İLAÇ BİLGİSİ (FARMAKOLOJİ)
İlaç, hastalığın iyileştirilmesinde ya da önlenmesinde verilen kimyasal birleşimdir. İlaçları dört ana kaynaktan elde edebiliriz : hayvansal, bitkisel, mineral, sentetik.
Örneğin diyabetikler tarafından kullanılan insülin ilacı, genellikle hayvan pankreasından hazırlanır (domuz, sığır).
Kökler, yapraklar, çiçekler ve tohumların karışımı ilaçların bitkisel kaynağını oluştururlar; kalp yetersizliğinin tedavisinde kullanılan digitalis, mor foxglove adı verilen yabani çiçeğin kurutulmuş yaprağından hazırlanan bitki kökenli bir ilaçtır. Kalsiyum, demir ve magnezyum gibi mineraller, değişik tıbbi sorunların iyileştirilmesinde kullanılırlar.
Sonuç: bugün pazarlanan ilaçların çoğu sentetik olarak imal edilmektedir. Vitaminlerin, streoidlerin, narkotiklerin ve diğer birçok ilacın sentetik formu geniş olarak kullanılmaktadır.
İlaçların çoğunun birkaç ismi vardır. Bu isimler dört ana grupta toplanır:
1-. Genel isim : Dünya çapında standardize edilmiş, ilaçların birleşimi ve hazırlanma usullerini anlatan kitaplarda ya da diğer resmi yayınlarda listelenmiş olan bir isimdir; antibiyotikler, analjezikler, antialerjikler vd.
2- Ticari isim (markası) : Genellikle üretici firma tarafından verilen isimdir; ilaçlar değişik üretici tarafından pazarlandığında değişik ticari isme sahip olabilirler; Aspirin, Coraspin, Babyprin vd.
3- Kimyasal (jenerik) isim : İlaçların genellikle uzun ve karmaşık olan kimyasal adıdır: asetilsalisilik asit (ASA).
Örnek : tetrasiklin, çok kullanılan antibiyotik türü ilaçtır.
Genel ismi : tetracycline, antibiyotik
Ticari isimleri : Achromycinâ, cycloparâ, mystcelinâ, sumycinâ
Kimyasal ismi : 4-dimethylamino-1,4,4a,5,5a,6,11,12a-octahydro-3,6-10,12,12a-pentahydroxs-6-methyl-1,11-dioxo-2-naphthacenecarboxamide
İLAÇLARIN STANDARTLARI VE KANUNLARI
Birçok ülkede, ilaç üretimi değişik yasal standartlar ile hüküm altına alınmıştır. Bu standartlar, değişik üreticiler tarafından aynı mukavemet ve saflıkta olmasını sağlamak için gereklidirler.
İLAÇ ÇEŞİTLERİ
İlaçlar,
değişik birçok formdan oluşurlar, her biri özel içeriğe sahip olan katı ve sıvı
formların her ikisi. Aşağıdaki liste ilaçların spektrumları ile tanışık olmanız
için hazırlanmıştır. Bu alanda tarif edilen ilaçların alt guruplarını çok
sınırlı kullanabileceksiniz.
KATI İLAÇLAR:
1. TOZ : Doğal ve sentetik kaynaklardan elde edilen
ilaçların, ezilerek toz haline getirilmiş halleridir. Ağızdan alınanları olduğu
gibi ciltteki yaralara serpme şeklinde de kullanılabilir.
2. DRAJE : Tadı acı olan tabletlerin alınmasını
kolaylaştırmak amacıyla, üzerleri koruyucu bir şeker ya da çikolata tabakasıyla
kaplanarak elde edilen ilaç şeklidir.
3. KAPSÜL : Katı ve sıvı ilaçların silindir, yassı veya
zeytin benzeri şekillerde olan jelatin koruyucular içinde sunulduğu şekildir.
Midede ya da barsakta eriyen çeşitleri vardır.
4. TABLET : Toz halindeki ilaçların, sıkıştırılarak kesik
silindir ya da yuvarlak şekillerde sunulmasıdır; Ör:aspirin. Tabletlerin köpüren
şekillerine “efervesan”, emilen şekillerine ”pastil” ve dilaltında eriyen
şekillerine “sublingual” denilmektedir.
5. PİLÜL : Toz şeklindeki ilaçların bal ya da koyu şurup
gibi maddelerle karıştırılarak yassı veya küçük küreler şeklinde sunulmasıdır.
Çok hafif olanlara “granül”, ağır (0.05 gramdan daha büyük) olanlara “bol”
denilmektedir.
6. SUPOZİTUAR (FİTİL) : Vucüt ısısında eriyen ve rektum
yada vaginaya uygun şekillendirilmiş ilaçlardır.
7. KAŞE : Hoşa gitmeyen tad ve kokuları nedeniyle toz
şeklindeki ilaçların pirinç unu ya da nişastadan yapılmış oval veya silindir
şekilli içiçe geçen koruyucular içinde sunulan şekilleridir; örnek : Gripin.
SIVI İLAÇLAR
1) SOLÜSYON : İlacın etken maddesinin su, bitkisel yağ ya
da başka bir eriticide eritilmesiyle hazırlanmış şeklidir. Göz, kulak, burun
damlaları bu solüsyonlara örnek verilebilir.
2) SUSPANSIYON : Katı haldeki ilaçların bir sıvı içinde
tam çözünmeden (minik parçacıklar halinde) bulunduğu sıvı ilaçlardır. Çöküntü
yaptığından, kullanılmadan önce mutlaka çalkalanmalıdırlar.
3) TENTÜR : Bitkisel ve hayvansal kaynaklı ilaçların,
alkol ya da eterdeki çözeltisidir.
4) EXTRACT(EKSTRE) : Bitkisel maddelerin su, alkol ve eter
gibi sonradan uçurulabilen bir ya da birkaç eritici ile karıştırılıp sonra
eriticinin uçurulmasıyla elde edilen ilaç şekilleridir.
5) ŞURUP : Yüksek miktarda (% 60 dan fazla) şeker içeren
sıvı ilaç şekilleridir. Fazla şekerli olduklarından içerisinde bakteri ve
mantarlar üreyemez.
6) POSYON : Şeker oranı düşük ve kaşıkla içmeye elverişli
sıvı ilaç şeklidir. İçerisinde bakteri ve mantar üreyebileceğinden 4-5 dozluk
hazırlanmaktadırlar.
