SICAK ACİLLERİ
Sıcak acilleri birçok nedenle ortaya çıkabilir: sıcağın tipi ( kuru veya nemli ), maruz kalınan ısı yoğunluğu ve süresi, kişinin yaşı ve hastalık öyküsü vb.
SICAK ACİLLERİNİN NEDENLERİ
Vücutta ısı hastanın üretimini artıran Etkenler:
·
Fiziksel uğraşlar ( antreman, toprakla uğraşmak, inşaatta çalışmak
vb )
·
Enfeksiyon nedeniyle vücut ısısının yükselmesi
·
Hipertiroit
·
Ajitasyona neden olan ruhsal durum
·
Amfetamin ve kokain kullanımı Isı emilimini artıran etkenler:
·
Kapalı ve havalandırılmayan sıcak yerlerde
bulunmak
·
Sıcak yerlerde çalışmak ( fırın, çelik
fabrikası, tarla vb )
·
Yaz sıcağında çocukları kapalı arabalarda
bırakmak Isı kaybını önleyen etkenler:
· Yüksek
ısı, yüksek nem oranı ( % 75á ), rüzgar (
iklim özellikleri )
· Şişmanlık, diabetes mellitus, alkolizm ( Alkol,
vazodilatasyona neden olur. Vazodilatasyon sonucunda vücut ısısı yükselir. Sıcak
havada bu durum sıcak hastalığına, hatta ölüme bile neden olabilir.)
· Vazodilatasyon mekanizmasının bozulması
· Terleme yeteneğinin bozulması
· Kistik fibrozis, deri hastalıkları
· Kalın giysiler
· İlaçlar: - Diüretikler: Dehidratasyona neden
olur ve kardiyovasküler sistemi etkilerler. - Trankilizanlar ve
bazı Antihistaminikler: Hipotalamusu etkileyerek terlemeyi önlerler. - Betablokerler,
Fenotiazin grubu vd.
** Narkotikler, trankilizanlar ve alkol,
düşünme ve karar verme yeteneğini etkilediklerinden, sıcak ortamlarda kişilerin
kendilerini korumak üzere gerekli önlemleri almalarını engellerler. Örneğin,
güneşte durmaktansa gölgelik ve serin bir yere sığınmayı düşünemezler.
Vücudun, yükselen
ısısını düşürmek için gösterdiği tepkiyi bozan etkenler:
· Dehidratasyon
· Hipokalemi
· Kardiyovasküler hastalıklar
· Geçirilmiş nöbet veya merkezi sinir sistemi
bozuklukları (parkinson hastalığı gibi) Yaş:
· Yenidoğan bebekte ısı düzenleyici mekanizmalar
henüz gelişmediğinden terleme gerçekleşemez.
· Yaşlılarda susuzluk hissi azaldığından
kaybedilen sıvı yerine konamaz. Ayrıca çeşitli hastalıklar ve ilaç kullanımları
yaşlılarda sıcak acillerine yatkınlık artar. YÜKSEK ISIYA KARŞI
VÜCUDUN GÖSTERDİĞİ FİZYOLOJİK TEPKİ Vücudun iç ısısının nasıl
dengelendiğini biliyoruz. Şimdi de, dış ortamın ısısının ve neminin vücut
ısısından yüksek olması halinde, vücudun gösterdiği bazı fizyolojik tepkileri
gözden geçirelim:
ü
Derideki
ısı algılayıcılar algıladıkları ısıyı beyne iletirler. Bunun üzerine
hipotalamustaki sempatik merkez baskılanır ve damarlar genişler (vazodilate
olur). Isı, terleme ve diğer düzenekler yoluyla düşürülür.
ü
Ciltteki
vazodilatasyon nedeniyle damar sisteminde dolaşan kan hacmi azalır. Dolaşan kan
hacmini aynen korumak için kardiyak output artar; kalp atım sayısı artar
(taşikardi), dolayısıyla iş yükü artar. Vazodilatasyon uzun süre devam
ettiğinde, sempatik uyarıya tepki olarak arterlerde kasılmayı sağlayan vazomotor
kontrol tamamen kaybolur. Periferde göllenme olur ve hastada klinik olarak
nörolojik şok tablosu görülür.
ü Beyin,
vücuttaki ısı üretimini azaltmak amacıyla, kasların az çalışmalarını sağlar
(sıcak havalardaki tembelliğin nedeni)
ü
Ciltteki
dolaşımda kan miktarı arttığı için, iç organlara giden kan miktarı azalır.
