ÇEŞİTLİ ÖZELLİKLERE SAHİP HASTALARA YAKLAŞIM
GİRİŞ
ü Acil durumların tümü strese neden olur (veya stres yaratır)
ü Hasta ve yaralı korkmuş olacağından, başkalarının el ve vücut hareketleri ile davranışlarını yanlış yorumlamaya açıktır
ü Hastanın/yaralının öncelikle sakinleştirilmesi ve güvenli ellerde olduğu izleniminin verilmesi önemlidir
ü O nedenle, AABT iletişim kurma becerisine sahip olmak zorundadır
ü Hasta kadar AABT de durumsal stres içindedir. Ancak, AABT ‘nin görevi stresini kontrol altına alarak karşısındakini rahatlatmaktır
ü Uyumsuz kişilere yaklaşımda, özel iletişim sorunları yaşanabileceğinden AABT bu durumlarda da nasıl davranması gerektiğini bilmelidir
ETKİLİ İLETİŞİM İÇİN
Ø
Karşınızdaki kişi (hasta, hasta yakını, arkadaşınız ve herkes) ile göz
teması kurun ve bunu sürdürün. Hastaya, ilgi alanınızdaki “tek şey olduğu”
hissini verin.
Ø
Hiç kimseyi hor görmeyin ve gereksiz övgülerden kaçının
Ø
Çok yüksek ya da alçak sesle, hükmeder tavırla konuşmayın
Ø
Yavaş, anlayabileceği düzeyde, açık ve net konuşun
ØSorularınızı
yanıtlamaları için zaman tanıyın.
Korku ve ağrı nedeniyle hastalar/yakınları
doğru düşünemeyebilirler ve en basit soruları yanıtlarken bile zamana gereksinim
duyabilirler
Ø
Her zaman doğruyu söyleyin
Ø
Söylemeniz gereken şey hoş olmasa da doğruyu söyleyin.
ØDoğru
olmayan şeyler söylendiğinde:
§
Hastanın size olan inancı sarsılır
§
Sizin kendinize olan güveniniz azalır
ØHastaya
her zaman doğruyu söylemeyebilirsiniz. Ancak hasta veya ailesi kendileriyle
ilgili soru sorduklarında doğru cevap verin. Açık bir soru dürüst bir cevabı hak
eder.
Ø
Vücut dilinizin farkında olun. Hastalar sizin hareketlerinizi yanlış
yorumlayabilirler.
Ø
Sözsüz iletişim bazen çok önemlidir
Ø
Özellikle, korkutucu bir görünüm sergilemeyin
Ø
Profesyonelce davranın: sakin olun.
Ø
Hastanın rahatlamasını/gevşemesini sağlayın.
Yatarak mı oturarak mı rahat ? Çok mu sıcak
üşümüş mü ? Yanında bir yakınını mı istiyor ?
Ø
Hastaya ismi ile hitap edin; Ali bey, Ayşe hanım vs.
Bu şekilde konuştuğunuzda hasta (ve kim
olursa olsun herkes) kendisini önemsediğinizi, ona değer verdiğinizi düşünür. Bu
ise, daha başlangıçta iletişimi kolaylaştırır. Hiçbir zaman “amca, teyze,
ufaklık” gibi sözler kullanmayın
Øİletişim
kurmakta zorlandığınız kişiyle konuşurken, yüzüne bakın, sözleriniz basit ve
anlaşılır olsun, birden fazla anlam(ima) içermesin
ØSorunuzu
yanıtlaması için hastaya zaman tanıyın ve hastayı dinleyin, dinlediğinizi
gösterin YAŞLI (GERİYATRİK) HASTALARA YAKLAŞIM
Ø
Yaşlı(65 yaş üzeri) hastaların
sağır olduğu veya sizi anlayamayacağı varsayımıyla yaklaşmayın
Ø
Yaşlı hastaların çoğunda sanılanın
aksine duyma ve düşünme sorunları yoktur, gençlere göre manevi açıdan daha
hassas ve kırılgan olabilirler
Ø
O nedenle, yaşlı hastalara
bağırmadan, sakin ve yavaş yaklaşılmalıdır
Ø
Çok iyi öykü alabilirsiniz. Ancak
sorularınızı, yanıtlamaları için zaman tanıyın
Ø
Hiçbir zaman yaşlılarla çocukla
konuşur gibi konuşmayın
Ø
Konfüzyon, anksiete, görme, duyma,
bunama, yaşlılığa bağlı hafıza bozukluğu belirtileri olup olmadığını araştırın
Ø
Unutkanlığının nedeninin; yaşlılık
mı, önceki geçirilmiş hastalık mı yoksa çağrılma nedeni mi olduğunu mutlaka
araştırın ki yanlış tanı koymayın
Ø
Kemik ve kas yapıları
zayıfladığından ani ve hızlı hareketlerden kaçınılmalıdır; aksi halde kırıklara
neden olunabilir
Ø
Yaşlı hastaların eşlerinin de
yardıma gereksinimi vardır.