7) LOSYON : Deriyi korumak ya da ağrı gidermek için cilde
uygulanan solüsyon, süspansiyon ya da emülsiyon şeklindeki ilaçlardır. (Emülsiyon:
Bir sıvı (genellikle yağ) diğer bir sıvı(genellikle su) içinde ufak moleküller
şeklinde dağılıp, kolloidal bir karışım oluşturuyorsa bu sıvıya denir. )
8) ELİKSİR / İKSİR : Etkin madde ile birlikte su, alkol,
şeker vekoku veren maddeler içeren sıvı ilaç şeklidir.
9) MİLK (SÜT) : Erimeyen ilacın sulu süspansiyonudur.
Ör:magnesia milk.
10) AEROSOL : Özel eriticiler içinde hazırlanan ve solunum
yoluyla kullanılan ilaç şekilleridir.
YARI
KATI İLAÇLAR
1. OINTMENT(MERHEM / POMAT) : Vücuda dışarıdan (cilde ve
mukozaya) uygulanan; tereyağ kıvamında vazelin, lanolin, domuz yağıvb katkı
maddeleriyle hazırlanan yarı katı ilaçlardır.
2. TRANSDERMAL TERAPÖTİK SİSTEM (TTS) : Etken maddenin
yapışkan bir yüzeye emdirildikten sonra tedavi amacıyla deriye (göğüs veya kulak
arkasına) yapıştırılarak uzun sürede emiliminin sağlandığı ilaç şeklidir.
3. YAKILAR : Cilde yapıştırılan katı veya yarı katı ilaç
şekilleridir.
İlaçlar etkilerini lokal veya sistematik olarak ya da her iki
durumda gösterebilirler.
Lokal etki :
ilacın doğrudan dokuya uygulanmasıdır.
Ör: antialerjik losyonlar, kaşıntıyı gidermek üzere deriye
uygulanır.
Sistematik etki :
ilaç herhangi bir yolla vücuda alındıktan sonra kana geçerek etki edeceği yere
gider. Sistematik etkide birçok organ etkilenir, üstelik bir organa olan etkisi
diğer organa göre daha fazla olabilir.
Verilen herhangi bir ilacın etkisi; hastaya, ilacın dozuna,
verilen ilacın izlediği yola ve ilacın metabolizmasına bağlı olarak değişir.
İLACIN
ETKİSİNİ ETKİLEYEN HASTA İLE İLGİLİ ETKENLER
1) YAŞ :
Değişik yaştaki hastaların aynı ilaca değişik tepkiler
verebilirler. Örneğin yaşlılar, ilacın etkisine daha duyarlıdırlar; bu nedenle
genç hastalara göre daha düşük dozda ilaç vermek gerekir. Bazı ilaçlar değişik
yaş gruplarında değişik etkilere sahiptirler. Örneğin Barbituratlar,
yetişkinlerin çoğunda yatıştırıcı etkiye neden olurken, yaşlılarda tamamen ters
etkiye yol açarak heyecan ya da sıkıntı yaratabilirler.
2) AĞIRLIK :
İlaçların çoğu erişkin ortalamalarına göre hazırlanır; bu da
genellikle 70 kg ağırlığında olan bir kişidir. Bununla birlikte bu ilaç dozu vucudun
herkese uymayabilir; şöyle ki kişi 48 kg ya da 136 kg ise doz çok veya az
gelecektir. Bu sebepten dolayı, bazı ilaç dozları hastanın ağırlığına göre
verilir (mg/kg gibi).
3) HASTALARIN SAĞLIK DURUMU :
Hastaların sağlık durumları da ilaca karşı olan tepkilerini
etkileyecektir. Eğer böbrekleri çalışmıyorsa; böbrekten atılan bir ilaç söz
konusu olduğunda ilaç vücutta birikerek, toksik (zehir) etkisi yapacaktır.
4) BİREYSEL FARKLILIK (INDIVIDUAL VARIATION) :
Bir kişi için tedavi edici olan doz diğerleri için aynı etkiye
sahip olamayabilir. Bunun nedeni kişisel farklılıktır.
5) IDIOSYNCRATIC (NEDENI BILINEMEYEN) VE ALERJIK REAKSIYONLAR:
Bazı hastalar bazı maddelere karşı duyarlıdırlar o nedenle ilaç
alındıktan sonra istenmeyen etkiler (alerjik tepkiler) ortaya çıkabilir. Bu
etkiler hemen (örnek: penisilin) çıkabildiği gibi birkaç saat sonra ya da birkaç
gün kullanımdan sonra da görülebilir.
ÇEVİREN : ENDER KABA (DİYYO –Güverte Bölümü)
İLAÇ VERME YOLLARI
(ROUTES OF ADMİNİSTRATİON)
İlacın etkisi, ilacın vücuda
veriliş yoluyla ilgilidir. Bir ilacın uygulandığı yol diğer ilaç için uygun
olmayabilir. Bu nedenle ilaçların vücuda veriliş yöntemleri iyi bilinmelidir.
Oral
( Ağızdan – per os )
Birçok hasta ilaçlarını evinde acısız, en
uygun ve ekonomik bir yöntem olan ağız yoluyla alır. Ağız yoluyla ilaç
alındığında, mide ve bağırsaklardan emilimi nedeniyle etkisi 30 ila 90 dakikada
ortaya çıkar.
Rektal
Bazı durumlarda (Örnek: hasta kusuyorsa,
bilinci kapalıysa, kasılma nöbeti geçiriyorsa vb) ağız yoluyla ilaç vermek
mümkün olmayabilir, bu durumlarda rektal yol tercih edilir. Rektal mukozadan
emilim hızlıdır.
Oral ve rektal yol ile ilaç alımına “enteral
yol” adı verilir, bu yollarla alınan ilaçlar mide ve bağırsaktan emilirler.
Aşağıdaki yöntemlere ise ”parenteral yol” denilmektedir.
Intravenous (IV, damar yolu )
En hızlı ve etkili ilaç veriliş yolu damar
yoludur. İlaç doğrudan kan akımına katılarak, en kısa zamanda hedef organa
ulaşmaktadır. Emilim sırasında görülen ilaç kaybı bu yöntemde söz konusu
değildir. Bu yöntemle istenilen miktar belirlenen zamanda hastaya
uygulanabilmekte ve ilacın dozu da kontrol altında tutulabilmektedir. Bu aynı
zamanda en tehlikeli yöntemdir. Kalbin bir atımında tüm ilaç istenilen organa
ulaşmakta bu da toksik reaksiyona neden olabilmektedir.