Beyine giden kan da azalacağından, merkezi sinir sistemine ulaşan yetersiz kan,
anormal yüksek ısıya sahip olacaktır. Yetersiz kanlanma nedeniyle, beyin ısıyı
düzenleyecek güce sahip olamadığından, tepki olarak baş ağrısı, halsizlik,
düşüncede dağınıklık ve ruhsal dalgalanma görülecektir.
ü
Eğer,
kişi terliyorsa, deri yoluyla aşırı miktarda sodyum, klor ve diğer elektrolitler
kaybedilir. Sonuçta kas krampları ve dehidratasyon meydana gelebilir.
Sıcak krampları genellikle alt
ekstremitelerde ve/ veya karında görülen kas ağrılarıdır. Sebebi aşırı terleme
ve buna bağlı tuz kaybıdır. Genelde fiziksel durumu iyi olan kişilerin sıcak ve
nemli havada iş veya egzersiz yapmaları sonucu görülür. Kişi aşırı terleme
sonucu su ve tuz kaybeder. Susama nedeniyle su içtiğinde, su kaybını yerine
koyarken tuz kaybı yerine konmadığından kişide hiponatremi gelişir.
Sonuç olarakta kramplar meydana gelir. Sıcak krampı tedavi edilmediğinde, sıcak
bitkinliğine dönüşür. Belirtileri:
·
Parmaklarda,
kollarda, bacaklarda ve karın kaslarında kasılmalar; kramp tarzı
ağrılar olur, bulantı, kan basıncında düşme, hızlı nabız, normal vücut ısısı, terleme
nedeniyle nemli ve soluk bir cilt. Kişinin bilinci açıktır. Acil Bakım:
·
Hasta serin ve gölgelik bir ortama alınır
ve dinlenmesi sağlanır.
Bayılacakmış gibi hissediyorsa sırt üstü yatırılır.
·
Bulantısı yoksa ve kendisi içebilecek
durumdaysa, bir veya iki bardak tuz içeren sıvı verilir. Örneğin, ½ çay kaşığı
tuz ilave edilmiş su yada ayran verilebileceği gibi, sodyum içerdiği için
limonata da verilebilir. Yavaş içmesi önerilmelidir.
· Ağızdan sıvı almasını engelleyecek kadar
bulantısı varsa, damar yolu açılarak % 0.09’ luk NaCl ( Serum fizyolojik )
başlanır ve hızlı verilir. Miktarı doktor önerisine göre ayarlanabilir.
· Kramp girmiş kasa masaj yapılmaz.
· Sıcak krampı geçiren kişi(özellikle
sporcular) en az 12 saat ağır hareket/antreman yapmamalıdır. Aksi halde sıcak bitkinliği veya çarpmasına dönüşebilir.
UNUTMAYIN: Sadece tuz kaybını karşıladığınızda, bulantı ve su kaybı
artacaktır; sadece su kaybını karşıladığınızda ise zaten az olan Na yoğunluğu su
ile daha da azalacaağından kramplar daha da artacaktır.
Sıcağın etkisiyle meydana gelen damar
genişlemesi sonucu organlarda kan göllenmesi ve terleme sonucu dolaşan kan
hacminde azalma başlar. Azalan kan
dolaşımı nedeniyle merkezi sinir sisteminin yeterince kanlanamaz ve sıcak
bitkinliği tablosu ortaya çıkar. Genellikle
aşırı sıcak ve nemi yüksek ortamlarda çalışan kişilerde görülür. Dehidrate, yaşlı ve hipertansiyonlu
kişilerde yatkınlık fazladır. Yaşlılarda, susama hissi yaşla orantılı olarak
azaldığında terlemelerine karşın az su içerler. Hipertansiyonlularda ise,
aldıkları ilaçların etkisiyle elektrolit ve sıvı
kaybı yatkınlığı artırır. Belirtileri:
· Senkop ( bayılma ), baş ağrısı, halsizlik, baş
dönmesi, bulantı, aşırı terleme sonucu soluk ve nemli deri, düşük- normal veya
yüksek vücut ısısı, hızlı ve zayıf nabız, hafif oryantasyon bozukluğu, hızlı ve
yüzeysel solunum, düşük kan basıncı.
Ortostatik
değişiklikler (oturma ve yatma durumuna
göre kan basıncının farklı olması) Acil Bakım:
· Hasta serin ve gölgelik bir ortama alınır.