Uzun yıllar evli olduğu sevdiği eşinin
ambulansla götürülmesi korkutucu ve endişe verici olacağından birkaç dakikanızı
ayırarak, neyi niçin yaptığınız konusunda ailesini bilgilendirin
Ø
Çocuklar hastalandıklarında ve
yaralandıklarında çok fazla korkarlar
Ø
Tanıdık yüzler ya da eşyalar
korkularını azaltabilir
O nedenle; özellikle okul öncesi (hatta
okul) çağındaki çocukların sevdiği ve istediği oyuncağı vb objeyi almasına izin
verin. Çocuğun yanında ebeveynlerinden birinin olması işinizi her zaman
kolaylaştırır – ancak yapılan işlemlerden etkilenen biri olmamasına özen
gösterin
Ø
Yalanların ve aldatmaların farkına
çabuk vardıkları için, çocuğa her zaman doğruyu söyleyin
Ø
Çocuğa, yapılan işlemlerin ne
olduğu, niçin yapıldığı sürekli anlatılırsa işbirliği yapabilir, bu ise
tedavinizi kolaylaştırır
Ø
Eğer, tedavi ağrıya neden olacaksa
(iğne, kırığın desteklenmesi gibi durumlarda) çocuk önceden bilmelidir ki, sorun
yaşamayın
Ağrının uzun sürmeyeceği, yapılan işlemle
kendisini daha sonra daha iyi hissedeceği, açıklanmalıdır.
Ø
Çocuğun mahremiyetine, en az
erişkin kişide olduğu kadar saygılı olun. Giysilerinin çıkarılması gerektiğinde
nedenini söyleyerek birlikte çıkarmaya çalışın
Ø
Mümkün olduğunca göz hizasında
olacak şekilde oturun ve göz temasını kaybetmeyin
Ø
Sesinizin tonu önemlidir;
profesyonelce ve arkadaşça olmalıdır. Sert veya çocuk gibi konuşmayın
Ø
Yardımcı olmak üzere orada
bulunduğunuzu çocuğa hissettirin SAĞIR VE DİLSİZ HASTALARA YAKLAŞIM
Ø
Sağır ve dilsiz olmanın zeka
düzeyi ile ilgisi olmadığını unutmayın.
Ø
Bazıları okuyup-yazabilir, dudak
okuyabilirler, hatta anlaşılması zor bile olsa konuşabilirler
O nedenle,
Ø
Okur-yazar olanla, yazışarak
anlaşabilirsiniz
Ø
Dudak okuyabilenin yüzüne bakarak
(dudak hareketlerinizi görebilecek şekilde), konuşursanız sizi anlayabilir
Ø
Basit cümlelerle, yavaş, anlaşılır
ve net konuşun
Ø
Boşuna bağırmayın, sizi duyamaz
Ø
Bazı işaret dillerini
öğrenebilirseniz size çok yardımı olur
Ø
Yanınızda mutlaka yazacak kalem
ve bloknot bulundurun
Ø
Kısa cümleler kurun ve okunaklı
yazın GÖRME ÖZÜRLÜ HASTALARA YAKLAŞIM
Ø
Görme özürlülerin çoğunda duyma
ve dokunma duyuları çok hassas ve keskindir
Ø
Sağırlarda olduğu gibi bu kişiler
de normal zekaya sahiptir. Ancak olanı biteni göremedikleri için endişeli
olurlar. O nedenle,
§
Yapacağınız her işlemi
ayrıntısıyla açıklayın
(…kolunuzdaki kirlenmiş yarayı yıkayıp
kapatacağım ve kolunuzun hareketini önlemek üzere havalı atel dediğimiz malzeme
ile destekleyeceğim… gibi)
§
Uygun olduğunda hasta ile
fiziksel teması sürdürmek amacıyla elinizi hastanın eline ya da omzuna koyun
§
Yürümesi gerektiğinde, AABT
hastanın koluna girerek itmeden, yönlendirmelidir
§
Bastonu varsa alarak, elinin
altında olmasını sağlayın
Ø
Görme özürlülerin gören gözü olan
köpeklere özel muamele gerekir. Hastaneye götürülemiyorsa; AABT, köpeğin
bakımını sağlayacak birine teslim edilmesinden sorumludur TÜRKÇE BİLMEYEN HASTALARA YAKLAŞIM
Yurtdışından gelen
yabancılar ile yurt içinde bazı bölgelerde yöresel dilin konuşulması nedeniyle
Türkçe bilmeyen ve Türkçe’yi hiç anlamayan kişilerle her zaman karşılaşmak
mümkündür. Bu durumda
Ø
Hayati tehlike oluşturan durum
varsa,düzeltilir.