IV yolla uygulamada ilaç 12 saniye içinde
emilebilmektedir (absorbe edilebilmektedir). Emilim hızı, kalp rahatsızlığı
olanlarda, daha uzun bir sirkülasyon (dolaşım) nedeniyle daha yavaş
gerçekleşmektedir. Kalp durmasında ve hastaya kalp masajı uygulanırken damar
içinden uygulanan ilacın hedef organa ulaşması normal süreden 3 ya da 4 kat daha
uzun bir zaman alır. Bu nedenle, kalp masajı uygulanan hastaya verilen ilacın
ancak 1 ila 2 dakika sonra kana karıştığından emin olunabilir.
Genel olarak, damar içine ilaçlar yavaş
verilmelidir.
Intramuscular (IM, Kas içine)
Kas içine ilaç verilişinde ilacın etkisi damar
içine uygulamaya göre çok daha yavaştır. İlaç önce kastan emilir, daha sonra
kana karışır. Bu nedenle damar içine göre daha uzun sürede etki eder. Kas
içinden veya deri altı dokusundan ilaç verileceği zaman kasta ve periferik
dokuda kan akımının yeterli olmasına dikkat edilir (şokta ve kalp durmasında
uygulanmaz). Bundan dolayı kas içine uygulama yalnızca dolaşımı yeterli olan
hastalarda uygulanır.
“ PERİFERİK PERFÜZYONU YETERLİ OLMAYAN
HASTALARDA, DAMAR İÇİNE VEYA DERİ ALTINA İLAÇ
UYGULANMAZ ”
Subcutaneous ( Deri altına )
İlaç, deri altına, yağ tabakasına veya onun
altındaki dokuya enjekte edilir. Deri altı dokusuna sınırlı miktarlarda (2 ml’
den az) ve tahrişe neden olmayan ilaçlar enjekte edilir. Bu uygulamada ilacın
emilimi yavaştır; etki süresi damar içine uygulanan ilaçlara göre daha uzundur.
İlacın en etkin olduğu düzeye ulaşma süresi 30. dakikadır. Astım krizlerinde
epinefrin(adrenalin) deri altına uygulanır. Genelde ilaç, üst kolun dış
tarafındaki dokuya veya bacağın üst yarısına veya karın bölgesine uygulanır.
Inhalation ( solunum yoluyla )
Aerosol Bronkodilatörler, bronkosol ve
medihalers gibi ilaçlar solunum yoluyla verilmektedir. Kişi solunum yaparken,
ilaç kabını ağzına dayayarak, toz ya da püskürtme şeklindeki ilacı doğrudan
akciğerlerine çeker ve ilaç kısa sürede kana karışır.
Endotracheal ( tracheal )
Bazı ilaçlar bronş zarlarından çok hızlı
emilirler dolayısıyla da çok hızlı etki ederler. Bu ilaçlar endotrakeal tüpten
verilirler. Bu yolla verilen ilaçlar: Atropine, Valium, Epinephrine, Lidocaine.
“BU LİSTEDE YERALMAYAN İLAÇLAR ENDOTRAKEAL
YOLLA VERİLEMEZ”
Sublingual (SL, Dil altı)
Sublingual yol, ilacın dil altına konularak
etkisini gösterdiği yoldur. Nitrogliserin (İsordil 5mg) genellikle bu yolla
alınır. Dil altına verilen ilaçlar çok hızlı emilirler. Ve birkaç dakika içinde
etkilerini gösterirler.
Topical ( lokal, deri )
İlaçlar deriye de uygulanabilir. Genel olarak
-intact skin- deri, ilaçların emilimine karşı bir engel oluşturur. Ancak bazı
ilaçlar çok düşük hızda da olsa bu engeli aşmaktadırlar. Bu yolla ilaç
verildiğinde ilacın etkisi uzun süre devam eder. Bazı kalp hastalarında
nitrogliserin deri üzerine uygulanabilmektedir (flaster gibi yapıştırılarak
uygulanır). Aynı şekilde estrogenlerde ( kadın hormonları) deriye
uygulanabilmektedir.
Intracardiac ( kalp içine )
İlacın doğrudan göğüs duvarından kalbe enjekte
edilmesidir. Bu yöntem son çare olarak kullanılmaktadır. Kalp durması gibi
durumlarda epinefrin kalp içine doğrudan enjekte edilir. Bu yöntemin, damar içi
veya endotracheal uygulamaya göre herhangi bir avantajı yoktur. Ve bazı
tehlikeli etkileri de görülebilir. Koroner damarlarda hasara, pneumotoraksa, Ventriküler
fibrilasyona (VF ) sebep olabilir. Intrakardiyak ilaç uygulamasında, kalp masajı
yapılıyorsa kalp basısına ara verilmelidir. Bu yöntem IV ve endotracheal tüp
yöntemlerinin başarısızlığa uğraması durumunda uygulanmalıdır.
EMİLİM HIZI (-ORANI, RATES OF ABSORPTİON)
İlaçların emilim hızı ilacın veriliş
yöntemiyle ilgilidir. Damar içine ilaç uygulandığında ilacın kana karışması çok
hızlıdır. Endotrakeal tüpten verildiğinde solunum mukozasından emilim damar
yoluna yakın bir hızdadır. Rektum gibi mukoza yüzeylerinden de emilim çok
hızlıdır. Kas içine ilaç verildiğinde emilim daha yavaştır. Aynı şekilde deri
altına ( subcutaneous ) ilaç uygulandığında da ilacın kana karışması zaman
aldığından emilim de yavaştır. Oral ilaç alımında ise ilacın kana karışması
diğer yöntemlere göre daha yavaştır. İlacın kana karışımının en yavaş olduğu yol
deri yoludur.