Giysileri çıkartılır. Sırt üstü yatırılarak bacakları yükseltilir.
· Eğer hastanın ateşi yüksekse, ılık suya
batırılmış süngerle vücudu ıslatılabilir, ıslak
çarşafa sarılabilir, vantilatörle soğutulabilir
veya ambulansta klima ayarlanabilir. Aniden ısı
düşürmeye gerek yoktur o nedenle iki soğutma işlemi birarada
uygulanmamalıdır.
· Tuz içeren içeceklerle (ayran,
limonata vd.) eksilen su ve tuzu dengeleyin. Hastanın bilinci gidip geliyorsa
veya bulantı nedeniyle içemeyecek durumdaysa, damar yolu açarak, damar yolundan
SF veya RL başlayın.
Ø
Bilinç düzeyinde değişiklik varsa, glukoz düzeyine bakın (hipoglisemi olabilir)
Ø
Hastanın hastaneye götürülmesi gereken durumlar :
§Bilinç
kaybı varsa
§Kişide
kalp-damar hastalığı varsa, hastaneye götürülmelidir
ØHastaneye
naklediyorsanız, nakil esnasında
§Yüksek
yoğunlukta oksijen başlayın,
§
EKG monitörüne
bağlayarak izleyin
·
Tedavi edilmediği takdirde sıcak çarpmasına
dönüşür. Fazla sıcak nedeniyle aşırı
terleyen kişi, kaybettiği sıvıyı telafi etmek üzere su içer ancak terle
kaybettiği sodyumu yerine koymazsa, zaten az olan sodyumun içilen su nedeniyle
yoğunluğu iyice düşeceğinden ortaya çıkan tabloya su zehirlenmesi
denilmektedir. Tedavi edilmezse(sodyum yerine konmazsa) bilinç düzeyi gittikçe
kötüleşir ve kişi komaya girer. Belirti ve bulgular:
•Sodyum
eksikliğinde, sıcak bitkinliğine benzer belirti ve bulgular ortaya
çıkar:
§Bulantı,
kusma, baş ağrısı, bilinç düzeyinde değişiklik ACİL BAKIM:
ØAğızdan
alabiliyorsa, tuzlu içecekler verilebilir,
ØAğızdan
alamıyorsa damar yolundan SF(%0.9 NaCl) başlanır. Tüm sıcak acilleri içerisinde en ölümcül
olanıdır. Çünkü vücudun ısı düzenleyici mekanizmaları bozulmuştur. Isı
düzenleyici mekanizmanın bozulması sonucunda vücut ısısı tehlikeli şekilde
yükselir. 40 °
6 C ye kadar ulaşan ısı, beyin hücreleri ve kan damarları başa olmak üzere
hücrelerde hasara neden olur. Mortalite % 25-50 civarındadır. Her yaştaki bireyde
görülebilir. Sıcak çarpması etkilediği iki farklı grup nedeniyle ikiye
ayrılabilir: 1-Klasik ( pasif ) sıcak çarpması:
Genellikle sıcak hava dalgalarında görülür. Çok yaşlı, çok genç veya güçsüz
kişiler; kronik hastalığı olanlar ( diabet, kalp yetmezliği vd ), alkolikler,
diüretik ve trankilizan kullananlar etkilenirler. Sıcak havanın etkisiyle
meydana gelen aşırı terleme ve dehidratasyon sonucunda klasik sıcak çarpması
görülür. 2-Egzersize bağlı sıcak çarpması:
Genellikle genç ve sağlıklı kişilerde ( atlet,
asker gibi ) görülür. Aşırı sıcak ve nemli havada egzersiz yapıldığında,
özellikle dış ortamın ısısı vücut ısısına yaklaşmış ve nem oranı % 60 civarında
seyrediyorsa sıcak çarpması meydana gelir. Belirtiler:
Konfüzyon ( zihin karışıklığı ), deliryum ( huzursuzluk,
taşkınlık ), koma ( şuur kaybı, derin uyku hali ), merkezi sinir sistemi (
tremor, nöbet, genişlemiş sabit pupiller ), 40
°6 C
üzerinde vücut ısısı, hızlı ve değişken nabız, hızlı solunum, klasik tipte
normal veya düşük, egzersize bağlı tipte ise yüksek kan basıncı, kuru ve
kızarık cilt. Acil Bakım:
· Soluk yolunun açıklığı ve devamlılığı
sağlanır, oksijen verilir. Oksijen hastanın durumuna göre ayarlanabilirse de,
yüksek yoğunlukta ve geri dönüşsüz maske ile verilmesi uygundur.
