ÇOCUK – PEDİATRİK – ACİLLERİ

 

  • Çocuğun Değerlendirilmesi
  • Pediyatrik Acillerde Acil Bakım Rehberi
  • Tıbbi Olgularda İYD
  • Yaralanmalarda İYD
  • Çeşitli Yaş Grupları Sorunları
  • Solunum Acilleri
  • Gastrointestinal Sistem Acilleri
  • Nörolojik Aciller
  • Çocukluk Çağı Hastalıkları
  • Hırpalanmış Çocuk
  •  

    HASTA ÇOCUK  VE PARAMEDİK

     

    Ambulansla çocuk hastaya gittiğinizde Paramedik olarak sizi bekleyen bazı sorunlar vardır :

               1- Korkmuş ve ağlayan bir hasta ya da kazazede çocuk

                2- Telaşlı ve korku içindeki aile bireyleri

    Erişkin hastada, hasta ile iletişim kurduğunuzda sorunlarınızı kolaylıkla çözümleme olanağınız vardır. Ancak ağlayan ve korkmuş bir çocukla iletişim kurmak hiç de kolay değildir. İletişim kuramadığınız sürece muayene etme şansınız olmayacaktır. Çocuk ağladıkça aile çaresiz<likten sizi bunaltacaktır. Onlara gerekli açıklamayı yapıp yardımcı olmalarını sağlayamazsanız acil bakım verme şansınız azalacaktır.

    İşte bu sorunların üstesinden gelmenizi sağlayabilecek birkaç ipucu :

    1. Çocuğu hemen gözle inceleyin ve en önemli sorunu saptamaya çalışın ( baygın, yaralı vs)
    2. Bir paramedik çocukla ilgilenirken diğer paramedik hem öyküyü almak hem de aileyi sakinleştirmek için onlarla ilgilenir ve sorularını yanıtlar
    3. Çocukla ilgilenen paramedik onunla aşağıdaki yaklaşım önerilerine göre iletişim kurarak sorunlarını saptamaya çalışır
    4. Ne yapacağına hızla karar vererek, hızlı ve doğru girşimi başlatır

     

    PARAMEDİĞİN ÇOCUĞA YAKLAŞIMINDA YARDIMCI OLABİLECEK ÖNERİLER :

    1. Önce adını söyleyerek kendini tanıt
    2. Çocuğun adını sor ve ona ismiyle hitap et
    3. Yaralı ya da ağrıyan yerine dokunmadan çocuğa yaklaş
    4. Ağrıyan yerini çocuğun göstermesini sağla
    5. Yaşı uygunsa (anlatabilecek beceriye sahipse) olayı çocuğun kendisinden öğren
    6. Çocuktan aldığın hikayenin ne kadarının hayal gücü olduğunu anlamaya çalış
    7. Dürüst ol, yapılacak girişimler hakkında ASLA yalan söyleme
    8. Yapacağın işlemleri anlat, canının yanmayacağını söyleyerek aldatmak yerine “ biraz acıyabilir ama sen cesursun dayanabilirsin, şimdi bu işlemi yapmazsak daha sonra daha çok acır, o nedenle şimdi cesaretini göster vs” gibi konuşmalarla dostluğunu kazanarak yardımını sağlayabilirsin. 
    9. Ebeveyninin veya tanıdığı kişinin yanında ya da kucağında muayene et
    10. Aileyi mutlaka yatıştırın, kararlı ve hızlı davrandığınızda size güven duyarlar; o nedenle mümkün olduğunca kararlı ve hızlı davranarak güven vermeye çalış
    11. Çocuğu başka birine devrederken mutlaka söyle ve yeni geleni tanıştır
    12. Durumu uygunsa annesinin/babasının kucağında ambulansa alarak taşıyabilirsin; istediği/ sevdiği oyuncak ya da eşyayı almasına izin ver

     

     

    ÇOCUĞUN DEĞERLENDİRİLMESİ

     

    A - GÖZLE MUAYENE (İNSPEKSİYON)

    1. GENEL DURUMUNA BAK : Bilinci açık / kapalı, bitkin / halsiz, korkuyor, panik halinde, şok belirtileri var, aşırı terliyor, havala geçiriyor vb…

    2. DERİSİNİN RENGİ NASIL : Sararmış, morarmaya başlamış, külrengi gibi soluk, kızarmış, normal vs…

    3. SOLUNUMU NASIL : Normal, çok sık ve yüzeysel soluk alıp-veriyor, göğüs hareketi fark edilmeyecek kadar sığ ve yavaş; soluk alırken / verirken zorlanıyor, göğüste nefes alırken çekilme gözleniyor, karından soluk alıp veriyor, vs…

    4. KARNI : Şişkin (özellikle bebeklerde ve okul öncesinde çocukların karınlarının daha şişkin olduğunu unutmadan değerlendirme yapın ! ), gergin (patlayacakmış hissi veren bir gerginlik), çökük; üzerinde döküntü, ekimoz var; kitle görünümü var, sadece bir yerinde kızarıklıklık var, vs.

     

    B – ELLE MUAYENE (PALPASYON)

           Bilinci açık bebek ve çocukta özellikle dikkat edilmesi gereken püf noktaları :

    1.Genel kural olarak 6 yaşın altındaki çocuklarda muayene ayaktan başa doğru yapılmalıdır. Yabancıdan korkacakları ve kendilerine zarar vereceklerini düşüneceklerinden muayene yaptırmak istemeyebilirler o nedenle ayaktan başa doğru muayene ederken zarar vermediğinizi güven duyulacak biri olduğunuzu düşünerek muayeneye izin verirler

    2.Bazen 4 yaş grubundan itibaren iyi iletişim kurarak baştan ayağa da muayene yapabilirsiniz

    3.Önce elinizle muayene edin alet kullanımını sonraya bırakın

    4.Elinizin temiz ve sıcak olmasına özen gösterin

    5.Soymanız gerektiğinde açıklama yapın, annesinden ve kendisinden yardım isteyin, habersiz soymayın. Çünkü aileler, çocuklarına, yabancılar giysilerini soymak isterse, o kişilerin kötü insanlar olduğunu ve hemen kaçması gerektiği mesajını vermiş olabilirler.

