · Yenidoğan: 3.0, 3.5

    · 1 yaş: 4

    · Üstü: (yaş/4)+4

    ·  Pratik yöntem: çocuğun serçe parmağının çapı ile ETT nin iç çapı kıyaslanır, eşitse, takılabilir.

    Ø  Uzunluğu (cm)

    · Tüpün iç çapı x 3

    · 12 + (yaş/2)

    Ø  Anatomik farklılıklar: Henüz gelişimi tamamlanmadığından bebekte/çocukta solukyolu huni şeklindedir

    Ø  Kolaylıkla çıkabilir: Kullanılan EET balonsuz olduğundan kolaylıkla çıkabileceğinden iyi sabitlenmelidir 

    Başa Dön  

     

    Hastanın Başının Duruşu (pozisyonu)

    ETT entübasyon sırasında önemlidir, ancak doğru duruşta ses telleri daha rahat görülebilir. Doğru duruş için aşağıdaki hayali üç düzlemin doğru ayarlanması gerekir: 

    Ø  T – Trakea düzlemi

    Ø  P – Farinks düzlemi

    Ø  O – Orofarinks düzlemi 

     

    SOLUK YOLUNUN  ETT GİRİŞİMİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

    Girişim esnasında aşağıdaki oluşumlar kolay ya da zor girişime neden olabilirler. O nedenle girişim öncesi incelenip çıkabilecek sorunlara karşı önlem alınmasında yarar vardır.

    Ø  Boyun omurları (Cervical Spine)

    Ø  Temporal mandibular eklem

    Ø  Boynun uzunluğu, ölçüsü(genişliği) ve kas yapısı

    Ø  Çenenin yüze oranı

    Ø  Dişleklik

    Ø  Dilin büyüklüğü  

     

    İngilizceniz iyiyse bunları hatırlamak için MOUTH kısaltmasından yararlanabilirsiniz

    M  Mandibula (çene)

    O  Opening (açıklık)

    U  Uvula

    T  Teeth (dişler)

    Head (baş)

    S  Silhouette(gölge, karaltı, silüet)) 

     

    Lemon Yasası

     L  Look externally (dıştan incele)

     E  Evaluate the 3-3-2 rule (3-3-2 kuralını değerlendir)

    M  Mallampati sınıflamasına bak

    O  Obstruction (tıkanıklık var mı)?

    N  Neck Mobility (boyun hareketli mi)? 

     

    DIŞTAN İNCELE (LOOK)

    Ø  Hastalık derecesinde şişmanlık var mı ? (Morbidly obese)

    Ø  Saç, sakal var mı?

    Ø  Dar yüzlü mü?

    Ø  Dişlek mi?

    Ø  Yaralanma var mı?  

     

    3 – 3 – 2 KURALI

    Ø  Temporal Mandibular Eklem (3 – 3 – 2)

    Kesici dişler arasındaki mesafe 3 parmak (3 – 4 cm) olmalıdır

    Ø  Mandibula (3 – 3 – 2)

    Çene çıkıntısı (mentum) ve hyoid kemik arasındaki mesafe 3 parmak olmalıdır

    ·      3 parmaktan kısaysa FDil büyük görüneceğinden, glottik açıklığın görülmesini engelleyecektir

    ·      3 parmaktan uzunsa FAğız ekseni uzar, üç düzlemi dengelemek zorlaşır

    Ø  Larinks (3 – 3 – 2)

    Erişkinde C 5,6 seviyesindedir. Eğer daha yüksekte olursa, glottik açıklığı görmek zorlaşır. Ağız tabanından tiroid kıkırdağa kadar iki parmak mesafe olmalıdır  

     

    MALLAMPATİ SINIFLAMASI

    Bu sınıflama, ses telleri arasındaki açıklığın (glottis) görülme genişliğine göre yapılmıştır; bu sınıflama ile intübasyon esnasında karşılaşılabilecek zorlanma olasılıklarının belirlenmesi amaçlanmıştır