· Hasta serin ve gölgelik bir ortama alınır.
Üzerindeki giysiler çıkartılır. Başı yükseltilir. Bilinci kapalı ise yan yatar
pozisyon verilir.
· Hasta acilen ve hızla soğutulur. Bunun
için iki soğutma yöntemi birden kullanılır:
I-
Hastanın vücudu ılık musluk suyu ile
silinir veya bu suda ıslatılmış havlu ya da çarşafla sarılır.
II-
Varsa vantilatör veya ambulansa alınmışsa havalandırma
çalıştırılır, ya da kapı pencere açılarak cereyan yaptırılır.
Kısa
aralıklarla hastanın rektal ateşine bakılır. Vücut ısısı 39°
C dereceye düştüğünde soğutma işlemlerinden birine hemen son verilir. Ve ateş
düşene kadar sadece bir soğutma işlemi uygulanır. Vücut ısısını
birden bire 37°
C ye düşürürseniz ısı düzenleme mekanizmalarını bozar ve ölüme neden
olabilirsiniz, o nedenle bu konuda dikkatli olun.
Elimizde
buz paketleri varsa, hastanın koltuk altlarına, kasıklarına, boynuna ve başına
küçük havlulara sardıktan sonra konabilir.
· Damaryolu açılarak, egzersize bağlı tipte % 5
lik dekstrozun sudaki çözeltisi damar açık kalacak şekilde ( DAKŞ ); klasik
tipte ise, hipovolemik belirtiler görülüyorsa % 0.09 ‘luk NaCl veya Ringer
laktat verilebilir.
· Yaşam bulguları, bilinç düzeyi ve kalp ritmi
yakından izlenir.
Ø
Gerekli olabilecek ilaçlar
§Hipoglisemi
olasılığında Glucose
(yoksa % 30 luk dekstrozdan 75 ml)
§Nöbet
geçiriyorsa
Diazepam
Ø
Sıcak çarpmasına bağlı oluşabilecek sorunlara karşı uyanık olun
§Disritmileri(ritim
bozukluklarını) atlamayın
§Pulmonar
ödem
belirti ve bulgularını araştırın
Ø
Hastaneye nakledin ATEŞ
(FEVER, PYREKSİA) ATEŞ,
genellikle vücudun, mikroorganizmalara (pirojenlere) karşı bir tepkisidir.
Vücutta çoğalmaya çalışan hastalık yapıcı mikroorganizmalar karşısında
hipotalamik termostat, ısıyı yükselterek hem mikroorganizmalar için hoş olmayan
sıcak bir ortam oluşturur hem de bağışıklık sistemini uyarır. ACİL BAKIM: Sıcak acillerine bağlı
olmadığını mikrobik bir ateş olduğunu anladığınızda 38°5 C kadar herhangi bir
müdahale yapmayın. Sadece üzerinde fazla giysiler varsa çıkarın ortamın ısısını
hafif düşürün ve hastaneye nakledin. Bu arada ateş yükseliyorsa,
protokolünüze göre veya doktora danışarak oral veya rektal yoldan acetaminophen
verebilirsiniz. Titreme daha öncede
bahsedildiği gibi ısı üretimini artıracağından, titremeye neden olacak soğuk
uygulamalardan kaçının (evde iseniz, vücut ısısı civarında, 35-36°C suda banyo
aldırılabilir). AABT,
KENDİSİNİ SICAK ÇARPMASINDAN
NASIL KORUYABİLİR ?
Özellikle ağustos ayında, sıcak hava
dalgalarının yoğun olduğu dönemde çalışırken, kendinizi serin tutacak önlemler
almak zorundasınız. İşte size birkaç ipucu:
·
Açık renkli, vücudu sarmayan serbest giysileri
tercih edin. Bu tip giysiler güneş ışınlarını yansıtır, terlemeyi engellemez ve
rahatlık sağlarlar.
·
Serin yerlerde durun. Ani ısı
değişikliklerinden kaçının. Örneğin, çok soğuk klimalı bir ortamdan çok sıcak
olan dış ortama sık sık girip çıkmayın.
·
Ambulansı gölgeye park edin.
·
Günlük sıvı gereksiniminizin üstünde sıvı alın.
Şekerli ve alkollü içeceklerden sakının. Aşırı sıcaklarda iş saatleri dışında
bile alkollü içeceklerden sakının.