    6.Siz elle muayene ederken steteskop ve ışık kaynağını eline verin zarar verici madde olmadığını anlasın ondan sonra akciğerlerini dinleyin, hatta birkaç dakika ayırır sizin akciğerinize götürüp sonra onunkini dinlerseniz ağlamasına fırsat vermeden sonuca ulaşabilirsiniz

    7.  Ağrısı ve yarasının bulunduğu bölgeye en son ve çevresinden doğru gelin 

     

    C – YAŞAMSAL BULGULAR

      1. BİLİNÇ DÜZEYİNİ SAPTAYIN : Açık (yere, kişiye, zamana oryantasyonu), kapalı, uykuya meyilli, aşırı derecede ajite iletişim kurulamıyor vs…

      2. SOLUNUM VE NABIZ : Sayısı, derinliği ve düzeni (ritmi) yönünden incelenir; burun kanatları solunuma eşlik ediyor mu, dudaklarında ve tırnaklarında morarma var mı, Kapiller geri dolum kaç saniye ? saptanarak çağrı raporuna saatiyle yazılır ve durumuna göre sıklıkla (5 dakika, 10 dakika arayla tekrar değerlendirilir). Kan basıncı uygun manşon yoksa doğru sonuç vermeyebilir ancak şok konusunda da bahsedilmişti bebeklerde ve küçük çocuklarda kan basıncı ölçümü zor ve şokta hipotansiyon gelişmediği sürece fikir verici değildir, dolayısıyla diğer bulgularla tanı konulmalıdır.

      3. VÜCUT ISISI : Vücudu sıcak ve kızarmış, nöbet geçiren her çocukta derece ile ateşine bakılmasında yarar vardır. Rektal ve ağızdan bakılan ateş, koltuk altına göre 0.5-1° C yüksek olur. Koltuk altından ölçerken koltuk altının kuru ve derecenin civalı kısmının koltuk altına iyi yerleşmiş olmasına; ağızdan ölçerken sıcak ve soğuk bir şey içtikten hemen sonra ölçmemeye, çocuğun bilincinin kapalı olmamasına; rektel yoldan ölçerken ucun en az bir santim içeride olmasına ve annesinin yan yatırarak tutmasına dikkat etmeniz gerekir. Son yıllarda, daha pratik olan ve kısa sürede sonuç veren kulaktan ateş ölçümü yaygınlaşmıştır.     

    ATEŞ : 39° C (koltuk altı ve kulaktan) ve üzerinde ise,

    o Hemen ılık duş ya da çocuk küvetinde ılık banyo yaptırılır  

    o Evde vakit kaybetmemeniz gerekiyorsa ıslak çarşafa sararak ateşi düşürebilirsiniz

    o Ya da ambulansta üzerindeki giysileri çıkarıp klimayı soğuğa ayarlayabilirsiniz.

    o Eğer vaktiniz ve çocuğun durumu uygunsa (nöbet geçirmiyorsa) ateşi evde ılık duş ile düşürmek daha sağlıklıdır. Sonra kurulayarak ve giydirerek ambulansa alın, durumuna göre giysilerini ayarlayın.

    o İnatçı ateş varsa ve hastaneye mesafe uzunsa, tıbbi danışma merkezine ilaç (antipiretik = ateş düşürücü) vermek üzere danışın ya da bu gibi durumlara hazırlıklı olmak için protokol bulundurun.

     

    D- NÖROLOJİK MUAYENE

       1. FONTANEL : Ön fontanel bebeklerde 18-22 ayda kapanır. 18 aydan çok önce kapanırsa beyin gelişemez, 22 ay sonrası kapanmamışsa kemik gelişiminde gerilik var demektir. Fontaneli henüz kapanmamış çocuklarda, fontanel muayene için ipuçları verebilir:

    Fontanel Çökükse : bebekte dehidratasyon vardır

    Fontanel Kabarıksa : menenjit, KİBAS, beyin ödemi olabilir. Ya da çocuk ağladığı içindir.  

       2. BİLİNÇ DÜZEYİ : Bilinç açıklığının yaş gruplarına göre kontrolü:

    Süt çocuğu ve küçük çocuklar : çevreyle ilgili ve sesli ağlar, etrafına aranarak bakınır, konuşur

    Büyük çocuklar : konuşur, iletişim kurulabilir

     Başa Dön

    PEDİYATRİK ACİLLERDE ACİL BAKIM REHBERİ

    «Çocuklar küçük erişkinler değildir, bunu aklınızdan hiç çıkarmayın

    «Acil bakım ilkeleri (kanamanın durdurulması, yara bakımı, yaralı organın desteklenmesi vs. gibi uygulamaların yöntemleri) erişkinlerle aynı olmasına rağmen, verilecek ilaçların dozları ile verilecek sıvıların miktarları çocukların ağırlıklarına (kg) göre ölçülerek verilmelidir

    «Kalp durması çocuklarda birden bire ortaya çıkmaz :

    • Genellikle varolan bir solunum sıkıntısının ilerlemesi ile hipoksi, hipoksiyi takiben   bradikardi ve bradikardinin ardı sıra asistol ortaya çıkar.

    • Çocuklarda ventriküler fibrilasyon nadiren görülür.

    «Acil bakımdaki öncelikler, çocuklarda da erişkinlerde olduğu gibidir :

    • Soluk yolunun açıklığının sağlanması ve açıklığın sürdürülmesi 

    • Gereksinimine göre oksijen verilmesi

    • Gerekiyorsa, solunumun desteklenmesi (mekanik ventilasyon)

     

    DİKKAT

    Çocuklarda,

    •   EOA(Özefageal Obturator Airway)

    •   EGTA(Özefageal Gastrik Tüp Airway)

    •   PTLA (Farengeal Trakeal Lümen Airway)

    •   Esophageal combitubes (özefageal kombitüp)

    KULLANILMAZ.

    •   Demand valve, barotravmaya neden olduğundan KULLANILMAMALIDIR.

    Çocuklarda soluk yolunun açıklığını sağlamak üzere kullanılması önerilen ENDOTRAKEAL TÜP tür.

     

    « Altı yaşından daha küçük çocuklarda intraosseus (kemik içi) yoldan sıvı ve ilaç verilebilir

    « Çocuklarda kan basıncı şokun ilerlemesiyle (dekompanse dönemde) düşüş gösterir ve ilerlemiş şokun belirtisidir. O nedenle kan basıncına güvenilerek bakım aksatılmamalıdır.

    « Şokun belirtileri en iyi uç bölgelerin perfüzyonu ile görülebilir : tırnakların ve dudakların soluklaşması ve soğuması gibi.

     

    KARDİYOPULMONER ARRESTİN ÖNLENMESİ

     

    «Hasta çocukların tümünde hemen solunum ve dolaşım değerlendirilmelidir. Amaç:

    «Bu çocukta solunum ve kalp durmasına neden olabilecek herhangi bir solunum sıkıntısı veya kalp yetmezliği var mı?“ sorusuna yanıt bulmaktır.