TABLO : ÇEŞİTLİ YOLLARDAN ALINAN
İLAÇLARlN EMİLİM HIZLARI
___________________________________________________________________
ALINDIĞI
ALINDIKTAN SONRA, ETKİSİNİN ORTAYA
YOL
ÇIKTIĞI ZAMANA KADAR GEÇEN SÜRE
DERİDEN
DEĞİŞKEN
AĞIZDAN
30 - 90 DAKIKA
REKTAL
5 - 30 DAKIKA
CİLT ALTI
15 - 30 DAKİKA
KASİÇİ
10 - 20 DAKİKA
DİLALTI –TABLET-
3 - 5 DAKİKA
DİLALTI – ENJEKSİYON -
3 DAKİKA
İNHALASYON – SOLUNUM
- 3 DAKİKA
ENDOTRAKEAL
3 DAKİKA
DAMAR YOLU
30-60 SANIYE
KALP İÇİNE
15
SANIYE
(DİSTRİBUTİON OF THE DRUG WİTHİN
THE BODY)
İlaç kana karıştıktan sonra ne olur? Genelde
ilaç kolaylıkla damardan (vasküler boşluktan) geçerek hücrelerarası (
interstitial) sıvıya karışır. Bu nedenle vücudun belli bir bölgesine ulaşan ilaç
miktarı o bölgedeki kan akımına bağlıdır. Vücudun bazı bölgelerine ulaşmak daha
zor olabilir. Bazı ilaçlar ( sinir ilaçları ) merkezi sinir sistemi ulaşamazlar.
( Bu nedenle biz bu ilaçlara “kan-beyin bariyerini aşamıyorlar” deriz.) Bazı
ilaçlar kolaylıkla annenin dolaşımından plasentaya geçebilirken, diğerleri
bebeğin dolaşımına (fetal sirkulasyona) giremezler.
İLACIN ETKİSİZ HALE
GETİRİLMESİ VE VÜCUTTAN DIŞARI ATILMASI
İlacın
etkisinin sadece belirli bir zaman sürdüğünü biliyoruz. Bundan şu sonucu
çıkartabiliriz: ilaca belli bir süre sonra bir şeyler oluyor. Eğer aksi olsaydı
ilacın etkisi sürekli olurdu. Vücudun ilacı ortadan kaldırmak üzere kullandığı
iki yöntemi vardır. Birisi ilacın dışarı atılması, diğeri de ilacın aktif
olmayan bir hale dönüştürülmesidir.
İlaçların vücuttan atılımı akciğerler veya
böbrekler yoluyla gerçekleşmektedir. Örnek : Genel anestezide kullanılan gazlar
ve buharlaşabilen sıvılar akciğerlerden dışarı atılırlar. Alınan alkolün belirli
bir oranı da akciğerlerden dışarı atılır. ( Bu atılım nedeniyle vücuttaki alkol
miktarının kontrolü de “ Breathalyzer Test “ ile mümkün olmaktadır.
Böbrek yetmezliğinden kaynaklanan nedenlerle
ilacın vücuttan atılması daha yavaşlayabilir. İlacın vücuttan atılımının ikinci
yolu da ilacın aktif olmayan(inaktif) bir hale dönüştürülmesidir. Metabolik
reaksiyonların büyük bir kısmı karaciğerde gerçekleşmektedir ve ilaçların
inaktif hale getirilmesi de karaciğerde olmaktadır. Karaciğer yetmezliğinde
ilacın inaktif hale getirilmesi de aksar.
İLAÇLARIN BİRBİRİYLE
ETKİLEŞİMİ
İlaç
tedavisinde, ilacın hastaya etkisi kadar ilaçların birbiriyle olan etkileşimleri
de önemlidir. İlaçların birbiriyle etkileşimi; therapeutıc (şifa verici,
iyileştirici) veya toxıc (toksik, zehirleyici, zarar verici) olabilir. Aynı yolu
kullanan diğer bir kimyasal maddeyle, reçeteyle alınan bir ilaçla, sigara
dumanındaki nikotinle, diyette alınan bir besinle veya vücuda giren başka
herhangi bir şeyle etkileşime girebilir. İlaçların birbirleriyle etkileşimleri 4
yolla olur:
synergısm
(sinerjizma; İki ilacın birlikte daha güçlü
tesir etmesi) : iki ilacın birlikte kullanıldıklarında oluşturdukları etkinin
ayrı ayrı kullanımlarındaki etkiden daha güçlü olmasıdır ki, bu etkiden
tüberkuloz tedavisinde yararlanılmaktadır.
additional (sumasyon; birbirine
eklenme-destekleme) : Eğer aynı etkili iki ilaç birlikte alınırsa,
ilaçların vücuttaki etkisi (cebirsel toplamları kadar) artar. İlaçların
birbiriyle etkileşerek etkilerinin artışı ağrı kesici kombinasyonlarında
kullanılır. Darvocet gibi...(Darvon + acetomınophen)
potentiation (potensiyalizasyon;
ilacın etkisinin korunması) : iki ilacın birlikte verilmesiyle elde edilen etki,
bu ilaçların tek başına oluşturdukları etkilerin toplamından fazladır.
antagonism
(antagonizma; ilacın etkisinin diğer bir ilaç nedeniyle azalması) : ilacın
etkisinin diğer bir ilaç nedeniyle azalmasıdır. Narkotiklerin etkisini azaltmak
amacıyla naloxone verilmesi bu etkileşime örnektir.
İlaçların birbiriyle etkileşimleri her zaman
tehlikeli değildir. Hatta ilaçların etkinliğini arttırmak üzere sıklıkla
kullanılmaktadırlar. Ancak istenmeyen tehlikeli durumlarla karşılaşmamak için
ilaçların birbirleriyle etkileşimlerine dikkat edilmelidir.
İlaçların birbirleriyle olan olası
etkileşimleri sayılamayacak kadar çoktur. O nedenle yeni bir ilaç
hazırlandığında bu ilacın diğer ilaçlarla etkileşimi ve hangi dozlarda
kullanılabileceği kullanıcıya sunulmaktadır.
ÖZEL TERİMLER
Bu bölümü bitirmeden önce ilaçların
tanımlanması ve etkileriyle ilgili özel terimleri aşağıda veriyoruz :
Indıcatıons
(Etkileri, endikasyonları, kullanılması
önerilen durumlar) : İlacın hastaya tedavi için uygulanabilirliğini tanımlar.
Örnek: Hipoglisemik komadaki hastaya %50 dekstroz verilir.
Contraındıcatıons
(Kullanılması önerilmeyen durumlar) : olumsuz
etkilerin görüldüğü durumlar. İçinde bulunulan durumun ilacın tedavi amacıyla
kullanılmasını engelleyen olasılıklarını tanımlar. Astımlı hasta morfinden
olumsuz etkilenir. Bu nedenle astım hastalarına morfin verilmemelidir.