Ø
Çevreden edinilen bilgiye göre
tedavi yönlendirilir (ilk değerlendirme aşaması)
Ø
İkinci değerlendirme yapmak üzere
öykü almak için tercüme yapabilecek birini bulmaya çalışın
Bunların dışında siz yardımcı olabilecek
ipuçları:
Ø
Tıp dilini kullanmaktan kaçının ki
anlaşmanız kolaylaşsın
Ø
Uygun hareketlerle veya vücudun
ilgili bölümlerini göstererek, görsel ipuçları ile daha kolay anlaşabilirsiniz
Ø
Dünyada en yaygın konuşulan bir
yabancı dili öğrenmeye çalışın
Ø
Çalıştığınız bölgede yaygın olarak
kullanılan yöresel dili öğrenin
TUTARSIZ/ŞAŞKIN HASTALARA YAKLAŞIM
Confuse (konfüze):
şaşkın, kafası karışık,her şeyi birbirine karıştıran,bir dediği diğerini
tutmayan, tutarsız davranan Günlük yaşamda; acil durum
ile yoğun stres, normal insanların da konfüze olmalarına neden olabilir.
DİKKAT:
Konfüzyonun tıbbi tedavi gerektirecek bir hastalık ya da yaralanma belirtisi
olup olmadığını ayırt etmeniz çok önemlidir. Zira bu durumlarda vereceğiniz acil
bakım ve yaklaşım değişir. Bu hastalarla iletişim
kurarken;
Ø
Kişinin zekasında bir sorun
olmadığını, geçici bir sorunla karşı karşıya olduğunuzu unutmayın
Ø
Yavaş ve anlaşılır konuşun.
Hastanın söylediklerinizi anladığından emin olun.
Ø
Sorunuza cevap vermesi için zaman
tanıyın
Ø
Bazı özel işlemlerin birden fazla
anlatılması gerekebilir; iletişim için çaba harcamanız gereken bir durumdur.
ZEKA ÖZÜRLÜ HASTALARA YAKLAŞIM
Zeka özürlü (geri zekalı,
mental retarde) : zeka yaşının fiziksel gelişiminden daha geri olduğu
durumlardır. Örnek : 15 yaşındaki bir
gencin, vücut gelişimi yaşına uygun olduğu halde, davranışlarının ve
konuşmasının 3 yaşındaki çocuk düzeyinde olmasıdır Kalıtsal hastalıklarda da
zeka geriliği olabilir: mongolizm vb
Ø
Genellikle ürkek, korkmuş
hastalardır
Ø
İletişim kurmak çok zor olabilir,
ailesinden destek alabilirsiniz
Ø
Yavaş konuşun ve cevap verebilmesi
için zaman tanıyın Fiziksel özürlülük zeka
özürlülükle aynı değildir. Fiziksel özürlü kişiler çok zeki olabilirler.