    «Bunun için aşağıdaki koşullar irdelenmelidir:

    • Solunum hızı dakikada 60 kereden fazlaysa,

    • 5 yaşın altında: kalp atım hızı dakikada 80 nin altında ve 180 nin üstündeyse, 

    • 5 yaşın üstünde: kalp atım hızı dakikada 60  ın altında ve 180 nin üstündeyse,

    • Solunum güçlüğü,

    • Yaralanma,

    • Yanık,

    • Siyanoz (tırnaklarda ve dudaklarda oksijensizliğe bağlı morluk),

    • Bilinç düzeyinde değişkenlik,

    • Nöbet geçirme,

    • Peteşilerle (deri altındaki küçük kanama odakları) birlikte yüksek vücut ısısı

    varsa, solunum ve kalp durması olasılığı göz önünde tutulmalıdır

     

    SOLUK YOLUNUN AÇIKLIĞININ SAĞLANMASI VE SÜRDÜRÜLMESİ

     

    Soluk yolunu inceledikten sonra kendinize aşağıdaki soruları sorun :

    «Soluk yolu açık mı ?

    «Soluk yolunun sürekli açık kalmasını sağlamak için hangisi daha uygun; baş pozisyonu mu, aspirasyon mu yoksa airway takmak mı ?

    «Soluk yolunun açıklığı yukarıdaki işlemlerle sağlanamayacaksa, bunu sağlayacak en uygun yöntem ne olabilir ? (endotrakeal entübasyon veya yabancı cisim tıkanması varsa yabancı cismi çıkarma girişimleri vb.)

    Çocuğun yeterli soluk alış-verişini değerlendirirken aşağıdaki koşulları göz önünde bulundurmalısınız:

    SOLUNUM HIZI

    «Bebeklerde(infant) solunum sıkıntısının ilk bulgusu taşipnedir; buna bağlı olarak bebek yorgundur. Akut hastalanan bebekte veya çocukta solunum sayısı normalin altındaysa, bu durumun kötü olduğunun habercisidir.

    HAVANIN AKCİĞERLERE GİRİŞ-ÇIKIŞI

    «Yeterli havalanma; göğüs kafesinin yükselip alçalmasının izlenmesi, solunumun niteliği ve solunum seslerinin dinlenilmesiyle saptanabilir.

    «solunumun niteliğinin ve Duyulan stridor ve wheezing yetersiz solunumun göstergeleridir.

    SOLUNUMUN ÖZELLİKLERİ

    «Bebekte ve çocukta, burun kanatlarının ve yardımcı solunum kaslarının solunuma iştirak etmesi; solunum için aşırı çaba harcandığının göstergeleridir.

    RENK DEĞİŞİKLİKLERİ (SİYANOZ)

    «Siyanoz, solunum güçlüğü ilerlediğinde ortaya çıkan bir bulgudur.

    «En belirgin tırnaklarda ve dudaklarda görülen; bebekte ve çocukta oksijen yetersizliğini gösteren bir morluktur.

    «Özellikle tırnaklarda görülen siyanoz, solunum güçlüğünden ziyade dolaşım yetersizliğinin (şokun) en belirgin göstergesidir.

     

    DOLAŞIMIN DEĞERLENDİRİLMESİ

    Çocuğun dolaşımını değerlendirirken aşağıdaki sorunları göz önünde bulundurmalısınız:

    KALP ATIM HIZI

    «Bebekte(infant) sinüs taşikardisi varsa, bu bebeğin streste olduğunun göstergesidir.  O nedenle, bebekte veya çocukta varolan taşikardinin nedeni hemen saptanmalıdır.

    «Sıkıntısı olan bir bebekte veya çocukta bradikardi varsa bu önemsenmesi gereken bir bulgudur. Çünkü, bradikardi hipoksiye, hipoksi de solunum ve kalp durmasına neden olur.

    KAN BASINCI

    «Hipotansiyon daha önce de belirtildiği gibi, genellikle dolaşımın dekompanse döneminin en geç ve aniden ortaya çıkan bulgusudur. (Dekompensasyon dönemi: vücudun dengeleme istemlerinin iflas ettiği ve çoğunlukla kalbe dönen kanın yeterli olmadığı dönemdir).

    «Kan basıncındaki hafif düşme varsa bunun anlamı hemen önlem alınarak, hipovolemik şokun dolayısıyla solunum ve dolaşımın durmasının önlenmesidir.

    PERİFERİK (UÇLARDAKİ) DOLAŞIM

    «Ayaklarda ve eller bileklerinde nabız alınıyorsa, önemli iç organlarda yeterli kanlanma(dolaşım) var demektir.

    «NABIZ BASINCI (sistolik ve diyastolik kan basıncı arasındaki fark) azaldıkça şok olasılığı artar.

    «Merkezdeki (femoral, brakiyal, karotis) nabızlarının alınamaması kötü bulgulardır.

    ÖNEMLİ  İÇ ORGANLARIN KANLANMASI

    «Deri, böbrekler ve beyin bu organlardan olup kanlanmaları çok önemlidir.

    «Derideki yetersiz kanlanma şokun erken belirtisidir. Bunun göstergesi ise kapiller geri dolumdur(KGD). KGD iki saniyeden uzun sürerse yeterli kardiyak out-put yok ve beyin kanlanamıyor demektir.

    «Beynin kanlanmasında yetersizlik varsa, bilinç düzeyinde gittikçe kötüleşen değişiklikler ortaya çıkar. Özellikle çocuklarda konfüzyon veya letarji ortaya çıkar, nöbet geçirebilirler. Çocuğun ebeveynini tanımaması bu kötü gidişin bulgusu olabilir.

     

    DOLAŞIMI SIK ARALIKLARLA DEĞERLENDİRİN

    «Bahsedilen bulguları elverdiğince sık değerlendirerek hastanın durumundaki gelişmelerin olumlu ya da olumsuz yönde olduğunu saptamanız da yarar vardır. Değişimler çok ani olduğundan tetikte olun ve önlemlerinizi almayı ihmal etmeyin.  

     Başa Dön

    TIBBİ OLGULARDA (CPR) ACİL BAKIM REHBERİ -İLERİ YAŞAM DESTEĞİ -

     

    (TYD: Temel Yaşam Desteği; Suni solunum ve kalp masajı; 2005 yılı İYD iş akış şeması için TIKLAYINIZ.)

    • Nabza bak, yoksa TYD ne başla

    • En az bir derivasyonla kalbin ritmini sapta.