Depressant
(baskılayıcı): Vücudun veya bir organın
etkinliğinin ilacın etkisiyle azalmasıdır. Morfin solunumu yavaşlatır(baskılar).
Stimulant
( uyarıcı) : Vücudun veya bir organın
aktivitesinin ilacın etkisiyle artmasıdır. Kafein içeren içecekler içildiğinde
uyanık kalma.
Cumulative action:
İlacın vücutta belli bir doygunluğuna ulaştıktan sonra etkin olmasıdır.
Tolerance:
Belli miktardan sonra daha fazla alınan ilaca
vücudun hassasiyetinin azalmasıdır.
Habituation:
ilaç tarafından şahsın kendini iyi
hissetmesinin sağlanmasıdır. Sigaradan alınan nikotin gibi
İdiosyncrasy:
İlaca karşı kişide hassasiyetin oluşmasıdır.
Hypersensıtıvıty:
daha önce aynı ilacın kullanımına rağmen sonra ortaya çıkan aşırı reaksiyondur.
AĞIRLIKLAR, ÖLÇÜLER VE DOZAJ
İlaç tedavisinde doğru dozajda ilacın
verilebilmesi için öncelikle ölçü sistemlerinin bilinmesi gerekir. İlaç
ölçümünde iki sistem kullanılmaktadır. Bunlardan ilki apothecary sistemidir. Bu
sistem iki sistem içinde daha eski olan fakat daha az sıklıkla kullanılan
sistemdir. Bu sistemde katı maddeler graın, dram, ounces ve pound ile ölçülürken
sıvılar ise minims, fluidrams, ounce, pints, and ve galanla ölçülür. İkinci
sistem metrik sistemdir. Resmi ölçüm sistemi de bu sistemdir. Ağırlık birimleri
gram, hacim birimleri de litredir. Bu iki sistem arasında birimleri birbirine
çevirebiliriz. Fakat bu çevrimler genelde yaklaşıktır. Aşağıda birkaç önemli
çevrim verilmiştir.
Metrik sistemden apothecary sisteme
Metrık
Apothecary
1
ml 15
minims
10 ml
2.5 fluidrams
100 ml
3.5 fluidounces
1000 ml (1 lıter)
1 quart
Çeviren : Hüseyin TUNA (DİYYO-Güverte)
DEÜ-DİYYO- Güverte Bölümü Acil Bakım Dersi
İlaç Bilgisi : Aşağıda bahsedilen ilaç grupları
elinizdeki ilaçların hangi gruba ait olduğunu öğrenmeniz için düzenlenmiştir.
Çünkü, belirli gruplar aynı özelliklere sahip olup kullanım alanları ya da
etkileri benzeşmektedir. Verilen İlaç isimleri piyasada kullanılan isimlerden
birkaçıdır. Etken maddeleri parantez içinde yazılmıştır ki elinizde bulunan
ancak listede adı bulunmayan ilacın etken maddesine bakarak hangi gruba ait
olduğunu saptayabilesiniz. İlaçların prospektüslerini okuyarak hangisinin hangi
koşullarda kullanılabileceğini, yan etkilerinin neler olduğunu, hangi durumlarda
o ilacın verilmemesi gerektiğini (kontrendikasyonu) mutlaka araştırmalısınız.
Birkaç kez verildiğinde yan etkileri görülmediyse bir daha ortaya çıkmaz diye
bir kural yoktur, o nedenle ilaçların yan etkilerinin ne olduğu iyice okunup
hasta uyarılmalı ve belirtileri görüldüğünde ilaç hemen kesilip doktora
danışılmalıdır. Elbette ki vereceğiniz ilacı doktora danışıp vermeniz en
sağlıklı yaklaşım olacaktır. Biliyoruz ki artık iletişim teknolojisi çok gelişti
bir doktora danışmak bir telefon mesafesinde. 1 –
SOLUNUM SİSTEMİ İLAÇLARI
BRONKODİLATATÖRLER Bronşların düz kas liflerini
gevşeterek bronş çapını artıran ilaçlardır. Bazı akciğer hastalıklarında (astım,
kronik bronşit) meydana gelen bronş spazmlarına karşı kullanılırlar.
Bronşlar sempatik ve parasempatik liflerin kontrolündedir. Dolayısıyla sempatik
sinir sisteminin uyarılmasıyla bronşlarda beta2 reseptörler uyarılır
ve bronkodilatasyon (bronşlarda genişleme)oluşur. Parasempatik sistemin
uyarılması ile bronkospazm(bronşlarda genişleme) ve bronş salgılarında artış
meydana gelir. " Beta-2 reseptör uyaranlar:
salbutamol, terbutalin, fenoterol ve orsiprenalin. Aeresol şeklinde
verildiklerinde etkileri oldukça çabuk (1-2 dakikada) ortaya çıkar ve 4 saat
kadar devam eder. Yan etkileri: refleks taşikardi ve kas seğirmeleri. Teofilin : Çay, kahve
ve çikolata içinde bulunan dimetilksantin' dir. Kafeine benzer yapıda olmasına
rağmen çok güçlü bronkodilatatördür. Teofilin, Astım tedavisinde
kullanılmaktadır. Yan etkileri: Uykusuzluk, sinirlilik, kardiyak uyarıdır.
Teofilin çocuklarda tehlikeli konvulsiyonlara yol açabilir. (Prof.Dr. İsmet
Dökmeci, Farmakoloji, 1995;s:111-112; Saray Kitabevi)
ANTİTUSSİF
(ÖKSÜRÜK ) VE EKSPEKTORANLAR (BALGAM SÖKÜCÜLER)
Kodein ve Efedrin İçerenler:
Bu ilaçların önemli bir kısmı Kodein ve Efedrin içermektedir. Kodein bir
opium türevi olduğundan morfin gibi merkezi sinir sistemini baskılayıcı etkiye
sahiptir. Kodeinin yan etkileri: solunumun baskılanması ve yüksek
dozlarda hipoksi sonucu solunum durması, bulantı, kabızlık (konstipasyon),
alerjik reaksiyonlar. Ayrıca Kalpdamar hastalığı olanlarla prostat hipertrofisi
olanlarda kullanılmamalıdır. Efedrin bir antihistaminiktir (alerjide
kullanılır). Efedrinin yan etkileri : çarpıntı, tremor(titreme),
uyuyamama, bazen anksiyete; yüksek dozda alındığında çocuklarda
halüsinasyon (hayal görme), konvülsiyon (nöbet geçirme), hareketlerde
bozukluklar, erişkinlerde (ve çocuklarda) koma ve kardiyovasküler kollaps
ve ölüm. Kodein ve efedrin içerenler:
= Arkodin, Becodin, Codeinal, Kodibeksin, Latusin, Pektoral,
Syrocol Difenhidramin İçerenler:
Antihistaminik olan
difenhidramin alkol, barbitürat ve trankilizanlarla alındığında sedatif
etkilerini artırırlar. = Bebeko, Benylin Expectorant, Gayaben, Neo Jucodine,
Hydryllin Compound
Dekstrometorfan İçerenler:
Merkezi sinir sistemi
baskılanması, ağız kuruluğu, uyku hali, hipertansiyon vd etkileri vardır.