Hastanın duygu, düşünce ve
davranışlarının önemli sorun oluşturduğu acil durumlardır En önemli davranışsal
aciller: saldırganlık ve uyumsuzluktur Hastanın işbirliği
yapamadığı durumlar saldırgan davranışla karıştırılmamalıdır Davranışsal acillere
(saldırganlığa veya uyumsuzluğa) neden olabilen sorunlar:
ü
Dil bilmeme
ü
Algılama bozuklukları
ü
Zeka geriliği
ü
Eğitimsizlik
ü
Duygusal tepkiler
ü
Nörolojik hastalıklara bağlı
bilişsel işlev bozuklukları
ü
Madde (alkol, uyuşturucu, ilaç)
etkisi
ü
Psikiyatrik hastalıklar (paranoya,
depresyon, intihara eğilim, manik atak, panik atak vs)
ü
Kişilik bozuklukları
UYUMSUZ / SALDIRGAN HASTAYA YAKLAŞIM
Saldırgan hasta:
Çevresindekiler için tehlike oluşturan hastalar Uyumsuz hasta
: ele avuca sığmayan, iletişim kurulamayan hastalar Her iki hasta grubu da
tedavide gecikmeye yol açar. Anlatılan iletişim kurma yöntemleri uyumsuz
davranışı değiştirmede etkisizdir. Bu tip hastalarla sanıldığından sık
karşılaşılmaktadır. DİKKAT: bazı insanların, stres karşısında normal reaksiyon olarak uyumsuz
davranışlar sergileyebileceklerini unutmayın Bu gibi hastalarla
işbirliği kurmak için genel ilkeler :
Ø
Hastanın anlattıklarını dinlemek,
gerekirse basit bir muayene yapmak
Ø
Zaman ayırmak, sabırlı olmak
Ø
Yargılayıcı olmamak
Ø
Tanı, tedavi ve bekleme nedenleri
hakkında açıklamalar yapmak
Ø
Durumun daha kötüleşmesine neden
oluyorsa yakınlarını uzaklaştırmak
Ø
Hastanın güvenini sağlamak için
doğruyu söylemek
SALDIRGANLIĞA NEDEN OLABİLECEK
HASTALIKLAR
ü
Alkol, uyuşturucu, ilaç
zehirlenmeleri
ü
Psikiyatrik hastalıklar
(şizofreni, mani, paranoya, kişilik bozukluğu vb)
ü
Beyin hastalıkları (sara, bunama
vb)
ü
Beyin zedelenmesine neden olan
kazalar
ü
Beyni etkileyen bedensel
hastalıklar (karaciğer, böbrek hastalıkları gibi)
ü
Metabolik bozukluklar
§
Diabetik koma
§
İnsülin şoku
§
Troid hastalıkları
ü
Nörolojik hastalıklar
ü
Organik beyin sendromu PARANOYA:
SALDIRGANLIK
OLASILIĞINI ARTIRAN NEDENLER
Ø
Erkek olma
Ø
15-24 yaş
Ø
Yoksulluk ve eğitimsizlik
Ø
Aile ve çevre desteğinin olmaması
Ø
Geçmişinde saldırganlık öyküsü
Ø
Çocuklukta şiddete maruz kalması
Ø
Madde bağımlılığı
Ø
Çözümlenemeyen önemli yaşam
sorunları
Ø
Kalabalıklar ve galeyan ortamları
SALDIRGANLIĞIN İPUÇLARI Duruş
: koltuk kenarında gergin oturuş
Konuşma
: yüksek sesle, eleştirel ve tehdit edici Hareketler
: yerinde durama, kolay uyarılma Diğer
: sıvalı kollar, göz temasından kaçınma,
kendisine hitap edildiğinde arkasını dönme, çevrede bulunan kırılmış eşyalar SALDIRGAN KİŞİYE
YAKLAŞIM
Ø
Mümkün olduğunca ortama yalnız
girmemek
Ø
Kişi silahlı ise, mutlaka polisten
yardım istemek
Ø
Çevredeki bulunabilecek diğer
tehlikeli nesnelerin varlığını dikkatli gözlemle araştırmak (bıçak, demir/tahta
sopa vs)
Ø
Yumruk ve tekme mesafesine
girmemek
Ø
Çıkış yolunu/kapısını daima
arkanızda tutmak; çıkış yolu ile aranızda hasta olmamalı
Ø
Kişiye arkanızı dönmemek
Ø
Kendinizi tanıtıp, neden orada
bulunduğunuzu açıklamak
Ø
Doğruyu söylemek, yalan söylememek
Ø
Sakin olup, acele etmemek
Ø
Sınır ve kural koymak
Ø
Kararlı ve kesin mesajlar vermek
Ø
Yargılamamak, tartışmamak,
etiketlememek
Ø
Ona dışardan nasıl göründüğünü
söylemek HASTALIKLARDAN
KAYNAKLANAN SALDIRGANLIĞA YAKLAŞIM Yanında içki veya ilaç
bulduğunuz kişiye hemen “bir sarhoş daha” yaklaşımı yerine (ağzında koku olsun
ya da olmasın) başka nedenler olabileceğini hep aklınızın bir köşesinde
bulundurmayı unutmayın Bilinç düzeyi bozulmuş
saldırgan hastanın bu durumuna yol açan hastalığının tespiti için acil bakım
verilerek en kısa zamanda hastaneye ulaştırılması gerekir
•
Diyabetliler hipoglisemik veya
hiperglisemik şok nedeniyle anormal davranışlar sergileyebilir
•
Tiroid hastalığında ajitasyondan
ağır letarjiye kadar değişebilen anormallikler görülebilir
Bu gibi metabolik hastalıklar iyi bir öykü ile
belirlenebilir ve uygun acil bakım hayat kurtarabilir (örnek:hipoglisemik şok)
•
Organik beyin sendromunda ilk önce
kişilik değişimi görülür.Çoğunlukla, fonksiyonlarını yavaş yavaş kaybetmiş
yaşlılardır.