     

    ASİSTOL VARSA :

    « TYD ne devam et

    « Soluk yolunun açıklığının devamlılığını sağla 

    « % 100 oksijenle Hiperventilasyon sağla

    « Damar yolu aç (veya öğrenildiyse kemik içine giriş yap)

    « Epinefrin (Adrenalin; ilk doz)

    « IV veya IO : 1:10.000 lik solüsyondan 0.01 mg/kg, 

    « ET: 1:1.000 lik solüsyondan 0.1 mg/kg

    « Epinefrin (ikinci ve diğer dozlar)

    «IV, IO veya  ET : 1:1.000 lik solüsyondan 0.1 mg/kg; her 3-5 dakikada bir tekrarlanabilir

    «Resüsitasyona devam ederek mümkün olduğunca, en kısa sürede hastaneye götürün.

     

    EĞER NABIZSIZ ELEKTRİKSEL AKTİVİTE VARSA :

    «Hipoksemi, asidoz, hipovolemi, tansiyon pnömotoraks, kalp tamponadı veya hipotermi olasılığını belirleyerek; gerekli acil bakımı vererek hastanın durumunun düzelmesini sağlayın

    « TYD ni bu arada arkadaşınız devam ettirsin 

    « Soluk yolunun açıklığının devamlılığını sağlayın 

    « % 100 oksijenle Hiperventilasyon sağlayın

    « Damar yolu açın (veya öğrenildiyse kemik içine giriş yapın)

    « Epinefrin (Adrenalin; ilk doz)

    « IV veya IO : 1:10.000 lik solüsyondan 0.01 mg/kg, 

    « ET: 1:1.000 lik solüsyondan 0.1 mg/kg

    « Epinefrin (ikinci ve diğer dozlar)

    « IV, IO veya  ET : 1:1.000 lik solüsyondan 0.1 mg/kg; her 3-5 dakikada bir tekrarlanabilir

    « Resüsitasyona devam ederek mümkün olduğunca, en kısa sürede hastaneye götürün

     

    EĞER VENTRİKÜLER FİBRİLASYON/NABIZSIZ VENTRİKÜLER TAŞİKARDİ VARSA :

    « TYD ni sürdürün

    « Soluk yolunun açıklığının devamlılığını sağlayın 

    « % 100 oksijenle Hiperventilasyon sağlayın

    « Damar yolu açın (veya öğrenildiyse kemik içine giriş yapın)

    « 3 kereye kadar defibrile edebilirsiniz (2 j/kg, 4 j/kg, 4 j/kg).

    « Epinefrin (Adrenalin; ilk doz)

    « IV veya IO : 1:10.000 lik solüsyondan 0.01 mg/kg, 

    « ET: 1:1.000 lik solüsyondan 0.1 mg/kg

    « IV, IO veya ET yoldan  Lidocaine 1 mg/kg

    « İlaçtan 30-60 saniye sonra, 4 j/kg ile Defibrile edin

    « Epinefrin (ikinci ve diğer dozlar)

    « IV, IO veya  ET : 1:1.000 lik solüsyondan 0.1 mg/kg; her 3-5 dakikada bir tekrarlanabilir

    « İlaçtan 30-60 saniye sonra, 4 j/kg ile Defibrile edin 

    « Lidocaine 1 mg/kg, toplam doz 3 mg/kg olacak şekilde verilebilir

    « Resüsitasyona devam ederek mümkün olduğunca, en kısa sürede hastaneye götürün

    « Herhangi bir sorun ya da sorunuz olduğunda Tıbbi danışma merkezini arayarak doktora danışın.

     Başa Dön

    YARALANMALARDA (CPR) -İLERİ YAŞAM DESTEĞİ- ACİL BAKIM REHBERİ

    Çocuk yaralanmalarında kullanabileceğiniz yaşam bulguları tablosu ve travma değerlendirme tablosu.

     Eğer, kazazede ağır yaralanmış ve kalbi de durmuşsa :

     

    •  Araçtan veya herhangi bir yerden kurtarma gerekiyorsa, omurganın korunması için gerekli tedbirleri alın (yarım sırt tahtası veya travma yeleği ile). Burada amaç: baş-sırt-kalçayı aynı düzlemde olacak şekilde ve omurgayı sağa sola hareket ettirmeden çıkarmaktır.

    •  Boyunluk takılı haldeyken Endotrakeal tüp takarak soluk yolunun sürekliliğini sağlayın.

    •  Acilen hastaneye götürün

    •  Ambulansla naklederken, damar yolu açarak 20 ml/kg olacak şekilde sıvı başlayın. Ringer Laktat’ı tercih edilebilirsiniz

    •  Yoldayken tıbbi danışma merkezi ile temasa geçerek bilgi alış verişi ile acil bakımı sürdürün

    •  Kazazede de düzeltilmesi gerekebilecek olası sorunlar : 

    «     Ciddi hipoksemi 

    «     Kardiyak tamponad

    «     Basınçlı pnömotoraks (Tension pneumothorax)

    «     Ağır asidoz tablosu

    •  Her türlü sorun ve soru için mutlaka tıbbi danışma merkezindeki acil tıp uzmanına başvurun

     

    DİKKAT

    Bir kaza sonrası çocuğun  bilinci kapanmış ya da bulanıksa KİBAS (Kafa İçi Basıncının Artması Sendromu) olduğunu varsayıp çocuğu hiperventile edin: yüksek yoğunlukta oksijen bağladığınız ambu ile solunumu destekleyin. Çünkü, çocuklar erişkinlere göre daha çabuk ve olumlu nörolojik iyileşme gösterirler.

     

    Başa Dön

    ÇEŞİTLİ YAŞ GRUPLARINDA EN SIK RASTLANILAN SORUNLAR

    YENİDOĞAN (0 – 28 Gün)

    «     Solunum sıkıntısı

    «     Sarılık

    «     Kusma

    «     Yüksek vücut ısısı

    «     Sepsis

    «     Menenjit

    «     Bedensel ve cinsel taciz

     

    BEBEK (1 – 5 Ay)

    «     Solunum sıkıntısı

    «     Yüksek ateş

    «     Ani Bebek Ölüm Sendromu

    «     Kusma ve ishalle ortaya çıkan dehidratasyon

    «     Menenjit

    «     Bedensel ve cinsel taciz

     

    BEBEK ( 6 – 12 Ay)

    «     Yüksek ateş, ateşe bağlı nöbet geçirme

    «     Kusma ve ishalle ortaya çıkan dehidratasyon

    «     Bronşiyolit

    «     Krup (croup, laryngotracheobronchitis)