    Ø  Hastanın başı geriye yatırılır

    Ø  Ağzı mümkün olduğunca açılır

    Ø  Dil mümkün olduğunca öne çekilir

    Ø  Farinksin arka kısmı görülür

    Ø  Glottis, açıklığına göre sınıflandırılır

    Ø  2. sınıflamaya göre intübasyonda başarısızlık olasılığı düşüktür

    Ø  4. sınıflamaya göre intübasyonda başarısızlık olasılığı yüksektir

    Ø  Acil durumlarda kullanışlı değildir

    Gayri resmi yorumum(bu yorum konuyu hazırlayan Louis Gonzales’e aittir) 

    Ø  Farinksi görmek için dil basacağını/bleyti) kullanın  

     

    TIKANIKLIKLAR

    Bilinen ya da olası tıkanma nedenleri

    Ø  Yabancı cisim

    Ø  Tümör

    Ø  İltihap

    Ø  Epiglot

    Ø  Kanama (Hematom)

    Ø  Yaralanma

    BOYNU HAREKET ETTİRME OLANAĞI

    Ø  Orotrakeal (ağız-soluk borusu) entübasyonu için en uygun düzlemi sağlamak açısından önemlidir

    Ø  Boyun omurlarının(yaralanma nedeniyle) sabitlenmesi  veya romatoit artrit gibi nedenlerle boyun hareket ettirilemeyebilir

    Ø  Hızlı deneme: Çeneyi göğse değdir sonra tavana doğru kaldır

     

    LARİNGOSKOPUN KULLANILIŞI:

    Öncelikle takarken ağızla sap birbirine yakın ve paralel tutulur ve sap ile ağız kilit yerleri birbirine geçirilir, "tık" sesi duyulup kilitlendiğinde 90 derece olacak şekilde açılır, bu temas sırasında ağızda yer alan ve ses tellerini görmeye yarayan  lambası yanar. Pilin çabuk bitmemesi için, laringoskop ışığının yandığı kontrol edildikten sonra, kullanana kadar kapatılır(kilit yerinden çıkarmadan sap ile ağız paralel hale getirilir).

    EĞRİ AĞIZ (BLEYT; Macintosh)

    Ø  Sağdan gir sola doğru ilerlet

    Ø  O kısmın anatomisini gözünde canlandır 

    Ø  Laringoskopun ağız ucunu valleculaya(epiglot ile dil kökü arasındaki girintiye) yerleştir

    Ø  Sapını kaldırarak, dili dolaylı yoldan öne doğru çekin

    Ø  Laringoskopu DİŞLERE DAYAMAYIN Kİ DİŞLER ZORLANMAKTAN KIRILMASIN 

    DÜZ AĞIZ (BLEYT; Miller)

    Ø  Sağdan gir sola doğru ilerlet

    Ø  O kısmın anatomisini gözünde canlandır 

    Ø  Laringoskopun ağız ucu, valleculayı geçerek epiglotun üstüne ulaşsın

    Ø  Sapını kaldırarak kaldırarak, dili doğrudan öne doğru çekin

    Ø  Laringoskopu DİŞLERE DAYAMAYIN Kİ DİŞLER ZORLANMAKTAN KIRILMASIN 

     

    ETT nin UYGULANIŞI

    Ø  Hastanın duruşunu(pozisyonunu) ayarlayın, hastayı solutun

    Ø  EKG ve

    Ø  Pulse oksimetreden hastanın durumunu değerlendirin

    Ø  Hastanın soluk yolunu zorluk açısından değerlendirin

    Ø  Kullanacağınız bütün malzemeleri bir araya getirerek aspiratörü, ETnin balonunu tekrar kontrol edin

    Ø  Hastayı hiperventile edin (30-120 saniye kadar %100 oksijenle solutun)