•
Bazen birkaç hafta önce kaza
nedeniyle beyin sarsıntısı geçirmiş kişilerde de anormal davranışlar görülebilir
Ø
Hastalık nedeniyle saldırganlaşan
kişi aynı zamanda yaralanmış olabilir. Gerekli acil bakım verilmelidir
Ø
Polisten yardım isteyin
Ø
Fiziksel müdahale gerekebilir. Bu,
iyi planlanmalı ve mümkün olduğunca fazla sayıdaki kişiyle gerçekleştirilmelidir
Ø
Fiziksel müdahale sonucunda
kişinin bağlanması gerekebilir
SALDIRGAN HASTANIN
BAĞLANMASI
Ø
Ülkemizde henüz saldırganlık
olaylarında, geliştirilmiş ve standardize kısıtlayıcıların kullanılması söz
konusu değil.
Ø
Özgürlüğün kısıtlanması anlamına
gelen bağlama ile ilgili olarak polise yetki verilmiştir, ancak sağlık personeli
ile ilgili bir yasa yoktur. O nedenle, hastayı bağlarken mutlaka doktor onayı
alın
Ø
Kelepçe, metal ve deri
kısıtlayıcılar yerine çarşaf ya da bez kısıtlayıcılar tercih edilmelidir
Ø
Hasta belinden, el ve ayak
bileklerinden dolaşımı engellenmeyecek şekilde bağlanmalıdır, sık sık nabız
kontrolü yapılmalıdır
Ø
Hasta teskin edilmeye
çalışılmalıdır
Ø
Hasta sol yan yatırılırsa, solunum
sıkıntısı olmaz ve aspirasyon önlenmiş olur.
Diğer bir etkisiz hale getirme yöntemi :
Ø
Sedyeye yüz üstü yatırarak
bağlamak
Ø
Kepçe sedyeye yüz üstü yatırılan
hastanın üstüne ikinci bir kepçe sedye kapatılarak aşırı saldırgan hasta
hareketsiz hale getirilebilir.
Ø
Tüm yapılanlar ve gerekçeleri
kayda geçirilir
SALDIRGANIN KURBANLARINA YAKLAŞIM
Ø
Olay yerindeki suç kanıtlarını
korumak ve polise teslim etmek
Ø
Kendinizi tanıtmak ve amacınızı
açıklamak
Ø
Yaralarına bakım vermek
Ø
Sağlık kuruluşuna nakletmek
Ø
Hastayı dinlemek ve sorularla
bunaltmamak
Ø
Tartışmamak, yargılamamak
Ø
Öfkeyi dışa vurmasına izin vermek,
bu öfkeyi kişisel algılamamak
Ø
Tedaviyi reddediyorsa, ikna etmek
Ø
Ajite ise yatıştırmak
Hasta, hep şüphe içindedir; diğer kişilerin kendisini öldürmek, yaralamak
istediklerine inanabilir
MANİ:
Hasta aşırı ajite(manik) olabilir. Deli gibi etrafta dolaşır, hızlı konuşur
ama cümlelerin hiç birini bitiremez veya düşünceyi tamamlayamaz
DEPRESYON:
Hasta hiçbir şey yapmak istemez, hareket etmez, iletişim kurmaz ve soruları
yanıtlamaz
İntihar (suicid) girişimi:
Hasta kendini öldüreceğini söyleyebilir. Daha öncede intihar girişimi olmuş
olabilir