    «     Sepsis

    «     Menenjit 

    «     Solunum sıkıntısı (bronşiyolit, krup, yabancı cisim tıkanmaları)

    «     Bedensel ve cinsel taciz

    «     Düşmeler

    «     Motorlu taşıt kazalarına bağlı yaralanmalar

     

    ÇOCUK ( 1 - 3 Yaş )

    «     Yüksek ateş, ateşe bağlı nöbet geçirme

    «     Kusma ve ishalle ortaya çıkan dehidratasyon

    «     Solunum sıkıntısı (astım, bronşiyolit, krup, yabancı cisim tıkanmaları)

    «     Sepsis

    «     Menenjit 

    «     Sindirim yolu zehirlenmeleri

    «     Düşmeler

    «     Motorlu taşıt kazalarına bağlı yaralanmalar

    «     Bedensel ve cinsel taciz

     

    ÇOCUK ( 3 – 5 Yaş )

    «     Krup

    «     Astım

    «     Yüksek ateşe bağlı nöbet geçirme

    «     Sepsis

    «     Menenjit

    «     Yanıklar

    «     Suda boğulma

    «     Motorlu taşıt kazalarına bağlı yaralanmalar

    «     Bedensel ve cinsel taciz

     

    ÇOCUK ( 6 – 12 Yaş )

    «     Suda boğulma

    «     Motorlu taşıt kazalarına bağlı yaralanmalar

    «     Bisiklet kazalarına bağlı yaralanmalar

    «     Kırıklar

    «     Düşmeler

    «     Spor yaralanmaları

    «     Yanıklar

    «     Bedensel ve cinsel taciz

     

    ADÖLESAN ( 12 – 15 Yaş )

    «     Astım

    «     Motorlu taşıt kazalarına bağlı yaralanmalar

    «     Spor yaralanmaları

    «     Alkol veya bağımlılık yapan ilaç kullanımı

    «     İntihar girişimleri

    «     Hamilelik

    «     Bedensel ve cinsel taciz

     

    GENEL DEĞERLENDİRME

    Daha öncede bahsedildiği gibi :

    «     Genel görünümü (halsiz, güçlü ağlıyor, ağlaması inilti şeklinde vs.)

    «     Bilinç düzeyi

    «     Kas tonüsü

    «     Solunumu (sayısı, derinliği, soluk alıp verirken zorlanma olup – olmadığı)

    «     Dolaşımı (cilt bulguları, cildin rengi),

    dikkatle değerlendirilmelidir.

     

    Başa Dön

    SOLUNUM ACİLLERİ

     

    Çocuklarda solunum sıkıntısına neden olan bir çok sorunla karşılaşabilirsiniz:

    «     Üst veya alt soluk yolunun yabancı cisimle tıkanması

    «     Üst soluk yolu hastalıkları (krup, bakteryel trakeit,epiglottit)

    «     Alt soluk yolu hastalıkları (astım, bronşiyolit, pnömoni)

     

    Çocuklardaki kalp durmasının en önemli nedenlerinin başında solunum yetersizliği gelmektedir. O nedenle hastane öncesi acil bakımla solunum yetersizliğinin hemen düzeltilmesi gerekir.

     

    ALT VE ÜST SOLUK YOLUNUN YABANCI CİSİMLE TIKANMASI

    Özellikle 1- 4 yaş grubu çocuklarda sık görülür.

    Tam tıkanmalarda, hemen yabancı cisim çıkarma manevralarına başlanır (bebeklerde sırttan vurma göğüsten bastırma, çocuklarda heimlich gibi)

    Kısmi tıkanmalarda mümkün olduğunca sakin ama hızlı davranarak çocuk hastaneye ulaştırılır. Yaratacağınız heyecanın çocukta paniğe, dolayısıyla da cismin ilerleyerek tam tıkanmaya neden olabileceğini unutmayın 

     

    KRUP (CROUP, LARYNGOTRACHEOBRONCHITIS)

     ACİL BAKIM:

     

    EPİGLOTTİT

    Çok çabuk (6-8 saatte) ortaya çıkan, hayati tehlike oluşturan bir bakteryel enfeksiyondur

    Her yaşta görülürse de 3 – 7 yaşlarda daha sık ortaya çıkar

     ACİL BAKIM

     

    ASTIM

    Enfeksiyon ya da alerjik reaksiyon nedeniyle alt soluk yolunun aniden tıkanmasıdır (astım krizi, astım atağı)

     

     

    Status Astmatikus : Astım krizinin(atağının) diğer adıdır. Ataklar olmadığı zaman astımlı kişiler diğer insanlar kadar sağlıklıdırlar. Ancak kriz anında yukarıdaki bulgular ortaya çıkar ve hemen müdahale edilmesi gerekir

    ACİL BAKIM

    Amaç, öncelikle hipoksiyi önlemek ve bronkospazmı çözmek olmalıdır

    Başa Dön  

    GASTROİNTESTİNAL SİSTEM ACİLLERİ

     

    BULANTI VE KUSMA

     

    İSHAL

     

     

    DEHİDRATASYON

     

    Dehidratasyon, vücuttan su ve elektrolit kaybı olmasıdır.

     

    DEHİDRATASYON ÇEŞİTLERİ VE BULGULAR

    BELİRTİ VE BULGULAR

    HAFİF

    ORTA

    AĞIR

    SOLUNUM

    NORMAL

    ARTMIŞTIR

    TAŞİPNE

    NABIZ

    NORMAL

    ARTMIŞTIR

    TAŞİKARDİ

    KAN BASINCI

    NORMAL

    NORMAL

    HİPOTANSİF

    KGD (kapiller geri dolum)

    NORMAL

    2 -3 SANİYE

    2 SANİYEDEN UZUN

    BİLİNÇ DÜZEYİ

    UYANIK

    UYKUYA MEYİLLİ

    LETARJİK

    CİLT

    NORMAL

    KURU VE KÜLRENGİNDE

    KURU, SOĞUK

    BENEKLİ

    MUKOZALAR

    KURU

    ÇOK KURU

    Çok kurudur,

    Gözyaşı yoktur

     

    GENEL BELİRTİ VE BULGULAR

    ·        Gözlerde yaşın kuruması, gözlerin çukurlaşması

    ·        Deri ve ağız içi mukozası kurudur (bebeklerde karın, büyük çocuklarda el üzeri derisi iki parmak arasında tutulup bırakıldığında eski haline gelmesi uzun sürer)

    ·        Bebeklerde fontanel çöküktür (normalde saç derisi kemikle aynı hizadadır, dehidratasyonda deri içe doğru çöker)

    ·        Sık ve derin soluk alıp verir (hiperpne)

    ·        Nabız hızlı ve zayıftır (taşikardi)

    ·        Bulantı kusma

    ·        Yüksek ateş

    ·        Şok bulguları

     

    ACİL BAKIM

     

    ÇOCUKLARDA HİPOTANSİYONUN TANIMI :

    Sistolik Kan Basıncı 

    •    Yenidoğan (0-30 gün) : 60 veya altında

    •    Bebek (1 -12 ay) : 70 veya altında

    •    1 yaşın üzerinde : 70 + (2 + yaşı –yıl olarak-)

    ise hipotansiyon olarak kabul edilir.