= Benical, Defeks, Dorfan, Preveral, Efetal, Tusipan
Ve başka
etken madde içerenler vardır. 2 –
ANALJEZİK VE ANESTEZİK ETKİLİ İLAÇLAR NARKOTİK OLMAYAN ANALJEZİKLER (= ağrı kesiciler) Bağımlılık
yapma özellikleri olmayan bu grup analjezikler orta şiddetli künt ağrılarda,
romatizmal hastalıklarda ve artritlerde (eklem ağrılarında) yaygın olarak
kullanılmaktadırlar. Ağrı kesici etkilerinin yanı sıra genellikle antipiretik
(ateş düşürücü) ve antienflamatuar (iltihaplanmayı önleyici) etkileri de vardır.
Etki mekanizmaları sonucu trombositlerin agregasyonuna (pıhtılaşma
partiküllerinin çökelmesine) engel olduklarından son yıllarda kullanımları
tartışma konusu olmuş ve bu özellikleri nedeniyle pıhtılaşmayı geciktirici
tedavide kullanılmaya başlanmıştır, örnek: düşük doz aspirinin kalp hastalığı
olanlarda tıkanmayı önlemek üzere kullanılması.
= Alca – C, Alcacyl, Analgol, Aspirin, Ataspin, Babyprin, Devasko, Dispril,
Dolviran, Fulpen,
Nötras, Paranox-A, Sasiptin (etken madde: Asetilsalisilik asit)
= Algopan, Algopirin, Gripin, Kalmet, Kataljin, Kataprin, Malon, Panadol,
Panalgine,
Paracetamol, Para-nox, Parol, Pirofen,Sedalon, Seskafleks,
Seskamol, Setol, Tempo,
Tamol Tezpirin, Vermidon, Volpan (etken madde : parasetamol)
= ve yüzlerce çeşit...
-
SOĞUK ALGINLIĞI
VE GRİPAL ENFEKSİYONLARDA KULLANILAN KOMPLEKS YAPILI İLAÇLAR
= A-Ferin, Anelsedin, Arbitus, Cinnar, Corsal, Coryban-D, Degest,
Dorfan CF, Femidol,
Gripanol, Peditus, Theraflu, Triaminic, Benical, Minoset, Dolven
- NARKOTİK
ANALJEZİKLER (OPİOİDLER) Merkezi
sinir sisteminde depresif ve analjezik etki yapan, bağımlılık oluşturan bu grup
ilaçlar genellikle şiddetli ağrılara karşı kullanılmaktadır. Ağrının oluşturduğu
anksieteyi(endişe/korku) yok eder ve öfori(kendini aşırı zinde hissetmekten
doğan belirgin haz) oluştururlar. Morfin ve türevleri bu gruba girmektedir.
= Morphine hydrochloride
= Dolantin (et.md.: MeperidinHCl), Neospazm (et. md.:
PapaverinChl.)
= Darval, Doloksen, Küratin, Migrifen (etken madde:
Dekstropropoksifen HCl) 3 - KEMOTERAPÖTİK (TEDAVİ EDİCİ ) İLAÇLAR:
ANTİBİYOTİKLER( herhangi bir organın iltihaplanması”enfeksiyonu” durumunda
kullanılan ilaçlardır)
-
Penisilin
Türevleri
= Antipen, Histapen, Kristalize Penicilline-G Potasyum,
Prokain Penisilin 3:1, Pronapen,
Celpillina(etken madde : metisilin = penisilin),
Alfasilin, Ampicilin, Ampisina, Duocid,
Negopen, Seskasilin, Alfoksil, Geopen, Longatren, Pipril,
Augmentin, Azactam
-
Sefalosporinler (mantardan elde edilen yarı sentetik antiyotiktir. Genellikle
ilaçların etken maddesi
incelendiğinde Sefaleksin, Sefradin, Sefalozin gibi Sefalosporinin kısaltılması
ile türetilmiş isimler vardır.)
= Maksipor, Efradin, Sefril, Sefazol, Cefobid, Rocephin,
Zinacef, Ceclor
-
Aminoglikozit
Antibiyotikler
= Streptomycine, Kanamycine, Nebcin, Mikasin, Garamycin,
Genta, Gentasillin,
Getamisin, Netromycine
- Makrolit
ve Linkozamin Grubu
Antibiyotikler
= Emisin, Erimicin, Erythrocin,TAO, Tekmisin, Lincocin,
Linconobel, Linkomisin- İE,
Cleosin,
-
Tetrasiklinler
(%60-95 oranında sindirim kanalından absorbe olurlar. Demir, kalsiyum,magnezyum,
süt, yoğurt gibi bazı gıda maddeleriyle emilimleri gecikebilir veya güçleşir.
Ağızdan alınan tetrasiklinler barsak florasında değişime ve barsak kanalında
tahrişe neden olabilirler, tahrişi önlemek için yemek sırasında -tok iken-
vermekte yarar vardır).
= Azo-Tetralet, Devacyclin, Heksasiklin, Misteklin, Tetra,
Panter, Uropol, Terramycin,
-
Amfenikoller
= Colimycin, Fenicomycin, Kemicetine, Klorimisin,
Levosetin, Urfamycin -
Antimikrobik
İlaçlar
= Rifal, Rifocin, Metraljil, Biteral, VancocinCP
-
Antitüberküloz İlaçlar
(Verem hastalığında kullanılan ilaçlar)
= I.N.H., İsozide, Nydrazid (etken madde: İsoniazid).