    Ø  Başın duruşunu ayarlayın ve hastanın ağzını açın

    Ø  Laringoskopu sağ taraftan içeri doğru sokun

    Ø  Sol tarafa doğru ilerletin

    Ø  Anatomik belirtkeleri(landmarks) hatırlayarak bulmaya çalışın

    Ø  Laringoskop bleytini ilerletin

    · Eğri bleytleri Valleculaya kadar

    · Düz bleytleri epiglotun altına kadar

    Ø  Düz bleytle doğrudan; eğri bleytle dolaylı olarak Epiglotu kaldırın

    Ø  Ses tellerini ve aradaki açıklığı (glottisi) görün

    Ø  Ağzın köşesinden ETT yi ağza sokarak açıklığa kadar ilerletin

    Ø  Hastayı solutun ve bu esnada sağ ve sol akciğerleri steteskop la dinleyin; her iki akciğerin eşit havalandığından emin olun

    Ø  ET nin balonunu şişirin, tüpün iyi yerleşip yerleşmediğini tekrar kontrol edin ve tüpü sabitleyin ve solutmayı etkin biçimde sürdürün  

     

    ETT nin yanlışlıkla özefagusa (yemek borusuna) yerleştirilmesi en sık karşılaşılan sorunlardan birisidir.

    O halde, bu durumun bilincinde olup; belirti ve bulguları gözleyin.

    Sorun oluşmuşsa, hemen fark edip hatayı düzeltin !

     

    ETT DOĞRU YERLEŞTİ Mİ?

     

    GELENEKSEL KONTROL YÖNTEMLERİ

    Ø  ETT nin ses tellerinden içeri girdiğini görmek

    Ø  Akciğerlerde solunum seslerinin duyulması

    Ø  Göğüs kafesinin, sağ ve sol tarafta eşit olarak yükselip alçalması

    Ø  ETT de giren çıkan havaya bağlı oluşabilecek buhar

    İLAVE OLARAK GELİŞTİRİLMİŞ YENİ YÖNTEMLER

    Ø  Pulse oksimetre(parmak nabzından oksijenlenmeyi saptama)

    Ø  End Tidal CO2

    DOĞRU YERLEŞİMİN GÜVENİLİR KISTASLARI

    Ø  Hastanın durumunda görülen bariz iyileşme

    Ø  ETT nin ses tellerinden içeri girdiğini görmek

    Ø  Fiberoptik ışığı kıkırdak halkada (cartilaginous rings) veya karinada görmek

    DOĞRU YERLEŞİMİN KISMEN GÜVENİLİR KISTASLARI

    Ø  CO2 seviyesinin ölçümü

    Ø  Rapid inflation of EDD

    Başa Dön  

     

    DİĞER SOLUK YOLU AÇMA YÖNTEMLERİ

     

    BURUNDAN KÖRLEME TÜP TAKMA (Blind Nazotrakeal Intübasyon)

    Ø  Hastanın başının duruşunu ayarlayın

    Ø  Hastayı oksijenlendirin

    Ø  Hastanın EKG sini ve

    Ø  Nabızdan oksijen düzeyini(pulse oksimetre) izleyin  monitor

    Ø  Aşağıdaki sıralanan yapıları, tüp takmayı zorlaştıracak bir sorun veya takıldığında oluşabilecek yan etki olasılığı açısından inceleyin

    Ø  Yüz ortasındaki kemikleri

    Ø  Kafa arkasında kırık olasılığı

    Ø  Burun tıkanıklığı ya da burun duvarında eğrilik (septal deviation)

    Ø  Kullanacağınız malzemeleri tekrar gözden geçirin

    Ø  Tüpün ucuna suda çözünür kayganlaştırıcı sürün; ısıtmayın

    Ø  Hastanın duruşunu ayarla (tercihen dik oturur)

    Ø  Tüpü daha geniş olan burun deliğinden sok

    Ø  Dikkatlice, düzenli ve yavaş yavaş içeri doğru ilerlet

    Ø  Tüpe giren çıkan havanın sesini dinle

    Ø  Tüpü ilerlet

    Ø  Doğru yerleşip yerleşmediğini kontrol et

    Ø  Balonu şişir, yerinde olup olmadığını tekrar kontrol et

    Ø  Ve çıkmaması için tüpü sabitle

     

    PARMAKLA TÜP YERLEŞTİRME (Digital Intubasyon)