     

    Bir yaşın altındaki bebeklerde kan basıncının ölçümü zor olduğundan, şok bulgularına göre hipotansiyon tanısı konur:

    •    Solunum ve kalp atım hızının artması

    •    Kapiller geri dolumun uzaması (2 saniyenin üzerinde olması)

    •    Soğuk, soluk cilt

    •    Periferik nabızların çok zor alınması ya da hiç alınamaması 

    •    Bilinç düzeyi gittikçe bozulur

    Başa Dön  

    NÖROLOJİK ACİLLER

     

    Çocuklarda nörolojik olgulara çok sık rastlanmaz. Nöbet geçirme, Reye’s Sendromu, Menenjit çocuklarda görülebilecek nörolojik sorunların başında gelmektedir.

     

    NÖBET (HAVALE) GEÇİRME

     

    ÇOCUKLARIN NÖBET GEÇİRMESİNE NEDEN OLAN SORUNLAR:

    •   Yüksek ateş

    •   Hipoksi

    •   Enfeksiyonlar

    •   Nedeni saptanamayan(idiopatik) Epilepsiler

    •   Elektrolit dengesizlikleri

    •   Kafa yaralanmaları

    •   Hipoglisemi

    •   Zehirli maddeye maruz kalma veya zehirli bir şey yeme

    •   İlaç zehirlenmeleri

    •   Tümör

    •   Merkezi sinir sistemi bozuklukları

     

    NÖBET GEÇİREN ÇOCUĞUN AİLESİNE SORULABİLECEK SORULAR :

    1. Daha önce havale geçirdi mi
    2. Havale geçirdiğinde yüksek ateşi olmuş muydu
    3. Şimdiki havalesini geçirirken  ateşi var mıydı
    4. Kaç kere havale geçirdi, en son ne zaman geçirdi
    5. Nasıl başladığını fark ettiniz mi
    6. Havale geçirmeden önce dalgınlık, korku, bağırma, hayal görme, kusma, bayılma gibi  belirtiler oldu mu
    7. Düştü mü; nereden düştü, düşerken başını bir yere (beton, halı, masa köşesi vs) çarptı mı
    8. Zehirli bir şey yemiş olabilir mi
    9. Şeker hastalığı var mı
    10. Düzenli kullandığı bir ilacı var mı (antikonvulsan, antibiyotik, antitüberkülotik, antihipertansif, kortizon, kemoterapötik, antihistaminik vs.)
    11. Çocuğun kronik bir hastalığı var mı
    12. Havale sırasında ağzından köpük geldi mi, idrar veya dışkı kaçırdı mı (inkontinans)
    13.  Havale öncesi dalgınlık(aura), bilinç kaybı, uykuya dalma olmuş mu
    14. Havale sonrasında (postiktal devre, iki saate kadar) uykuya dalmış mı
    15. Nefes alıp-vermesinde değişiklik olmuş mu, nasıl
    16. Çocuğun renginde herhangibir değişiklik olmuş mu

    Vakit kaybetmemek için bu sorular hastaneye giderken sorulabilir; ilk değerlendirme ve acil bakım sonrasında.

     

    FEBRİL NÖBET (HAVALE)

    (yüksek ateşe bağlı geçirilen nöbettir; ateş 39.2 ° C üzerindedir)

    •   Genellikle 6 ay – 6 yaş arasında sık görülür. Vücut ısısının birdenbire yükselmesiyle ortaya çıkar

    •   Aileler ateşin yükselmesini çoğunlukla soğuk algınlığının başlangıcı sanabilir

    •   Alanda ateşin nedeni araştırılmaz, hemen hastaneye nakledilir

     

    Status epileptikus : Nöbetin uzaması (20-30 dakika) ya da kendine gelmeden nöbetin arka arkaya çok kez tekrarlanmasıdır. Nedeni bilinmemekte, ancak çocuklarda sıklıkla oluşabilmektedir.

    Paramedik genellikle ateşe bağlı olarak oluşan nöbetlere çağrılmaktadır. 

     

    ACİL BAKIM

     

    STATUS EPİLEPTİCUSTA ACİL BAKIM

     

    MENENJİT

     

    MENENJİT : omuriliği ve beyni saran zarların (meningslerin), bakteri veya viruslarla oluşan iltihabıdır.

     

    Aseptik menenjit olarak adlandırılan viral enfeksiyon diğerine göre daha hafif seyreder ve bulaşıcı değildir

    Bakteryel menenjitin etkenleri Streptococcus pneumonia, Haemophilus influenza, Neisseria meningitides olabilir, bulaşıcıdır ve hemen tanınıp müdahale edilmezse ölümle sonuçlanabilir

    Eğer menenjit olduğundan şüphe ettiğiniz bir hasta taşıdıysanız hastanın tanısını takip ederek bakteryel ise doktorunuzla görüşerek koruyucu olarak antibiyotik tedavisine başlayın

    Menenjit çocuklarda erişkinlere göre daha yaygındır

     

    MENENJİTTE BELİRTİ VE BULGULAR :

    •   Bir veya birkaç gündür kulak ya da solunum yolu iltihabı nedeniyle yakınma

    •   Yüksek ateş

    •   Şiddetli baş ağrısı

    •   Bilinç düzeyinde gittikçe kötüleşme, kendinden geçme, kasılmalar

    •   Ense sertliği (hastanın boynu dümdüz ve serttir hasta başını öne doğru eğemez)

    •   Bebeklerde genellikle ense sertliği görülmez, fontanel yukarı doğru şişkinlik yapar

    •   Hasta iştahsız, halsiz, bitkin ileri dönemlerde ise letarjik görünümlüdür

     

    ACİL BAKIM :

    •   Soluk yolunun açıklığı sağlanarak ve yüksek yoğunlukta (% 80-90) oksijen verilerek en kısa zamanda hastaneye taşınır