= Embutol, Ethambutol, Miambutol, Tüberol (etken madde:
Etambutol)
= Rifadin, Rifal, Rifcap,Rifinah ( etken madde:
Rifampisin)
= Piraldina, Pirazinid, Morfozid, Promid, T-Bascyl,
Tebesco, İnhazon -
Sülfonamidler
= Sülfadiazin, Ultradiazin, Gantrisin, Azo-Gantrisin,
Amidin, Fanasil, Bactrim,
Kemoprim, Mikrosid, Septrim, Sülfaprim, Codiazin
-
Üriner
Antiseptik
İlaçlar ( idrar yolları enfeksiyonlarında kullanılırlar)
= Piyeloseptil, Uriseptin, Fureks, Naligram, Negram,
Helpa, Litizin, Panurin, Purinol -
Antifungal
İlaçlar
= Mikostatin, Misteklin (etken madde: Nistatin);
= Gefulvin Forte, Grifulvin Forte, Grisovin ( etken
madde: Griseofulvin)
= Fungoral (etken madde : Ketokonazol)
4 –
SİNİR SİSTEMİNE ETKİLİ İLAÇLAR HİPNOTİK
İLAÇLAR Uyku bozukluğu, uykusuzluk
durumlarında uykuya benzer etki yapan ilaçlardır. Küçük dozlarda sakinleşme (sedasyon)
sağlarken yüksek dozlarda derin uyku ve komaya neden olabilirler. Barbitürat ve
nonbarbitürat olmak üzere iki grupta toplanırlar.
= Nembutal, Luminal, Phenobarbital, İpnozem, Rohypnol,Noludar,
Tricloryl, Unisom
TRANKİLİZAN
(ANKSİYOLİTİK) İLAÇLAR Anksiyete (korku, endişe), aşırı
heyecanlanma gibi durumların düzeltilmesinde kullanılırlar. Entelektüel
yeteneklerde ve psikomotor reaksiyonlarda azalma, öfori oluşturabilirler.
Trankilizanların içinde kullanılan propandiol türevlerinin antikonvülsan ve kas
gevşetici etkileri vardır(bu etkileri nedeniyle uzun süren kasılma nöbetlerinde
kasılmayı önlemek için kullanılabilinir).
= Equanil, Meprol, Trankilin, Dia-Pam, Diazem(et.md.:
diazepam), Lizan, Nervium, Valibrin, Zepam, Librium, librax, Nobraksin,
Tranxilene, Ativan, Atarax, Kardol, Validol, Passiflora, Bellergal-Retard,
Bellaginal
NÖROLEPTİK (MAJÖR
TRANKİLİZAN) İLAÇLAR Şizofreni ve bazı psikotik
hastalıkların tedavisinin dışında saldırganlık, ajitasyon, delirium, anksiyete
gibi nörolojik durumlarda kullanılır.
= Largactil, Fleksin, Sparin, Melleril, Moditen, Lidanil,
Norodol, Akineton, Nörofren, Benadyrl
ANTİDEPRESAN
İLAÇLAR Fiziksel ve mental yavaşlama, ruhsal
ajitasyon (aşırı huzursuzluk hali), bitkinlik, konulara yoğunlaşamama, aşağılık
duygusu gibi depresyon ile, manik depresif olarak adlandırılan aşırı neşe, öfori,
düzensiz konuşma ve davranma, kendine aşırı güven, uykusuzluk gibi hastalıklarda
kullanılırlar. = Tofranil,
Anafranil, İnsidon, Laroxyl, Triptilin, Merital, Ludiomil, Suxil, Tolvon,
Betaserc MERKEZİ SİNİR SİSTEMİNE ETİLİ KAS GEVŞETİCİ İLAÇLAR
İki grup hastalığın tedavisinde
kullanılırlar: 1- Kas – iskelet sistemi kaynaklı kasılmalarda ( kireçlenme,
travma-yaralanma-, inflamasyon-iltihabi durumlar- ve diğer nedenlerden oluşan
bel ağrılarında) 2 – çeşitli hastalığa bağlı felçlerde. = Dorsiflex,
Dorsilon, Paraflex, Parafon, Gamakuil, Kuilil, Cabral ANTİEPİLEPTİK
İLAÇLAR
Epilepsi (ya
da halk arasında sara olarak bilinir) hastalığında nöbetlerin şiddetini ve
sıklığını azaltan ya da yok eden ilaçlardır.
= Antisacer, Epdantoin Composee, Eptandoin Simple, Rivotril,
Tegretol, Maliasin, Depakin.
MERKEZİ SİNİR
SİSTEMİ UYARICILARI İnsanda
psişik uyarı, öfori, fiziksel performans artması, uykusuzluk, konulara konsantre
olma yeteneğinin artması gibi etkiler oluştururlar. Yüksek dozda
alındıklarında sara (=epilepsi) nöbetlerinde görülen nöbetler oluşmasına neden
olurlar. Yine bağımlılığa neden olma zehirleyici (toksik ) etki nedeniyle bu
gruba giren amfetamin grubu ilaçlar Türkiye dahil birçok ülkede yasaklanmıştır.
= Coramin, Koral Efedrin (et.md.: Nikotinamid); Ansefal (Piritinol);
Biocetam, Nootropil, Nörotrop
(et. md.: Piracetam); Encephabol (Pritioksin);
Lucidril (Sentrofenoksin).
KASILMAYI ÇÖZEN
(=SPAZMOLİTİK =KOLİNERJİK VE ANTİKOLİNERJİK ) İLAÇLAR
Özellikle sindirim sistemine
bağlı organlarda oluşan ağrılı kasılmaların (spazmların) giderilmesinde
kullanılır. Bu spazmların nedenleri: Mide/duodenum ülserleri, Safra kesesi ve
idrar yollarındaki spazm ve taş ağrıları vd
= Mestinon, Neostigmin, Prostigmine Þ genellikle Myastenia
gravis denilen bir hastalığın tedavisinde
kullanılan ilaçlardır. Doktor önerisiyle verilir.
= Antrenyl, Avacan, Atropa, Atropin sülfate, Buscotek,
Buskas, Pankopan Skopan, Aspasmil,
Butopan, Epidosin, Palerol, Dolo-Adamon ...