    Ø  Körleme  yöntemdir 

    Ø  Başarı yüzdesi konusunda çeşitli olasılıklardan söz edilmektedir

    Ø  Epiglotu kaldırmak üzere orta parmak kullanılır

    Ø  Epiglot kaldırıldıktan sonra ucu kayganlaştırılmış tüp orta parmak hizasından içeri doğru sokulur

    Ø  Tüpün doğru yerleştiğini kontrol etmek için, orotrakeal (ağızyoluyla) entübasyondaki ölçü kullanılır

     

    CERRAHİ KRİKOTİROTOMİ

    Önerildiği Durumlar: soluk yolunun mutlaka açılması gerektiği ancak,

    Ø  Yapısal ya da anatomik nedenlerle ETT takılamadığı VE

    Ø  Soluk yolunun düzenli devamlılığının sağlanamadığı durumlarda uygulanır

    Ø  VEYA soluk yolunun mutlaka açılması gerektiği ancak,

    Ø  Üst soluk yolundaki tıkanıklığın giderilemediği VE

    Ø  Birçok kez başarısız ETT takma girişimi VE

    Ø  Kullanılan diğer solutma yöntemlerinin işe yaramadığı durumlarda, uygulanabilir

    Önerilmediği Durumlar

    Ø  Gerçekten, takılma zorunluluğu yoksa

    Ø  Yarar > Zarar ikileminde zarar ağır basıyorsa

    Ø  8 yaşın altında (bazıları ise 10, 12 yaşın altı olarak belirtiyorlar)

    Ø  Larinks veya krikoid kıkırdakta kırık varsa

    Ø  Trakeal girişim girişim bulguları varsa

    İpuçları

    Ø  Anatomi bilginiz tam olmalı

    Ø  Kesi kısa olsun, alt trakeaya (inferior trachea) uygulamaktan kaçının

    Ø  Boylu boyuna kesmenize gerek yok sadece içeri hava girecek kadar kesi yapın

    Ø  Çok hızlı çalışın

    Ø  İçeri bir şey girene kadar dışarı bir şey çıkmaz (hava girişi için kanül ya da tüp okana kadar hava alış verişi olmaz)

    Ø  Mutlaka bir plan yaparak çalışın ve her koşula hazırlıklı olun

     

    İĞNE İLE KRİKOTOMİ /TRANSTRAKEAL JET VENTİLASYON (1, 2 )

    Önerildiği Durumlar

    Ø  Cerrahi krikotirotomi ile aynıdır

    Ø  İğne krikotomi yapılmışsa bu durumda  cerrahi krikotirotomi yapılmaz

    Önerilmediği Durumlar

    Ø  Daha önce yapılışı hiç görülmemişse

    Ø  Trakeal kesi olan durumlarda sakıncalıdır

     

    DİĞER SOLUK YOLU AÇMA SEÇENEKLERİ

    Ø  Birden fazla tüpü olan cihazlar (CombiTube, PTLA)

    Ø  Laringeal Maske Airway (LMA)

    Ø  Esophageal Obturator Airways (EOA, EGTA); özefagusu kapatan soluk yolu (1,  2 )

    Ø  Işıklı yol gösterici (Lighted Stylets), takılışı

     

    CombiTube®  ( 1, 2)

    Kullanılmayacağı durumlar:

    Ø  Hastanın uzun boylu olması 

    Ø  Öğürme refleksi varsa

    Ø  Korozif (tahriş edici) veya uçucu madde içeren bir şeyler yenmiş ve sindirilmişse

    Ø  Hx of esophageal disease

     

    Laringeal Maske Airway (LMA)

    Ø  Genellikle ameliyathanelerde kullanılır

    Ø  Hastane dışı kullanım da gittikçe artmaktadır

    Ø  Yüksek hava basıncında kullanışlı değildir

    Ø  ETT yerine kullanılmaz

    Ø  Çeşitli modelleri ve ölçüleri var 

     

    Esophageal Obturator Airway, Esophageal Gastric Tube Airway(Yemek borusunu kapatan soluk yolu, yemek borusu mide tüplü soluk yolu)