    •  Alanda enfeksiyonun niteliği saptanamayacağı için bakım verirken kendinizi korumayı ihmal etmeyin

     Başa Dön

     

    ÇOCUKLUK ÇAĞI HASTALIKLARI

     

    HASTANE ÖNCESİ ACİL BAKIM VERENLERİN DİKKATİNE: Çocukluk çağı hastalıkları solunum yolundan ya da sekresyonlarıyla (tükürük, balgam, burun akıntısı, sümük gibi) damlacık yoluyla yayılırlar. Eğer, çocukluk çağı hastalıklarını geçirmişseniz, sizin için sorun yok demektir. Bu durumda sadece çapraz enfeksiyonu  önlemek için önlem almalısınız. Eğer geçirmediğiniz bir hastalık söz konusu ise, çocuğa veya kendinize maske takarak, hastalıktan korunun. Bulaşıcı hastalıklarda da bahsedildiği üzere, bayansanız  kızamıkçık, erkekseniz kabakulak hastalığını  geçirmediyseniz mutlaka aşı olunuz.

    KIZAMIK

    Belirtileri: İlk  3-4 gün nezle, öksürük, yüksek ateş, gözlerde sulanma, kızarıklık, ışığa duyarlılık vardır.

    4 üncü günden sonra, yüzde başlayan ve tüm vücuda yayılan kırmızı döküntüler görülür. Bunlar basmakla solar, kaşıntısızdır. Bir hafta sonra kahverengiye dönerek kaybolur, deri pul pul olarak dökülür.

    Kuluçka  süresi:  8 - 13 gündür, ortalama 10 gündür.

    Bulaşma: Hasta çocuğun öksürük, hapşırık ve solunumu ile kirlenen havayı, sağlam çocuğun soluması ile  bulaşır. Döküntüler başlamadan önceki ve sonraki bir hafta boyunca, hastalık bulaşır.

    Komplikasyonları: Kızamık sonucu ölüm oranı oldukça yüksektir. Bu oran, çocuğun beslenme durumuna, yaşına ve ishalli olup olmamasına bağlı olarak, değişiklik gösterir. Örnek: Ölüm  oranı, 1 yaşın altında % 15, kötü beslenme sonucunda % 20, ishalle birlikte görüldüğünde % 25 tir.

    Ölümler  kızamıktan olmayıp, komplikasyonlarından olmaktadır. En önemli  ölüm nedenleri zatürree (pnömoni, akciğer iltihabı), orta kulak iltihabı (otitis media), ishal, malnütrisyon(kötü beslenme), anensefalittir. En sık rastlanılan pnömonidir.

    Hastanın  yakın  çevresinin kontrolü: Hastalığın yayılmasını önlemek için, hasta çocuk ile teması olan çocuklar, temastan sonraki 72 saat içinde aşılanırlarsa korunmuş olurlar. Kızamık  BİLDİRİMİ  ZORUNLU  HASTALIKTIR.

    15 inci ayda aşılanma veya hastalığı geçirme ile ömür boyu bağışıklık kazanılır. Salgınlarda, 9 uncu ayda aşılama yapılmaktaysa da aşıyı 15 inci ayda tekrarlamak gerekir.

     

    KIZAMIKÇIK

    Belirtileri: Ateş, nezle, halsizlik ve makülopapüler döküntülerle seyreden, genellikle 10 yaşın altındaki çocuklarda görülen, hafif bir çocukluk çağı enfeksiyonudur.

    Döküntüler birinci  gün yüzde başlar, sonra gövde ve ekstremitelere yayılır. Açık kırmızı renkli  olup, birleşmezler. 4-5 gün sürer. Kızamıkçık erişkinde poliartralji  şeklinde görülür.

    Kuluçka  süresi:  17 - 25 gündür.

    Bulaşma: Damlacık yolu ile yayılır ve üst solunum yoluna  yerleşerek çoğalır. Genellikle ilkbaharda görülür.

    Korunma: Aşı ile mümkündür. Rutin aşılama yoktur. Risk altındaki erişkinlere tavsiye edilir. Çocuklarda, KKK (kabakulak, kızamık, kızamıkçık) üçlü aşı olarak 12 nci aydan sonra tercihen  15 inci ayda yapılır.

    Kızamıkçığa karşı bağışık olmayan bir kadın hamileliğinin 8 - 12 nci haftasında enfeksiyonu geçirirse, virüs plasenta yoluyla  fetüse  geçerek, kalıcı  malformasyona neden olur. O nedenle, sağlık hizmetinde çalışacak ve/veya  evlenmek üzere olan bağışık olmayan kadınların aşılanması önerilmektedir.

     

    KABAKULAK

    Belirtiler: Öncelikle, parotis bezleri tek veya çift taraflı tutulur. Şişlik ve ağrılı enfeksiyon görülür. Kabakulak virüsünün salgı bezlerine karşı affinitesi nedeniyle, enfeksiyon  özellikle parotis bezleri, pankreas ve testislerde görülür. Testislerde nekrotik odaklar oluşturur, nadiren de olsa steriliteye yol açar. Özellikle erişkin erkek kabakulak geçirdiğinde daha ağır seyreder ve sterilite olasılığı daha yüksektir.

    Kuluçka süresi:  16 - 20 gündür.

    Bulaşma: Damlacık yoluyla olur. Tükürük bezlerinin şişmesinden sonraki  9 gün  bulaşıcıdır. Kış aylarında epidemilere neden olur. Bir çok kişi enfeksiyonu asemptomatik olarak geçirir.

    Epidemi: Belirli bir bölgede, hızla  yayılarak, birçok kişinin aynı anda hastalanmasına sebep olma; hastalık salgını.

    Korunma: Aşı ile mümkündür. Rutin aşılama yoktur. KKK üçlü aşı olarak 15 aylık çocuğa uygulanır. Anneden geçen antikorlar çocuğu  9 uncu aya  kadar korur. Hastalığı geçirmemiş veya aşılanmamış yetişkin erkeklerin, sağlık hizmetinde çalışmaya başlamadan önce aşılanmaları önerilmektedir.

     

    BOĞMACA

    Belirtiler: İlk  1-2 hafta boyunca burun akıntısı, ateş, hapşırma, ısrarlı öksürük. İkinci haftadan sonra, 4  hafta  kadar devam eden öksürük nöbetleri başlar. Morarma olabilir. Öksürük sonrası ötücü bir ses duyulur. Arkasından kusma başlar. 4 - 8 hafta sonra öksürük azalır, belirtiler kaybolmaya başlar.

    Kuluçka  süresi: 6-12 gündür. Ortalama 7 gündür.