·
Boynunuza soğuk su ile nemlendirilmiş havlu
sarın.
·
Ambulansın ön kısmına portatif vantilatör monte
edebilirsiniz.
·
Piknik tipi bir portatif soğutucu edinerek
sıcak havalarda gereksindiğiniz sıvıları elinizin altında bulundurabilirsiniz.
Yarısına kadar buz doldurduğunuz buzluğa, özellikle tuz içeren ( ayran gibi )
içecekler, su, meyve suyu, limonata vb depolayabilirsiniz. Gerektiğinde hem
kendiniz hem de hasta yararlanabilirsiniz. Ayrıca eriyen buzların suyu ile boyun
havlunuzu ıslatabilirsiniz.
·
Baş ağrısı, halsizlik, kramp, bulantı gibi
sıcak çarpması belirtilerine karşı uyanık olun ve tedbirinizi alın. Unutulmaması gereken bir kural:
SICAĞA TAHAMMÜL
EDEMİYORSANIZ, AMBULANSIN DIŞINDA BEKLEYİN
TABLO - 1 : Sıcak acilleri
ÖZELLİKLER
SICAK KRAMPI
SICAK BİTKİNLİĞİ
SICAK ÇARPMASI Patofizyolojisi
Tuz kaybı
Su ve tuz kaybı periferde
göllenme
Isı düzenleyici mekanizmada
bozulma Kas krampı
Var
Olabilir
Olmaz Bilinç
Açık
Değişkenlik gösterir
Kapalı. Deliryum, koma vb
olabilir Deri
Soğuk ve nemli
Soluk, soğuk ve nemli
Kuru, kızarık, sıcak Vücut ısısı
Normal
Yüksek, normal, düşük
40. 6
°
C üzerindedir
Nabız
Hızlı
Normal, taşikardik, bradikardik
olabilir
Hızlı, zayıf ve sıçrayıcı Kan basıncı
Normal veya düşük
Normal veya düşük
Klasik
tipte normal veya
düşük
Egzersiz tipinde yüksek TEDAVİ
·
Egzersiz durdurulur
·
Serin ortama
yatırın
·
Tolere edebiliyorsa
ağızdan su ve tuz desteği sağlayın
·
Tolere edemiyorsa,
damar yolu açın ve SF
verin
·
En az 12 saat
aktivite yapmaması önerilir
·
Masaj yapılmaz
SF : Serum Fizyolojik = % 0.09 NaCl
RL: Ringer Laktat
·
Egzersiz
durdurulur
·
Serin ortama
yatırın
·
Giysileri çıkartın
·
Vücut ısısı
yükselmişse vantilatör veya ıslak uygulama ile soğutun
·
Damar yolu açın,
RL veya SF verin. Genç ise hızlı gönderebilirsiniz, yaşlı ise
doktora danışın
·
Yaşam bulgularını
yakından izleyin
·
ABC kontrol edilir.
Soluk yolunun açıklığı ve devamlılığı sağlanır
·
Geri dönüşsüz maske
ile yüksek yoğunlukta oksijen verin
·
Serin ortama
yatırın
·
Giysilerini
çıkartın
·
Hızlı bir şekilde
soğutun
(39°C
olana kadar),
vantilatör + soğuk ıslak
·
39°
C ye düşünce: sadece
vantilatör veya sadece
soğuk ıslak
uygulanır
·
Damar yolu açın,
DAKŞ
·
% 5 Dekstroz
veya
SF/RL verilebilir
·
Klasik tip ise ve
hipovo- lemi
belirtileri varsa, SF /
RL verilebilir
Başa Dön
Başa Dön
Başa Dön
Başa Dön
Başa Dön
Başa Dön
Geri Dön
KAYNAKLAR:
1- Bledsoe, B.E., Porter, R.S., Shade, B.R., Brady Paramedic Emergency Care, 2
nd Ed.,Prentice Hall, U.S.A., 1994.
2- Caroline, Nancy L., Emergency Care in the Streets, 4 th Ed., Little, Brown
and Company, U.S.A., 1991.
3- Grant, H.D., Murray,
R.H., Bergeron, J.D., Brady, Emergency Care, 6 th Ed.,Prentice Hall,
U.S.A.,1994.
4- http://www.templejc.edu/dept/ems/Pages/PowerPoint.html, Kasım 2004.
5- Amerikan Ortopedik Cerrahlar Akademisi; Hasta ve Yaralıların Acil bakımı ve
Nakledilmesi 4.Baskı; Nassetti, 1991