MİGRENE KARŞI
KULLANILAN SPESİYATİLER
= Avamigran, Cafergot, Ergafein, Ergosanol, Dihydergot,
Sandomigran, Toterjin, Axeen,
ANTİALERJİK (
ANTİHİSTAMİNİK) İLAÇLAR
= Alergin, Benadryl, Systral, Antistine, Calistin, Soventol,
Longifene, Avil, Aviletten, Disophrol-Repetabs, Prakten, Sipraktin, Tavegyl,
Tarpan, İncidal, Sandimmun, Fenistil.
Bazı
ilaç gruplarının Türkçe anlamı : Laksatif :
Kabızlık giderici
Antidiaretik : İshali durduran Antiülser
: Mide ve onikiparmak bağırsağındaki ülser (yara) olduğunda salgılanan asidi
dengelemek için kullanılan
Antiasit ilaçlar Antiemetik
= bulantı giderici, kusmayı önleyici, bazıları da araç tutmaları denilen
durumlarda aynı amaçla
kullanıır(Anti-em, Dramamine, Xamamina, et. md.:
Dimenhidrinat) Otik
(kulak) ve Oftalmik (göz) ilaçlar : genellikle lokal (bölgesel) kullanılan
ilaçlardır. Özellikle göz için
kullanılanların prospektüsü iyi okunmalıdır. Gözbebeklerini
büyülten veya küçülten etkiye sahiplerse
doktora danışmadan verilmesi ilerde gözlerde sorunların çıkmasına
neden olabilirler.
Antidiyabetik : Diyabetes mellitus (şeker) hastalığında ağız yoluyla kullanılan
vücuttaki şeker tüketimini
dengeleyen ilaçlar. Diüretik :
İdrar söktürücü Kaynak :
Prof. Dr. İsmet Dökmeci, “ Türkiye İlaç Rehberi” , 1988/1989, Başkent Ofset,
İstanbul. Basınç odası bulunan
merkezler: 1...İstanbul Tıp Fakültesi,
Deniz ve Sualtı Hekimliği Anabilimdalı.......212 5313544 2....GATA Haydarpaşa Askeri
Eğitim Has. Deniz ve Sualtı Hekimliği Anabilim Dalı....216 3450295 3....Bodrum Su Ürünleri
Araştırma ve Uygulama Merkezi...252 3162491 4.....İstanbul Çubuklu
Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı..216 3222580
Parenteral sindirim
dışındaki yol demektir. Bu yollar:
enjeksiyon çeşitleri, inhalasyon, deri,
mukoza, vd yollardır. Enjekte edilecek ilaçlar flakon denilen küçük şişeciklerde veya ampullerde
toz ya da sıvı halde bulunurlar. Toz halinde bulunan ilaçların mutlaka yanında
ampul içinde sulandırıları bulunur. Bu sulandırıcılar isrisnai durumlar
haricinde arı(distile) su veya serum fizyolojiktir(%0.09 NaCl ün sudaki
çözeltisi). Aşağıdaki beş doğru sağlandıktan sonra önce sulandırıcı çekilip toz
halindeki ilaca enjekte edilir. Flakon iki parmak arasında ters yüz edilerek
daha kolay çözülmesi sağlanır, çok hızlı sallandığında köpürür bu ise istenmeyen
bir sonuçtur. Bazı ilaçlar ise sulandırcının içinde beş dakika kadar bekleyince
çözünür. Elinizdeki ilacın özellikleri için mutlaka prospektüsü okuyun.
Enjeksiyon ve damar yolu açmak için kullanılan malzemeleri görmek için
İlaç Uygulamalarında 5 Doğru
1- Doğru ilaç
2- Doğru doz
3- Doğru etki
4- Doğru yol
5- Doğru hasta
ENJEKSİYON ÇEŞİTLERİ:
1. Damar içi >> İntravenöz >> İV
2. Kas içi >> İntramuskuler >> İM
3. Derialtı >> Subcutan >> SC
4. Deri içi >> İntradermal >> İD
Doktorun sorumluluğunda olanlar ;
5. Arter içi >> İntraarteryel >> İA
6. Kalp içi >> İntrakardiyak >> İC
7. Peritoniçi>> İntraperitoneal>>İP
8. Eklem içi>> İntraartiküler
9. Spinal kanal içi
Enjeksiyon Yöntemiyle İlaç Vermenin Sakıncaları
1- Enfeksiyon riski
2- Ağrı
3- Doku hasarı (üst üste aynı bölgeye enjeksiyon yapılması nedeniyle)
4- Allerjik reaksiyonlar, anaflaktik şok
Transfüzyon : Tam kan veya kan elemanlarının vasküler sisteme verilmesidir
İnfüzyon : Kan ve kan elemanları dışında kalan diğer sıvıların (infüzyon sıvıları, elektrolit solüsyonları, serum) damar içine verilmesidir. Bu sıvılar hakkında bilgi edinmek için Hastaneöncesi acil bakımda kullanılan ilaçlar kısmına bakınız.
Değişik enjeksiyon çeşitlerinin açılarını görmek için tıklayınız.
1. DAMAR YOLUNUN AÇILMASI ve İV Tedavi :
Uygulama Alanının Seçimi ;
Damarın genişletilmesi ve girişim için hazırlanması;
Damara Girişim ;
İV Tedavinin Yan Etkileri :
2. İNTRAMUSKULER ENJEKSİYON:
Kas içi uygulamalarda; büyük gluteal (kalça) kaslara, femoral (üst - dış bacak, dizden beş parmak yukarı) ve deltoid (üst kol, omuzdan üç parmak aşağı dirsekten üç parmak yukarı) kaslara enjeksiyon yapılır. Genellikle, yağlı eriyikler ve fazla miktarlar en iyi derin kas gruplarından emilirler (absorbe olurlar).
İşlem :
Bebekte kas içi enjeksiyon için tıklayınız.
3. SUBKUTAN ENJEKSİYON:
Enjeksiyon, bir numara gibi büyük iğne ile yapılacaksa 45° açı ile, insülin (tetanoz) iğnesi gibi küçük iğne ile yapılacaksa 90° açı ile giriş yapılmalıdır.
4. İNTRADERMAL ENJEKSİYON :
Genellikle ön kolun iç yüzeyine (kılsız/ az kıllı, yağsız alan) uygulanır; PPD testi, alerji testleri (penisilin testi dahil) gibi.
Geri Dön