    Ø  Günümüzde daha az kullanılmaktadır

    Ø  Komplikasyon oluşturma oranı yüksektir

    Kullanılamayacağı durumlar

    Ø  Hastanın uzun boylu olması

    Ø  Tahriş edici (Caustic/kostik) madde sindirilmişse

    Ø  Özefagus/ karaciğer hastalıklarında

    Ø  Hali hazırda bundan daha uygun soluk yolu açma olanakları var  

     

    Işıklı Yol Gösterici (Lighted Stylette)

    Ø  Henüz kullanımı yaygınlaşmamıştır

    Ø  Pahalıdır

    Ø  Trakeayı görüntüleyen başka yöntemler var 

     

    İlaç Destekli Entübasyon (Pharmacologic Assisted Intubation “RSI”)

    Sakinleştirici(sedation) amaçlıdır

    Ø  Endişeyi/korkuyu azaltır

    Ø  Bellek kaybına neden olur (induce amnesia)

    Ø  Öğürme refleksini, normal solunumu baskılar

    Ø  Doğumda, endişeli,ajite hastalarda kullanılır

    Kullanılmayacağı durumlar

    Ø  Hastada aşırı duyarlık (alerjiye yatkınlık) varsa

    Ø  Hasta düşük tansiyonlu ise

    Ø  En sık kullanılan sedatifler

    ·  Benzodiazepin (diazepam, midazolam)

    ·  Narkotikler (fentanyl)

    ·  Anestezi oluşturan ilaçlar (Anesthesia Induction Agents)

    §  Etomidate

    §  Ketamine

    §  Propofol (Diprivan®) 

     

    HASTANE ÖNCESİ ACİL BAKIM UYGULAMALARINDA

    BAŞARISIZLIK BİR SEÇENEK DEĞİLDİR!

     

    İĞNE İLE TORAKOSTOMİ

    Uygulanması Önerilen Durumlar:

    Ø  Basınçlı pnömotoraksın belirti ve bulguları varsa

    Ø  PEA olan veya olası basınçlı pnömotoraks nedeniyle oluşan kalp durmasında

    Uygulanmayacak Durumlar:

    Ø  Yukarıdaki koşullar yoksa uygulanmaz

    Basınçlı Pnömotoraksın(Tension Pneumothoraks) Belirti ve Bulguları:

    · İleri derecede solunum güçlüğü

    · Akciğer seslerinin azalması ya da hiç duyulmaması

    · Elle solutma yapıldığında direnç oluşması

    · Kardiyovasküler kolaps (şok)

    · Göğüs genişlemesinde sağ ve sol taraf arasında eşitsizlik

    · Endişe, huzursuzluk, veya siyanoz (ilerlemiş dönem belirtileri)

    · Jugular venlerde dolgunluk(JVD ) ya da trakeanın orta hattan yana kayması (ilerlemiş dönem belirtileri)

    Malzemenizi hazırlayın: Geniş çaplı anjiyoket

    Giriş yapılacak nokta: köprücük kemiğinin ortasından çizilen dik hattın (midklavikular hat) ikinci kaburga arası boşlukla (interkostal) kesiştiği nokta

    Ø  Katateri/iğneyi, üçüncü kaburganın hemen üstünden batırın ve plevral boşluğa girin (iğneyi üçüncü kaburganın hemen üstünden yapmamızın nedeni: kan damarlarının ve sinirlerin kaburgaların alt kenarlarında-örnek ikinci kaburganın alt kenarında- yer almasındandır)

    Ø  Kataterin içindeki iğneyi çıkar ve yabancı cisim sabitler gibi kateteri sabitle

     

    Başa Dön

    Geri Dön

    KAYNAKLAR

    1.     http://www.templejc.edu/dept/ems/Pages/PowerPoint.html, Louis Gonzales, Temmuz 2005

    2.     Amerikan Ortopedik Cerrahlar Akademisi, “Hasta ve Yaralıların Acil Bakımı ve Nakledilmesi “, 4. Baskı, 1991 Nassetti Limited, İstanbul. (1987, AAOS, USA)

    3.     http://www.nassetti.com.tr/nassettianasayfa.htm temmuz2005

    4.     Çeşitli tıbbi cihaz tanıtım kitapçıkları