    Bulaşma:  Hastanın nefesindeki ve tükürüğündeki mikropların havaya yayılması ve bu havanın solunması ile bulaşır. Hastalık ilk iki haftada bulaşıcıdır.

    Komplikasyonları: Boğmacaya yakalanan çocuklarda, öksürük aylarca sürebilir. Kusmaya neden olduğu ve uykuyu engellediği için çocuklarda kötü beslenmeye ve gelişme geriliğine yol açabilir. Hastalık sırasında solunum yolu enfeksiyonları ve pnömoni gelişebilir. Mortalite % 3 tür, yarısını bir yaşın altındaki bebekler oluşturmaktadır. BİLDİRİMİ  ZORUNLU  HASTALIKTIR.

    Korunma: Aşı ile ömür boyu bağışıklık sağlanır. 2.- 3. - 4. ayın sonunda (veya 8.- 12. - 16. haftada) üç kez DBT(difteri, boğmaca, tetanos) karma aşısı yapılır. 16 -24 aylıkken (1. 5 yaşında) rapel(4. doz) yapılır.

     

    DİFTERİ

    Belirtiler: İlk üç günde halsizlik, ateş, hafif boğaz ağrısı olur. Üçüncü günden sonra hastalık ağırlaşır. Boyunda şişlik, bademcikler üzerinde grimsi  zarlar görülebilir.

    Kuluçka  süresi:  2-5 gündür.

    Bulaşma: Hasta ile doğrudan temasla bulaşır. Uygun tedavi başladığında 24 - 48 saat sonra bulaşıcılığı ortadan kalkarken, tedavi edilmeyen hastaların bulaştırıcılığı  4 haftadan uzun sürer.

    Komplikasyonları: Bademcikler üzerinde görülen pseudomembran( grimsi zar) bazen soluk yolunun tıkanmasına neden olur. Tedavi edilmeyen hastalarda, 2 hafta sonra kalp rahatsızlıkları  ve solunum felci meydana gelebilir.

    Korunma: Aşı ile korunulabilen  BİLDİRİMİ  ZORUNLU  HASTALIK tır. 8. - 12.- 16. haftada  3 kez DBT karma aşısı yapılır. 1. 5 yaşında yine DBT rapeli  ve İlkokul birinci sınıfta DT aşısı olarak tekrarlanır.

     

    SUÇİÇEĞİ

    Belirtiler: Yüksek ateş ve papüler döküntülerle başlar. Döküntüler gövdeden başlar, yüze ve boyna yayılır. Vezikül halindedir ve skar bırakmadan 7 - 10 günde kaybolur. Lezyonlar kaşıntılıdır; kaşındığında otoinokülasyonla (kendi kendini enfekte ederek) stafilokoksik enfeksiyon gelişir ve iz kalır. O  nedenle kaşınma engellenmelidir.

    Enfeksiyon geçtikten sonra, virüs latent(durgun) faza girer ve dorsal gangliona yerleşir  Çeşitli etkenlerle (AİDS, lösemi, kortikosteroid tedavisi, psikolojik stres vb) bağışıklık sistemi zayıfladığında aktif hale geçerek, ZONA  denilen deri lezyonuna neden olur. Zona, oldukça ağrılıdır  ve 10 - 20 gün içinde geçer. Topikal(bölgesel) tedavi uygulanır.

    Kuluçka  süresi:  14 - 20 gündür.

    Bulaşma: Damlacıkla yayılan, çok bulaşıcı, kışın epidemiler yapan çocukluk çağı enfeksiyonudur. Tekrarlayan enfeksiyonu ise Zona zosterdir.

    Suçiçeği geçiren çocuk, erişkinde Zona oluşturamaz; ancak, Zona geçiren kişi çocukta suçiçeğine neden olabilir.  

     

     Başa Dön

    HIRPALANMIŞ ÇOCUK (ÇOCUK SUİİSTİMALİ)

    Çocuğa çoğunlukla yakınları tarafından bedensel, ruhsal ve cinsel olarak zarar verilmesidir.

    Çağrıya gittiğinizde muayene ederken aşağıdaki bulgulara rastlarsanız, şüphelerinizi aileye hissettirmeden çocuğu hastaneye götürmeye ikna edin ve hastaneye gittiğinizde ilgili birimlere ve doktora şüphelerinizi bildirin

    Aileye herhangi bir tavır koymayın, kızmayın aksi takdirde reddedilirsiniz ve çocuk daha fazla zarar görebilir. Şüpheleriniz hastanede doğrulanana kadar herhangi bir ithamdan ya da davranıştan kaçının 

     

    BELİRTİ VE BULGULAR :

    • Vücutta eski veya yeni her türlü morarma ve çürükler

    • Vücuttaki izlerin bir cismin şeklinde olması

    • O yaş grubundaki çocukta olmayacak yaralanmalar

    • Kafasında yolunmuş saçlar (bazı hastalıklarda pelad denilen saç dökülmeleri olabilir, bununla karıştırmayın)

    • Ayaklarda ve kaba etlerde yanıklar

    • Yüzde, boyunda, göğüste, sırtta çürükler

    • Eskiden oluşmuş kırık izleri

    • Vücutta sigara yanıkları vs

    Bu bulgular ve ailenin yakınma ile ilgili anlattığı tutarsız bilgiler size fikir verebilir. Kesinlikle aileye şüphelerinizi belirtmeden hastaneye götürmeye ikna edin

    Hastaneye gitmek istemezlerse durumu merkeze bildirin

     

     

    Başa Dön

    Geri Dön

     

     

    KAYNAKLAR:

    · Bledsoe, B.E., Porter, R.S., Shade, B.R., Brady Paramedic Emergency Care, 2 nd Ed.,Prentice Hall,U.S.A.,1994

    · http://www.spartanburgems.com/Protocol_02/croup.pdf

    ·  Amerikan Ortopedik Cerrahlar Akademisi; Hasta ve Yaralıların Acil Bakımı ve Nakledilmesi 4.Baskı; Nassetti, 1991

    · Paramedik (Ambulans ve Acil Bakım Teknikerleri için), DEÜ-SHMYO Yayını, DEÜ Rektörlük Matbaası, İzmir, 2000. Yayın Kod: 09.7777.2800.000/DK. 99.006.213

    · Sanders, Mick J., Mosby’s Paramedic Textbook, 2nd Ed. 2000. ISBN: 0-323-00652-3.

    · Prof. Dr. Necla Çevik, DEÜ-SHMYO, AABT Programı,1993-1994 dönemi Pediatrik Ders Notları.